yere çöp atmak

sadece yayalara mahsus olmayan, seyir halindeki araçtaki yolcular tarafından da yapılan versiyonları bulunan sabırsızlık, sorumsuzluk ve bilinçsizlik örneği. yapan için klasik çöp atma hareketinden farkı; çöpün aracın aksi istikametinde yolculuğu sonucu vicdanı rahatlatmaktır; geride bırakmanın huzuru. sonuçta çevre kirleniyor ama kendi kullanmadığı bölgesi oluyor burası. ben çekirdek çitleterek kordon boyunda gezerken kabuklarını yere atanlara benzetiyorum bu güruhu. tıpkı ekmek kırıntılarıyla evin yolunu bulmayı hedefleyen masal kahramanı gibi yolu şaşırırsa kolayca bulabilecekler. tabii ki hayatta bıraktığı bu anlamsız izleri takip ederken dünyayı nasıl kirlettiğini görebilecek cesareti varsa. hayatta daha kalıcı izler bırakmak gerekir denir, tabi bir yandan zarar verip, silinmesi yıllar süren türünden değil.

(bkz: yere tükürmek)
çevrenin amına koyma girişimlerinden.
bir üst versiyonu aptmandan aşağı çöp atmaktır. istanbul'un eski semtlerinde oturanlar bu duruma ziyadesiyle alışıktır. nasıl olsa akşam çöp toplanıyor kafasındaki vatandaşlarımız, poşetlerini pencereden aşağı sallandırıverir. tiksindirici bu davranışa çemkirsenizde nafiledir. atanların çoğu yaşlıdır. yakalandıklarında da evladım ben aşağı inemiyorum diyip sempati yapmaya çalışırlar. aynı kişilerin ben köpeğimi gezdirirken 10 kaplan gücüyle aşağı inip bu köpeği burda gezdirme diye benimle kavga etmişliği de vardır. ülke ülke değil medrano sirki...
cidden eğitimle* ilgisi oldugunu düşündüğüm hareket.
çöpe atılması gereken insan modelidir.
eylem olarak çöp atarız, konusurken ayıplarız. daha duyarlı olalım. özellikle de çevreyı temiz tut, doğayı koru, ayıları sev ve öp..