lost

bir dönem izlemeyenin adeta sopa yediği amerikan dizisi.herşey iyidi güzeldi ama sonunu ben yazsam daha güzel bitirirdim.yanarım yanarım yeni bölümü çıkınca izlemek için koşarak internet cafelere gittiğim günlere yanarım.
matthew fox gibi karizmatik bir şahsiyeti hayatımıza dahil ederek ıssız ada projesinde yanımızda götüreceğimiz ilk ağır topu belirleyen dizi.
lost çok bozdu çok... öyle böyle değil. önünü alamadık.
bu dizide figüran diyip dikkate almadıklarınız, hatta aklınızda bile yer etmeyen kişiler daha sonraki bölüm ve sezonlarda enteresan karakterlerle karşımıza çıkmışlardır
yazarların ve yapımcıların iyi bir fikirle yola çıkıp, bölümler ilerledikçe sıçtıkları hatta sıvadıkları dizi. 6 yıl emek veren seyircilere nanik yaptılar. sayısız soru cevapsız kaldı. hiç sevmem böyle seyirciye bırakma işini. 6 sene bilmem kaç bölüm takip et. ee sonra , parmağı ye git. lost lost oldu.
onca harcadığım zamana yazık demeyeceğim, ilk 4 sezon izlerken müthiş keyif aldım. son iki sezon keşke olmasaydı ve dizinin tamamını iyi ansaydık.
lost: the history ile adaya geri dönme söylentisi bünyede aşırı heyecan yaratmış efsane dizi.
jorge garcia olmasaydı bir bölüm bile izlemeyeceğim diziydi.

(bkz: jorge garcia)
başı sonu aynı kalitede devam etmeyen dizidir. ama bir dönem milyonları peşinden sürüklediği düşünülürse genel anlamda iyi bir işti denebilir.
hayatımın 5 yılını mahveden lanetli ve çok basit bir bitişe sahip dizidir. *
an itibari ile coldplay'i anımsatan başlık
ilk sezonlarıyla aklımızı başımızdan alan, ilerledikçe boka saran, son sezonuyla iyice sıçıp sıvayan dizi. o kadar sıçıttırık bir finali vardı ki hatırlamıyorum bile ne olmuştu. senaristler de bokunu çıkardıklarının farkına vardılar da toparlayamadılar bir süre sonra.
dün gece rüyamda gördüğüm, yine yeni yeni baştan izleyip özlem gidermek gerektiğini düşündüğüm 6 sezon süren, 2008 yılında amerikadaki yazar-senarist arkadaşlarımızın grev yapması sonucu bana yürek hoplataraktan geçirttiği yazdan sonra bir çok dizi gibi yayın hayatına geri dönendir.

spoliler

kırmızı giyenin öldüğü dizi diye de bilinir. ölecek olan karaktere kırmızı giydiriyorlardı.