pazar kahvaltısı

yatağa taşınırsa pazar gününün tembelliğine daha çok yakışacak kahvaltı.

(bkz: yatakta kahvaltı)
(bkz: pineklemek)
tüm ailenin bir arada olduğu tek gün olmasından kaynaklı, keyifli kahvaltı.
emperyalist iş hayatının değerli kıldığı kahvaltı. sadece pazar sabahına hapsedilmiş mutluluk. kahvaltıdan kalkınca yarın iş var amına koyayım nidaları. düzenini sikeyim.
pazar kahvaltısı benim için yumurtalı patates demektir ve hep de öyle kalacaktır.
kalabalık bir arkadaş, , dost ve ya eşcinsel grubu ile yapılan büyük kahvaltının ve aç kalmanın keyfi gibi yoktur. işte bu o kahvaltıların en ses getireni ve seslisidir. *
yalnızların yazın gelmesiyle balkonda gerçekleştirerek kalabalıklaşmalarını sağlayan, açık hava bahanesiyle yedikçe yenilen kahvaltıdır.
annenın yaptığı yumurtalı ekmek kokusuyla uyandıran seremonisi ayrı bir tad katar bu sofraya, hele bir de kahvaltıdan sonra anne ile karşılıklı sigara içmek ise paha biçilemez. of bak yakasım geldi şimdi.
an itibariyle balkonda fonda orhan gencebay ile bir ömür ile yaptığım kahvaltıdır. bir de üşengeçliğimden kıytırık bir omletle geçiştirmeyeydim iyiydi.
sıradan bir kahvaltı değildir.öyleki menüde sadece tost bile olsa diğerlerinden farklıdır.gününden heralde.
ailenizden ayrı olduğunuzda en çok özlenilen şeydir.
aileyle yapılanı on numaradır. hele çocukları da artık birer yetişkin olmuş ve işler güçler nedeniyle aynı anda tüm fertleriyle bir arada bulunma süreleri kısalmış ailelerin pazar kahvaltıları altın değerindedir. herkeste bir "kadro tamam" mutlululuğu, bir de menemen.

aslında yakın arkadaşlarla da yapılanı da mükemmeldir hatta tüm gün sürdüğü olur. çaylarla birlikte sohbet de tazelenir. masadan kalkmadığınız için ufak ufak yemeye de devam edersiniz. akşam yemeğine yer kalmaz, günün olayı ve etkinliği pazar kahvaltısı olur. ne de güzel olur.
yalnızken hiçbir alamı olmayan, tat vermeyen öğün.
ailemle yaptığım en güzel aktivite. üzerine de bardaklarca çay..