the hunger games

güzeldir efendim iyi bir seridir, sonunda suzanne hanım bni şaşırtmıştir. aşk üçgenine farklı bi bakış açısı getirip psikolojik bir son vermiştir.
şurada burada açlık oyunları serisine bok atan insanlar için "bu da edemezse acaba bu insanları ne tatmin eder" diye düşündüm. belki benim entellektüel zekam biraz düşük olduğundandır bilmiyorum ama açlık oyunları serisi benim okuduğum en güzel kitap serisiydi. sadece 3. kitap beni biraz hayal kırıklığına uğratmıştı ama her şeye rağmen o da iyiydi.

filminin çıkmasını daha filmlerinin çekileceği haberleri çıkmadan bile önce bekliyordum. başarılı kitapların filmleri genellikle büyük bir hayal kırıklığı oluyor ve filmler sadece kitabı daha önce okumuş izleyiciler tarafından beğeniliyor. benim için bu kuralı bozan sadece harry potter serisi olmuştu. filmdeki karakterlerden dekoruna kadar her şey kafamda canlandırdığım dünyadaki gibiydi. ama açlık oyunlarının fragmanını izledikten sonra yine büyük bir hayal kırıklığı yaşayacağıma inandım. benim kafamdaki katniss daha sıcak ve sempatikti, peeta daha yakışıklıydı ve gale daha az mükemmeldi biraz da apaçiydi hatta. filmin dekorları ve makyajı da oldukça yapay duruyor. fragman bile kesmedi beni, youtubetaki fan yapımı çakma fragmanlar bile çok daha çarpıcı. bir de niyeyse ben kitaptaki sezar karakterinin hep mehmet ali erbil tarafından canlandırılacağını hayal ettim niyeyse.
ilk kitap oldukça iyiydi. iç acıtıcı heyecanlı keyifli yaratıcı. ikinci kitap idare ederdi, aslında üçlemelerin klasik derdi vardı. ikinciler üçüncü olsun da tüm meseleler sonda bağlansın diyedir. ama son kitap tamamen başarısızdı.
izlenmesi gereken filmler listesinde benim için şuan 1. sırada, imbd listesine hayli yüksek bir puanla giriş yapmıştır ki bu da her filme nasıp olmaz.
sözlüğe üye olup yazarlığa terfi etmem durumunda bir yazar tarafından birlikte gitme sözü verilen film..
dün 00.30 da forum istanbul da izlediğim film. güzel bi film olmuş, pek değişik yapılmadan uyarlanmış, ancak kız azcik uyuntuluk olayını abartmış . gene de katniss the girl on fire ,güzel sayılır. peeta kendine daha güvenen bi tip olmalı idi sanki yine de güzel teşekkürler bizle buluşturanlara.
aslında bir kitap ismi ve serinin ilk kitabı. ama içinde bulunduğumuz yıl filmi vizyona girdi. bir fedakarlık, alçaklık, ezilme hikayesi... survivor tarzı bir yarışma yapılıyor. ama eğlenceli bir yarışma değil. bir kişi birinci olabilir ve birinci olabilmesi için tüm rakiplerini öldürmelidir. x-men first class'ta mystique rolüyle izlediğimiz jennifer lawrence ve journey to the center of the earth 'ta ki küçük çocuk -adını hatırlayamadım,büyümüş tabi- baş rollerinde filmin.

3 kitaptan oluşan bir seri olduğu için diğer kitaplarıda filmlendirilecek tabiki ama kesin bir tarih yok. jennifer lawrence x-men first class'ın devamında oynayacağı için şu anda bu filmi çekemiyor. ne zamanki x-men'de çekimi bitecek o zaman hunger games'in çekimlerine başlanacak. heyecanla bekliyorum.


edit medit: bu entryde bir yanlışlık olabilir. 2. filmi olan catching fire çekimlerine başlanmış. yani x-men çekimleri ya bitti yada catching fire'dan sonra başlayacak. öyle bişi işte. *
öncelikle efendim, vizyona girdiği gün, yabancı sevgili hatırına, izlenebilir tek alternatif ingilizce film diye girdiğim filmdir. bundan iki hafta önce bir kitapevinde kitap serişinin afişini görüp yeni nesil twilight diye yakıştırıp kenarlaştırmıştım.

gelelim filme. şu anda taptım diyebilirim. yerime otururken kafamdan geçenle gördüğüm arasında en ufak bir benzerlik yoktu. iddialı bir şöylem olacaktır muhtemelen , ama, tarafımca yeni nesil star wars ilan ettim. kesinlikle kült olacaktır. olmazsa da ben her zaman kült olarak bakacağım. onyargi ne kadar kaybettiriciymiş, bunu anladım.

-yazının bundan sonrası spoiler içerebilen kısımlara sahip olabilir-

ilk başlarda, filme ısınamamışken, olay bana gerard butlerin gamerini anımsattı. ama haraçların arabalarında salona girdikleri anda tüylerim ürperdi ve en arkadan katnissi alevler içinde gördüğüm an ayağa kalkasım geldi. bir anda bende çığlıklar atıp, alkış tutma hissi yarattı. ilk sahnelerde katniss`in gıdısına takılmışken, sonradan çok güzel ve çok cool bir kız olduğunu düşündürttü. girişin çok uzatıldığını düşünürken bir anda aslında girişi daha uzun tutabilirlermiş dedim. filmin dönüm noktası `district 12`in salona alevler içinde girişi. o anda film beni yakaladı.

-yazının bundan sonrası spoiler icirebilen kısımlara sahip değildir-


kitabı hakkında hiçbir fikrim yokken filmine girdiğim ve şu an taptığım seri. serinin üç kitabını da 3 gecede okudum. yeni nesil twilight diye ezmişken, o twilight fanlarından farkım yok şu anda.

