duygusuzluk aşılanmış erkekler

insan olarak değil erkek olarak değerlendirilen/yetiştirilen tüm erkekler bu kategoriye girer. neydi erkekliğin öğretilmiş kuralı: duygularını sert duruşunun ardına sakla, şimşek ol, çak ama damlama. o övündüğümüz erkekliği koruma adına gülmek, ağlamak gibi anın getirdiği kaygılardan uzak duyguları yaşamaktan çekiniyoruz, öğretildiği üzere. ödün vermemeyi insanlığımızın önünde tutmaktı amaç, yaştan kurutulmuş gözler izler taşıyacaktı hayattaki mağrur duruşa. bir babayla özdeşleştirilmiştir şiddetin arkasına saklanan yufka yürek. evde estirilen terörün ardından kapalı kapılar arkasında dökülen yaşlar sergileyecektir yenilmediğini. işte onlar aşılanan duygusuzluğu taşıyacaktır bir avuç toprak üstünü örtene dek, sonra sulanır yaşlarla üstü, yumuşatılamayan sertliği.
sanki ingiliz kraliyet ailesi mensubu, ultra aristokrat gibi yaşayıp duygularını kesinlikle belli etmeyen insan grubu. bir de bunların bir alt gurubu var. geçektende duygusuzlar. ya da tüm duygularını küçük bir operasyonla aldıranlar ki bunların tüm duygusu küçük bir çaykaşığına sığmıştır.
aslında içlerinde fırtınalar kopar bazılarının ama öyle öğretilmiştir hiç belli etmemelidirler. bir miktar o duygusuzluktan edinebilmek isterdim.
gamsızlardır. mertliğe yiğitliğe bok sürdürmeme uğruna bu moda girmiş bi o kadar zavallı olan erkek modeli.
duygusuz olacağına varsın olmasın deme isteği uyandıran başlık. yeri geldiğinde beraber de ağlarsın, beraber gülersin, beraber müzik dinleyip saçma anılarını paylaşırsın. ne öyle kütük gibi. aman almayayım ben.
duygusalmis gibi yapıp adamın amina koyandan iyidir. dürüsttür en azından.
ağlayana kadar dövme sebebi. hele de ben bir filme ağlarken yanımda en ufak bir duygu belirtisi olmadan duran gerizekalı bir erkek... bi daha da bakmadım.
belki de duygusuzluk aşılanmamıştır da duygularını paylaştığı kişiler hislerini boşa çıkara çıkara duygu bırakmamıştır adamda. tükenmiştir, tüketmişsinizdir!
bazılarına belli kalıplar aşılanmamıştır, doğuştan gelen şeyler ve burçların da etkisi olduğunu düşünüyorum.yapış yapış duygusallıktan nefret ederler hepsi bu.