aşk

  • /
  • 12
hapşırık gibidir. gelince geri çeviremezsin.
en yakın arkadaşım aylarca sadece sesini duyduğu birine aşık oldu.saçmalık olduğunu düşünmüştüm lakin yaşadığı duygunun temizliği beni etkilemeye başladı.
asla sahip olamayacağı birine karşı hissettiği şeyler ne biliyim abi mucizevi yani. bahsederken gözlerinin içi gülüyor falan.
vay anasını diyor insan.
michael haneke'nin bakış açılarını ustalıkla değiştirdiği 2012 yapımı filminin adı.
aşık olan her insan biraz şairdir.
ona benzeyen her şiire sarılır.
ona şiir yazar
aslında şiir o'dur.
aşk ile insan arasındaki ilişki tilki ile kürkçü dükkanı gibi.ne kadar kaçarsak kaçalım bir şekilde yine aşık oluyoruz
tarif edilemez bir kriz, kopuş, cesaret veya felaket!
hem bir başlangıç; milat gibi, hem de herşeyin sonu; kıyamet gibi!!

(bkz: alfa ve omega benim)
bıçağınn verdiği acıyı bütün vücudunda hissetmene rağmen, onu iyi edecek hiçbir ilaci bulamamanin verdiği çaresizliği yaşamaktir aşk…
kalbin bir beden büyümesidir.
dönüp dolaşıp her daim yeni bir yorumu yazılabilecek bir muamma! hatta muamma-ül muazzama!!
hem yara hem de merhem; hem cefa hem de sefa; hem sadizm hem de mazoşizm!!!
aşk, kişinin bir varlığı sebepsizce sevmesidir. o varlığın iyi, güzel, zeki vb. özelliklere sahip olmasına gerek yoktur. çünkü aslında aşık olma eylemi çok ufak bir şeye gerçekleşir, bir söz, bir bakış, bir el hareketi...
tabi ki her gördüğüne aşık olan kişiler varolduğu için 'aşk' sözcüğü oldukça ayaklara düşmüştür.lakin gerçek aşk karşılık görmeden de sürdürülebilir, çünkü aşk bunu gerektirir.

birine kendinizi açmaya korkmayın, çünkü sonu acı bile olsa hissedebilmek güzeldir bu duyguyu.

*
sıla'nın "sevişmeden uyumayalım" şarkısında söylediği gibi kulağıma fısıldamasını istediğim kelam
heyecandır.yaşarsan uyuyamazsın, yemek yiyemezsin, gögsünde bi kuş uçarda konacak yer bulamaz o misal. yanlış bilinen bi tarafı var. insanlar hayatı boyunca bi sefer tadar zannediliyor bu duyguyu. nefes alıp verdikçe aşık olabilir insan. kalbi boşsa doldurur yeni bi aşkla. kalp boşluk kabul etmez :)
kapitalizmin insanlara hediye ettiği karın ağrısı.benim midemde ekşime yapıyor.tam olacakmış gibi olunca atıyorum bi talcid,hop geçiveriyor.birbirlerini cinsel ilişkiye ikna etmek için uydurulan bir kelime.
doğrusu arzudur.birini arzularsın,onsuz yapamazsın,onsuz yaşayamayacağını sanırsın,sonra zaman geçer, duyduğun arzu biter,senin için sıradan biri olur çıkar.
aşk diye birşey yoktur.
aşk bir ruh kangreni,öyle hızlı yayılıyor ki. yalnız şöylede bir gerçek var;(bkz: il n'y a pas d'amour heureux)*

bir kişiye veya herhangi bir varlığa duyulan derin hisler bütünüdür. evrensel bir yara birimi olarak görülen "aşk" temelinde "sevgi"ye dayanmaktadır. kuramlar kuramı sevgi kuramının kurucusu erich fromm* sevgiyi insanlığın sorunlarına bir yanıt olan enerjiye dayandırdığı, aynı zamanda sevme eylemini de sanatla bir tutmuş ve uygulaması için de olgunluğun gerektiğini savunmuştur. ki gerçekten de sevmek bir sanat işidir.

kimileri öldürür severken, yok eder karşısındakini, eritir ve esamesi okunmaz.
kimileri iki avcunda kuş tüyü edasıyla gezinir durur, ağırlığını hissettirmez.
kimileri omuzlarında nasır tutturur
kimileri uzaktan uzaktan bakmaya kıyamaz
gibi.

bununla birlikte aşk ile sevgi iç içedir, hangisinin önce gelip yarışı kazanacağı belli olmaz. hiç belli olmaz. standart kalıplarımızın dışında gelişebilir bu durum, kriterler bütününe* ters olan kişilere de aşk duyulabilir, bu yüzden sipariş verirken veya en önemlisi de büyük konuşurken kendinizi çok da ciddiye almayın. aşk 9 canlı kedi gibidir, ölüp ölüp dirilebilir. aynı kişinin 9 veya daha fazla hakkı olabilir. menopoz dönemlerinde ısı kavramı ile tepinirken camlar pencereler üzerinize gelirken hoooopp bi bakmışsın 3. can zıplayıp gelmiş kucağına. çok da kurcalamazsın 3. veya 9. diye zaten teknik olarak aşk mantığa terstir kanki. akıllı insan aşık olur mu? olmaz. düşünsene sürekli ayılmalar bayılmalar, teknolojiden anlamazken teknolojinin en iyi kullanıcısı oluverirsin, önceliklerin değişir, sevmediğin şey'leri sevmeye ya da denemeye başlarsın, bahsi geçen* mesafe kavramı* iki kafa arasındaki* en uzun mesafe* yok olur gözünde* ya da kmler***, senelerce kendi evreninde dönen hatta yaklaşan cisimlerin olur, küçük detaylar bir dağ olur gözünde gibi tonla error veren durumlar normal gelir.

bir süre sonra bir ömrü beraber aynı yastığı çürüte çürüte geçirmeye de niyetlenmezsin artık vazgeçersin, kendi evreninde boşlukta dönüp duran cisimlerinle sevişir durursun. böyle bir şey aşk.

*
güzel bir cumartesi günü başlayabilecek bir felakettir...
yolcuyu da hancıyı da yiyebilir. hatta yolu yolcuya katıp, hancının içinde eriterek gökyüzüne savurabilir!
geçen gün dolmuşa bir çift bindi. kılıklarına bakacak olursak ait oldukları sınıf ortanın altıydı. çok çirkindiler. kadın başını yarım yamalak bir eşarpla örtmüştü. adamın elleri yara bere içindeydi ve o yaralı elleri kadınının ellerine sıkıca kenetlenmişti. ayakta, dolmuşçuya parayı uzatırken bile hiç ayrılmadılar. sonra en arkaya geçtiler. adam kolunu kadının omzuna attı, arada küçük öpücükler verdi. kadında onu öptü. gülüyorlardı. gerçekten mutluydular.

sonra kendimi düşündüm. üzerimdeki son moda kıyafetleri, son model cep telefonumu, yunan tanrılarını anımsatan vücudumu, saç kesimimi hepsini topladım ve hemen yanımda oturan çirkin adam ve çirkin kadın kadar mutlu olmadığımı fark ettim.
  • /
  • 12
devark.cloud tarafından geliştirildi.