şiddetle tavsiye edile.
uyarlandığı kitabı okumadığım, kısa ömrümden dolayı da okumaya fırsat bulamayacağımdan emin olduğum* sinema filmi. beklentisiz gittiğim için benim beğendiğim ama çok beklentisi olanların pek de beğenmediğini duyduğum film. sinemada izlenirse daha keyifli olacak filmler arasındadır.
sinemadan çıktığımda uzun zamandır bu kadar beğendiğim bir film izlemediğimi düşündürtmüş filmdir. bunda kitabını okumamış olmamın bir etkisi olabilir tabi. jennifer lawrence ın etkisi de olabilir.
erken biten bir ütopya romanı. aslında bazı ergen kitapları gibi uzatmanın alemi yok, kısa sürdü ve bitti. büyük de etki yaptı.

ama filmi o kadar iyiydi diyemeyeceğim. bir sürü eksik, olması gereken sahneler yoktu. *

(bkz: açlık sancıları)
popüler olmadan raflarda gördüğüm ve burun kıvırıp satın almaya tenezzül etmediğim roman serisi. kitap deliler gibi okunmaya başlayınca çaktırmadan kitaplığımın arasına iliştiriverdim.
güzel film. ikincisi heyecanla bekliyoruz.
suzanne collins'in yeraltı günlükleri serisinden sonra yazılmış fakat bu seriden önce tercüme edilmiş açlık oyunları , ateşi yakalamak ve alaycıkuş adlarında, konu bütünlüğü olan, bilimkurgu öğeleri de barındıran distopik ve fantastik kitap üçlemesi.
kitapları harika olan ama filmi beş para etmeyen bir seri.

aslında kitapta ön planla olan şey oyunlardan çok "yemekler" idi. farklı farklı yemeklerin tanıtımı yapılıyordu oldukça. serinin diğer 2 kitabında bu yemek tasfirleri oldukça azalmıştım o yüzden aksiyona, heyecana yer kalmıştır oldukça...

filme döner isek, o yönetmeni çok aramışlar mı diye sorabiliyor insan.* sanki eliyle tutmuş kamerayı ve çekmiş. sürekli sallanan, titreyen bir görüntü hakim, hatta bazen saçma saçma yerleri gösterebiliyor da... ayrıca kitabı okumayanın filmden anlamayacağı çok sahne ve olay var. yani filme katılması gereken çok fazla şey vardı. * spoiler içerebilir az çok.

+cinna ile ne zaman samimileştiler?
+peeta'in yanında dolaşan turuncu kadın kim?
+ölenler nereye gidiyor?
+evdeki hizmetçiler neden robot gibi, neden konuşmuyorlar?
+katniss'in babası nerede? *
+gale neden o kadar çok yazıldı seçimlere?
+mıntıkaların özellikleri?... gibi gibi uzar gider bu liste, sanırım diğer filmlere saklıyorlar bu soruların cevaplarını. ya da filmi izleyen herkes gidip kitabını alabilir diye de düşünülmüş olabilir.
seviyorum bu filmi. olimpiyatlara, reality showlara hatta oscar ödülleri ne kadar medyanın çanak tuttuğu birçok gereksiz olaya göndermeler yapıyor.televizyonun yapay dünyasını, televizyoncuların reytıng için yapamayakları şey olmadığını vurguluyor. bir yanda açın, yoksulun çaresizliğini diğer yanda zenginin kendini şaşırıp ne yapacağını neye ilgi duyacağını bilememesini vurguluyor. bir de favori şarkıcılarımdan lenny kravitz i barındırıyor ki nasıl güzel onu sinema ekranında görmek.
bir de filmde teknolojinin o kadar gelişmesine rağmen kadınların kaşları hala cımbızla alınıyor, bacaklarına ağda yapılıyor. teknoloji hala çare bulamamış istenmeyen tüylere ya pes.
çok bayıldığım kitap serisidir. ilk tanışmam sinemada fragmanını görmemle oldu. biraz araştırdıktan sonra hemen kitaplarını alıp okumaya başladım. benim için harry potter, yüzüklerin efendisi, percy jackson ve olimposlular ve narnia günlükleri kadar değerli bir seri haline geldi. 2. kitabı ateşi yakalamak'ta bir o kadar güzeldi 3. kitabı alaycı kuş hüsrana uğradım hiç beklemediğim seyler oldu diyebilirim.filmide iyiydi falan ama senaryo yetersiz geldi bana. karakterleri oynayan oyuncuları daha önceden görmem daha iyi oldu. kitabı okurken onları tam olarak canlandıra biliyordum. yönetmen biraz filmin içine sıçmış gibi geldi bana ama yinede çok iyiydi. devamı spoiler


katniss ve peeta'nın alevli elbiselerinin daha iyi olmasını beklerdim. katniss'in saçlarını hiç beğenmedim zaten. cato'nun threshi öldürdüğü sahneyi görebilmek isterdim ama filmde köpekler öldürüyordu. bide o köpekler neydi öyle. haraçlara benzemiyormuydu onlar. çok büyük hayal kırıklığına uğramıştım. birde 4.mıntıka haraçları kariyer haracı değilmiydi? yönetmenin bundan haberi yokmuydu? çocuk tık diye gidiverdi. 2. kitapta finnick karekteri 4.mıntıkadan kariyer haracı mesela onu düşünmemiş mi. kamera çekimleri neden öyle olmuş özellikle geri sayım bittiğinde, bir sürü haracın öldüğünde kamera yönünü şaştı. ne güzel haraçların dövüşünü izleyecektik oysaki
"açlık oyunları 2" çok yakında geliyor. sabırla bekliyorum:
221dd
kitaplarda betimlenen peeta = beyaz atlı irkikim
  • /
  • 2