anne

bugün istanbula gelerek sürpriz yapmaya çalışmış ama başaramamış tanrıçam,kedi canını senin.
özlemim, hasretim. sevgi kucağım, rüyalarım.
susadığım ''su'', burnumun aradığı ''koku''.
ellerimin aradığı, gözümün bulamadığı.
o benim kalbimde, o benim beynimde.
aklıma geldiğinde hem göz yaşım hem gülümsemem.
ellerimle uğurladığım, dönüşünü beklemediğim...



annem annem
sen üzülme
sözlerin hep yüreğimde
annem annem
gel üzülme
ben hala senin
dizlerinde
uzayan sohbet gecelerinde
rolleri unutup dost oluruz
bizi bağlayan bu kan değil yalnız
annem biz birbirimize kalanız
ben kararlı uçarken yolumda
sen çatık kaşlarının altında
her yeni güne sevgiyle başlarsın
annem sen benim yanıma kalansın
en çok özlediğim; her ayrılıktan, her acıdan, her üzüntüden sonra 5 dakika kucağına yatsam diye dünyaları verebileceğim kişi.
"anne denen varlık böyle mi oluyormuş" dedim okurken kendi kendime.
benim için ise " suçluluk + inkar + duygusal zorbalık = anne " dir. * *
bu kadından ben nasıl çıkmışım dediğim kadındır. naiftir, aza tamah eder, umut doludur, mücadelecidir, bencil değildir. tek kızı olan beni kaybetmemek için sarar sarmalar, destekler, anlamaya çalışır.
gel de tarifle.netice de kendi annemden yola çıkarak olacak..her sarılmamdan önce "kurbağğn olduğummm!" şeklinde çığırdığım can kişi.yine de sağlıklı bir tanım olmadı,öyle ise:

çocuğu olan kadın kişi,ana,valide*
hayatımı kardeşin ve sana adadım diyecek kadar, fedakar ve dürüst
kardeşine köfte yapmıştım sana da yaptım diyecek kadar, düşünceli
yılbaşı hediyesi kırmızı boxer * * alacak kadar, muzip ve komik
kapı ağzında sana ilk tokadını attıktan hemen sonra acıdı mı diyecek kadar, merhametli
porter seninkisi gibi çerçevesiz gözlük istiyorum diyecek kadar ve bir melek kadar, saf
işteyken, porter akşam gelirken kendine ve bana ekmek bir de bana sigara alır mısın diyecek kadar, annedir benim annem...

candan erçetin'in annem şarkısında onu düşünürüm ve hep gözlerim dolar. hakkını ödeyemeyeceğim tek kişisin sen. ne yaparsam yapayım.
harika bir pink floyd şarkısı (bkz: mother )



bu akşam anne bak tumblr ekip benim blogumu tanıtmış dediğimde sanki büyük bir iş başarmışım gibi sevinip, gururlanacak kadar saf, temiz, sevgi dolu, ardından sigaralı postları görünce ben yazamıyor muyum şuraya "her şeyi iyi hoş da bir de sigara içmese" diye yorum yapacak kadar da anne olan insan.*
hayatını size adayacak kadar fedakar biridir anne, size kıyamayandır. başka bir yerdeyken arayıp "-yemeğini yedin mi?" diye soran can'dır.
oğuz atay ne güzel açıklamış; yemek koyulurken, "bu kadar yeter" dedikten sonra mutlaka bir kaşık daha yemek koyan kişiye "anne" denir.
ana haggı* tengri haggı değilmişse
gara polad üz gılıcum tartaydım. ( dede korkut)
yan odadan cep telefonuyla arayan bir modeline sahip olduğum varlık. tuhaf bir annem olduğu doğrudur. *
özür dilerim anne.

senin benim için yaptıklarının karşılığını veremedim...

sen "ben ne yapıyorsam mutluluğun için" demiştin ya. ben kendi mutluluğum için hiçbir şey yapmadım. yapmaya çalıştıklarım hep mutsuzluk oldu anne..

gelenin verdiği acıyı daha büyükleri ile kapatmaya çalıştım.. olmadı...
69 yaşında, hala elleri şefkat kokan, gözleri sevgiyle bakan kişidir.
  • /
  • 3
devark.cloud tarafından geliştirildi.