ayta sözeri

teslimiyet filminde de rol alan oyuncu. müzikle de ilgili ve başarılı olan transseksüellerdendir. takipçisiyiz.
kayıp şehir 1s14b* de saba tümer değil mi lan bu dedim, yeminle bu kadar benzerlik olmaz.
zamanında kendisini canlı dinlemişliğim vardır. komikli bir insandır. izmirli olduğunu hatırlıyorum okuduğum bir röportajından.
televizyonlarda kartonlaştırılan trans karakterleri, kayıp şehir yapımcılarının ve kanal d'nin de sayesinde, ete kemiğe büründüren güzel insan
1976 almanya doğumlu ege üniversitesi işletme bölümü mezunu dokuz eylül üniversitesi türk sanat müziği korosunda türk müziği eğitimi almış, kayıp şehir dizisinde canlandırdığı duygu karakteriyle homofobik ve transfobik bireylerin bile kendisinden hayranlıkla bahsettiği, her hafta dizi sonrasında insanların tweetlerinde övgü dolu sözler sarf ettiği ve bu övgüleri sonuna kadar hakeden başarılı oyuncu, şarkıcı. twitterda takipçilerine biblolarım diye hitab ediyor.* bu haftaki bölümde de sehere biblom diye seslenmesi çok hoşuma gitti.
yakından görüp, tanışıp, kısacık da olsa sohbet edebilme fırsatı bulduğum dört dörtlük kadın. yanına gidip biblommmm diye tuttum ellerini hemen sarılıp öptü... sanki uzun yıllar görmediğim samimi bir arkadaşımla karşılaşmış gibi bir iki kelime de olsa sohbet ettim kendisiyle. o kadar güzel şeyler söyledi ki o sohbeti esnasında bir kez daha hayran kaldım kendisine.
sezen aksu'nun da konserlerinde yer vermişliği olan güzel insan.

