sokakta gördüğüm yaralı, açlıktan bayılmış veya tek başına beslenemeyecek kadar küçük olan kedileri alıp sağlıklı, yaşımını idame ettirebilecek dereceye getirip sahiplendiriyorum. kendi evim olmadan daha fazlasını yapabileceğimi sanmıyorum ama tecrübe oluyor.
ingilizce dersinde okuma yapılırken kendini kaptıran octoberer'in yaptığı ve tüm sınıfın yarıldığı durumdur.
orj: cavidan kent go tu dı sinema.
okunan: kevidın kent go tu dı sinema.
ayrıca daha mini mini bir çocukken bülent diye kadın ismi olabileceğini düşünmediğimden (bkz: bülenter soy) ah bülenter abla ah.
büyük lokma yiyip, büyük konuşmaması gereken geydir. kimin ne zaman kimi seveceği belli olmuyor sonuçta. feminenlerden hoşlanmıyorum diye kendini kısıtlamasa daha mutlu bir insan olabilir aslında.
son 3 ay öncesine kadar yaklaşık 8 aylık bir süreç için de facto olarak, son 3 ay ise resmi olarak gerçekleştirdiğimiz eylem. kolay değildir. ama zor da değildir. tamamen kişilere bağlı olmakla birlikte partnerlerin ayrı bireyler olduğu unutulmadığı ve buna bağlı olarak kişisel alan ''çok fazla'' ihlal edilmediği sürece (her ne kadar kısıtlanmıyor desek de evini, yatağını, düşüncelerini, hislerini ve vucudunu paylaştığın insan sonuçta) gayet de güzel giden şeydir. otogarlarda, dolmuşlarda, sinemalarda, kafelerde geçirilen onlarca saatten sonra aynı evi paylaşıp, birbirini görmek için hiçbir çabaya gerek kalmadan olan bütün gücünü partnerine yansıtabileceğin bir ortam oluşturmaktadır ve karşındaki insanı çok daha iyi tanımana vesile olur. fakat en çok dikkat edilmesi gereken unsur bana göre; ayrı zevkleriniz sadece kendinize ayırdığınız vakitlerinizin olması, olabilmesi. ayrı ayrı arkadaşlarınızla görüşebilmeniz veya kendi başınıza vakit geçirebilmeniz. çünkü bir süre sonra buna ihtiyacınız oluyor. kendinizi birbirinize kapatmayın. birbirinizi tüketmeyin, insan asalak bir yaratık olmaya çok müsait. sadece seviyorsunuz diye sömürülmeyin ve karşınızdakini sömürmeyin maddi ve manevi olarak. ha bir de son olarak sevgiliniz sizinle yaşamasın, siz sevgilinizle birlikte yaşayın.
henüz eve döneli iki gün oldu, iki gündür salondaki kanepede yatıyorum. bu gece dayanamayıp anne artık odana gider misin yalnız kalmak istiyorum dedim. gözlerime bakıp daha çok yalnız kalacaksın dedi. bu güne kadar hiçbir şey bu kadar canımı yakmamıştı.
hayat arkadaşımı ailemle tanıştırıp, modern familydeki gibi bir aile ortamına sahip olmak. gerçekten mütevazi olduğunu düşündüğüm bi hayal fakat düşününce beni gerçekten aşırı derecede mutlu ediyor.
yaş:56
konu: politikadan ekonomiye, ailevi meselelerden romantik ilişki sayilabilecek her türlü duruma kadar geniş bir alan.
karakter: natüralist fakat durumun vahametine göre optimist de olabilir, bilemedim.
yer: başta ankara ve manisa olmak üzere teknolojinin kolunun uzandığı her yer.
büyük lokma yiyip, büyük konuşmaması gereken geydir. kimin ne zaman kimi seveceği belli olmuyor sonuçta. feminenlerden hoşlanmıyorum diye kendini kısıtlamasa daha mutlu bir insan olabilir aslında.
homofobi ve önyargıyla ilgili başlık açarken bile homofobik olunabileceğini bir kez daha gösteren başlık. iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır. top damgası nedir allah aşkına? damga nedir? napiyoruz biz burada. top diyen insanları elestirirken bunları demek hangi aklın ürünüdür. igrencsiniz ibneler.