ubuntu

kadim bir afrika dili sözcüğü olan ubuntu, diğerleri için insanlık* anlamına gelmekte. bu ana düşünceden yola çıkan mark shuttleworth, bir grup linux yazılımcısını toplayıp kullanması kolay, ücretsiz, debian tabanlı bir işletim sistemi oluşturmaya çalışmış. 2004 yılından beri sürdürülen projenin şu anki sürümü "ubuntu 12.04.1 lts" adını taşıyor ve microsofta inat halen ücretsiz.

http://www.ubuntu.com/

işletim sistemini bilgisayarınıza kurmadan deneyebilir, bilgisayarınızdaki ana işletim sistemiyle birlikte alternatif olarak kullanabilir veya komple buna geçebilirsiniz. türkçe dil desteği tabii ki mevcut.
açık kaynak kod yazılımla yapılmış olup, geliştirilmesi devam eden bir işletim sistemidir.linux tabanlı bir sistemdir.

(bkz: linux)
tapılası işletim sistemi.
yıllardır kullandığım ve uğruna adam dövebileceğim tartışmasız süper işletim sistemidir. multitouch sürücüsünü her bilgisayarda desteklememesi dışında bir kusurunu keşfedebilmiş değilim. ve not olarak sonu .04'le biten sürümleri .10'la bitenlerden daha stabildir.

şubatın sonunda yayınlanacağı düşünülen 13.04 sürümü de ubuntu sürümlerinin ilahesi olacakmış diye söylenmektedir. heyecanla beklenmekteyim.
“afrika’da çalışan bir antropolog bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir, ağacın altına koyduğu meyvelere ilk ulaşanın ödülü o meyveleri yemek olacaktır.
onlara, “haydi, şimdi başla! birinci olan alacak!” o an bütün çocuklar elele tutuşur, koşarlar ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.
antropolog neden böyle yaptıklarını sorduğunda şu cevabı verirler;
“biz “ubuntu” yaptık: yarışsa idik, yarışı kazanan bir kişi olacaktı. nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir?
oysa biz ubuntu yaparak hepimiz yedik.” ubuntu’nun anlamını açıklarlar onların dilinde:

ubuntu: “ben, biz olduğumuz zaman 'ben’im”
connanical firmasının tablet, telefon, televizyon gibi farklı platformları kapsayacak şekilde bir büyüme politikası benimsemesi nedeniyle genel bir tekdüzeliğe kayan işletim sistemi.

son kullanıcıyı her platformda aynı arayüz ile karşılama ve kolay senkronize imkanı verme fikrini doğru bulmakla birlikte bu politikanın eski kullanıcıları masaüstünde farklı arayışlara yönelttiği de bir gerçek. unity arayüzüne ilk geçişte gösterilen sert tepkilere katılmayıp bir alışma sürecine ihtiyaç duyulduğunu savunmuştum ama tüm ısrarlı çabalarıma rağmen günün sonunda ben de alternatiflere doğru yelken açmış bulunmaktayım. ondan sonra vay efendim neden xfce kullanıyorsun...