ayı sözlük teslimiyet zirvesi ne yorgun argın katılmış ve bizi mutlu etmiştir. o ne şekerlik, şirinliktir. mütevazi ve bu tür etkinlikleri destekleyen bir kadın. tanıştığıma çok memnunum.
insanlardan dostluğunu, iyi niyetini, ve sanatsal birikimi esirgemeyen, mütevazi starımızdır.
ayta aslında imkansızı başarmış bir insandır. eşcinsellik olgusu veya lezbiyenlik olgusu bir şekilde kenarından köşesinden "evlere" girmeye başarmıştı. fakat transeksüellik ve/veya travestilik konusu ve bunun sosyolojik iz düşümü evlerden uzaktaydı, bir gün bu konuda bir sohbet başlasa, konuşmaya başlayan da, dinleyen de konunun bir tarafından bülent ersoy'a bağlanıp klişeleşmesinden de bitap düşmüştü. derken bir gün bir dizi başladı, "kayıp şehir", canavar gibi bir kadro, muhteşem bir dizi müziği, bir şekilde can çekişsede, tüm ihtişamıyla istanbul,veee... a! o da ne? orda sarışın bir kadın var, aysel'inde ev arkadaşı mı ne... o nasıl bir oyunculuk yeteneğidir, e üstelik çok ta mantıklı, e tamam senaryoda yazılı olan satırlardan dolayı mantıklı ama bu "duygu'ya cuk oturmuş" tv karşısında bizim halk izliyor, izliyor, dizideki aşkı izliyor, çekişmeleri izliyor, duygu'yu izliyor... ve duygu, yani ayta sözeri artık televizyonun karşısındaki ailenin arasındadır, bu bir ilk! daha önce hiç olmadı, ülkemizde " aha biz televizyondan zeki müren'i görüyoz, zeki müren de bizi görecek mi" devrinden beri olmadı, ayta o rolü nasıl taşıdıysa, artık evlerin salonundaydı, hiç sorgulanmadı, ötekileştirilmedi, bunu anlamak için insanların dizi hakkındaki konuşmalarını dinlerken hep dikkat ettim, duygu'nun hakkında konuşurken sadece duygu diyorlardı, o dizideki duygu'nun önünde başka bir sıfat hiç duymadım, dizinin reytingini hatırlamıyorum, ama duygu'un o dizide aysel karakteriyle sohbet ederken "aşk bu aysel size de çıkabilir" repliği ayta sözeri'nin reytingini tavana vurdurmuştu, günlerce konuşuldu. insanlar duygu'yu sevmişti, duygu'yu sevmek ne demekti; ayta sözeri'nin muhteşem bir aktrist olduğu gerçeğiydi, bunun nedeni açıktı, hem dizi sektörü gibi kıran kırana rekabetin olduğu bir sektörde, hem halk tarafından koşulsuz bir şekilde kabul görmüştü, hemde bunu kalıcı bir şekilde devam ettirmişti. teslimiyet filmini izleme şansını ayı sözlük ve sevgilim tra jedi sayesinde elde ettiğim gün, aynı zamanda ayta sözeri ile tanışma fırsatı bulduğum gündü. ayta sözeri'yi daha çok izleyeceğiz ve dinleyeceğiz. başarının en büyüğünü hak eden sanatçımız olduğuna inanıyorum.
geçen cuma akşamı tekrar televizyonda gördüğüme çok sevindiğim oyuncu. yalan dünya dizisinde küçücük de olsa bir rolü olması çok sevindirdi beni. yalan dünya farklı bir dizi konuk oyuncu olarak giren bir süre sonra kadroya dahil oluyor umarım yalan dünyanın giriş jeneriğinde adını görürüz biblomun.
kayıp şehir dizisiyle yarmış geçirmiş mükemmel oyuncu, şarkıcılık kariyeri de varmış, yolunun çok uzun olmasını temenni ettiğim, baktıkça içimi ısıtan ve aslında çok zor bir yaşam içinde kendini kabul ettirmesiyle takdirlerden takdir, alkışlardan alkış, bayılmalardan bayılma beğendiğim sanatçı.
but kısa film yarışması jurisiydi. dün biz mekana varır varmaz "ayı sözlük ekibi geldi" diye bir ses yükseldi kalabalığın içinden. oturduğu yerden kalktı ve o muazzam güzelliğiyle ve asilliğiyle yanımıza gelip "hoş geldiniz" dedi. bu organizasyonu zaman zaman yazıp duyurmaya çalışsak da orada yalnız kalabileceğimizi düşünmedim de değil. fakat daha ilk dakika ayta'nın bizi bu şekilde karşılaması ve hem hayattan hem yarışmadan ve sonrasında sözlükten bahsetmesi bize doğru yolda ilerlediğimizi gösterdi. "dün gece ayı sözlüğü açtım ve hakkımda yazılanları ağlayarak okudum, çok güzel bir iş başarıyorsunuz, sizlere ve tüm yazarlarınıza sevgiler, selamlar" dedi. sende güzel bir iş başarıyorsun ayta, duruşunla, davranışlarınla. bende sana teşekkür ediyorum.
sevgili ayta bunları okuyorsan söylemeliyim, keşke ablam olsaydın! eğlenilecek, dertleşecek, sarılıp gülünecek, ağlanacak birisin. hep mutlu ol!
şarkı söyleme tarzı sert ve etkileyici. hayat gibi sert.


birde;

((bkz:#185770))
ulan istanbul adlı dizide oynamaya başlayan şekerciğim.
trans gay fashion dayanışma defilesi'ndeki inanılmaz performansıyla yine büyülemiştir.
16 aralık akşamı 20:30 da diva isimli oyunda tatavla sahnede olacak.

her zamanki gibi, oldukça samimi bir röportajı var,

http://gzone.com.tr/ayta-sozeri-michelle-demishevichle-konustu-tipik-trans-rollerini-reddettim/
aşk bu kadın aşk! dün kıpkırmızılar içinde artistler kahvesinde karşı masamda oturmuş ve tüm asilliğiyle hepimizi selamlamıştır. sıcakkanlı bebeğim aşk o aşk! yerim
  • /
  • 2