şehirlerarası aşk

ilk başlarda baş edilebilir gibi görünse de zaman geçtikçe sevgiliyle paylaşılamayan her anın çekilmez bir hal almasına neden olur. sevgilinin yokluğu, yalnız başına izlenen bir filmde, ortak sevdiğiniz bir şarkı hiç ummadığınız bir anda kulağınıza çalındığında, yolda yürürken ilginç bir şey gördüğünüzde, izlediğiniz bir dizinin komik bir sahnesinde, arkadaşlarla yenilen bir yemekte bir şeylere kadeh kaldırdığınızda ya da tek başına yapılan herhangi bir şeyde her seferinde biraz daha fazla batar ve her seferinde biraz daha fazla özlemeye neden olur. hafta sonları dönüşümlü olarak gerçekleştirilen gidip gelmeler, sıkça yapılan telefon ve skype görüşmeleri de hiç bir zaman "tam" olma hissi vermez. eğer şartlar müsaitse taraflardan biri diğerinin yanına taşınarak bu sorun çözülebilir ama bu da oldukça fedakarlık isteyen bir iştir. işin doğrusu kaç kişi böyle bir fedakârlığı hak etmektedir? diğer yandan hep aşık olunacak kişilerin farklı şehirlerde olması da ayrı bir ironi ve ayrı bir başlık konusudur.

(bkz: aşık olunan kişinin uzakta olması)
ingilizce ismiyle long distance relationship. birçok açmazı olmasına rağmen iki yıldır böyle bir ilişki yürüten birisi olarak bu açmazların hepsinin zamanla aşılabileceğini düşünüyorum. uzun mesafede ilişki yürütülebilir ancak bu mesafelerin bir süre sonra biteceği kesinse. yani askerde, üniversitede vs. ise bu durum sona erene kadar belirli bir süre beklenir. ama iki taraf da başka şehirlerde artık yerleşmiş ve tekrar başka bir yere gitmeyecek kadar inatçılarsa konuyla ilgili yapılacak çok fazla şey yoktur. yanında olmayıp, görmeyince duyduğun herşeyden daha fazla etkilenip, herkesin söylediğine kanma riskin de fazladır.
şehirler birbirinden ne kadar uzakta olursa olsun yinede yürütülmesi olası ilişkidir. sonuçta ülke içinde saat farkı söz konusu değil, ulaşım çok aşırı pahalı değil, telefon görüşmeleri de keza. iki insan birbirini sevip görüşmek istedikten sonra zaman yaratıp sevgilisinin yanına gitmek yapılabilir geliyor bana. tabiki aynı şehirde olmak en güzeli ama aradaki mesafe özlemi arttırır o da ilişkideki tutkuyu,aşkı uyanık tutar. bir de şöyle başa bela bir şey var ki şehirlerarası aşk yanında solda sıfır kalır (bkz: uluslararası aşk)
gonul isterki surekli onunla uyumak ama suan ki sartlar boyle. cok seversin cok ozlerin ama yapacak bir seyin yoktur. onun seni ozledigini bilmek hafifletir ancak bu durumu.

ozledim amk konu bu simdi :(
hayatı paylaşmak varken anlarla ve anılarla yetinebilmektir.olgunlaştırır.
arkadaş biz aynı şehirde aşık olduğumuz adamla yan yana gelemiyoruz. bunlar kalkmış apayrı şehirlerden aşk yaşamaya çalışıyorlar. olum derdiniz ne la. mazoşist misiniz? yoksa sadist misiniz? her ikisindenseniz alırım bir dal. muah muah can hatice.
aldatılmış bir erkek olarak böyle bir korkunuz varsa sizin açınızdan çok zor bir süreçtir. bir de 4 ay sonra benim başıma gelecek ülkelerarası aşk durumu olacak ki o nasıl olacak hep beraber izleyip göreceğiz.
zorluğu aslında ilişkiden ne beklediğinize, ilişkide nelerin sizin için tatmin edici olduğuna, görüşme sıklığınıza göre vs. değişkenlik gösterir. çok yapılmayacak bir şey değil, tatmin edici olamaz, bir şeyler illa eksik kalır diye bir şey de yok. hele ki eşcinseller arasında aşk/ilişki zaten zor kurulan bir şeyken, ilişkimiz evli hetero çiftlerin ilişkisine benzemiyor diye üzülmenin de bir anlamı yok bence.

tabii şehirlerin birbirine görece kolay ulaşımı olması iyi olur. gerçi aralarında 600km olan bir şehirlerarası ilişkim olmuştu ama cuma akşamı otobüse binip gece vakti sevgilinize ulaşabiliyorsunuz. sevgili kişisi de bi zahmet sizi otogardan karşılaşın arabasıyla.

fakirken eşcinsel ilişki yürütmek çok daha zor, işin o yanı da yine bu örnekte ortaya çıkıyor.

bir de bu pandemi döneminde bu tip şehirlerarası ilişki yürütenler biraz daha fazla yalnızlık çekmek durumunda kaldılar, kalmaya da devam ediyorlar.
bazen şehir içi aşktan daha kolay olabilir.
pendik'de oturduğum dönemde gebze'de yaşayan biriyle ilişkim vardı. beylikdüzü olsa o ilişki yürümezdi mesela.