memleket olduğu için her yaz istemeye istemeye de olsa gittiğim şehir. güzel aslında, ama ben travmatik anılarla ilişkilendirdiğim için biraz kırgınım kendisine.
ama yazın gidilmez kesinlikle. ya nisan - mayıs ya da ekim - kasım'da gidilip gezilmeli.
üniversite okuduğum,baharları çok güzel olup libidomu yükselten ankara,izmirdeki o telaştan uzak sakin kendi halinde bir şehir.yemek konusunda ise başarısız olduğunu düşünüyorum
4 yıldır gidemediğim akdeniz'in nar tanesi nur tanesi cennet köşesidir. çakırlar cennet vadisi diye bir yer var tanrım o nasıl bazlamadır mutlaka yenmeli. gitmişken phaselis, olympos gezilmeli poseidonun ruhuna el fatiha okunmalı.
emeklilik için belki de türkiye'deki en güzel yer, nemi olmasa. otuz sene almanya'da yaşadıktan sonra çok sıcak geliyor belki de bilemedim. izmir daha ferah.
şaka maka 2 gün bir arkadaşımda kalayim derken seyahat yasağı yüzünden 20 gündür bulunduğum şehir. kaymakamlik onundeki polis amcalara durumumu anlatıyorum. onlar buraya sen tatil için geldin, durumun acil değil diyorlar. tamam arkadaşla seks güzel de urfa'daki ailem benim kacirildigimi düşünmeye başladı.
bir çok kişi banal ve basit bulur ama antalya benim hayalimdeki şehirdir. los angeles yada montreal değil. baya antalya. on sekiz yaşımda gittiğimde gün batımında o kipkirmizi daglar, akdeniz'in coşkusu, sehri ile burada yasamak istiyorum demistim. birgun belki olur.