Canlı Yayınlar
Canlı Yayına Git

eleştiri

ayı sözlükte mükemmel bir biçimde işleyen mekanizma.
hepimiz birbirimizi hunharca eleştirir ve fakat sevişmek için de fırsat kollarız. iflah olmaz sevgi pıtırcıklarıyız biz.
edebiyat biliminin temel ayaklarından biridir eleştiri. ve şayet milliyetçilik gözlüğünü takmayıp ilmi tetkik ve tahlil peşinde koşan hocalarınız varsa sizi iki büyük edebiyat eleştirmeniyle tanıştıracaktır, kaçarınız yoktur:

berna moran
fethi naci

fakat bilim yapma hevesi ideolojisiyle at başı giden hocalar size gösterirler ama koklatmazlar. bunlar yerine milliyetçi ve hiç haz etmediğim bir ismi sizin sırtınıza yükler: (bkz: mehmet kaplan).

mehmet kaplan, nazım hikmetin ilk dönem ve fütüristik ögeler taşıyan makinalaşmak istiyorum adlı şiirini eleştirirken öyle çamura yatar, öyle kör parmağım gözüne tavırlar içinde gezer ki ağzınız açık kalır. sonraki yıllarda komünizmle mücadele için kendini paralayan bu zat nazım'ı yerden yere vursa da tahlilin sonunda şunu belirtir: kusursuz bir şiir.
türkçü dilcilerin icat ettiği bir kelime.

elemek'ten eleşmek ve eleştirmek ve ardından sana eleştiri. çok soğuk. çok itici. yitik bir kelime. sütsüz bir sütlaç gibi. halbuki edebiyat-ı cedide'ciler ne güzel kullanımını arttırmıştı, tenkid'in. ve onun adı altında eserler çoğalmıştı. bir sonraki nesil tenkid'i bilmeyecekler. şayet dindar nesil osmanlıca konuşmayacak olurlarsa.

(bkz: dindar nesil osmanlıcası)
her ne kadar eleştiriler olumlu olabilse de, bu kelimenin olumsuz bir havası var. sanki eleştiri dediğin şey kesin olumsuzdur gibisinden bir etki bırakıyor insanda.
insanların yapmayı sevdiği gereksiz aktivite ha bir de eleştiri yapanın ego tavan olur tabii bunun yanında eleştiriye uğrayanında ego tavan olabilir kendi kendilerine gelin güvey olurlar.sonuç olarak saçmadır neye göre kime göre?
sevdiğime yaptığımdır.

misal:

sevgili arkadaşımla alışverişteyiz. sevgili arkadaşım üzerine hiç yakışmayan bir kıyafet beğenmiş. hemen eleştiririm.

misal:

arasında sevmediğim tiplerin de bulunduğu bir grupla bir şekilde alışverişe çıkmışız. içlerinden birisi denediği kıyafetin yakışıp yakışmadığını soruyor. cevap vermem veya yakıştığını söylerim.*

tabii fikrinin sorulması da önemli. bence kimse fikri sorulmadan konuşmamalı.
kişi kendi eleştirisine alternatif üretebiliyorsa dikkate alınmalıdır. sadece eleştiriyor ve alternatif üretmiyorsa (bkz: (bkz:*)
eğer kendini eleştirmen sana katkı veriyorsa süper, eğer sadece eleştirmekte kalıyorsa düz işkence. insan kendinden soğuyor ikinci seçenekte
bir sanat, düşünce veya kültürel üretimi yalnızca değerlendirmekten ziyade onun biçimsel, tarihsel, toplumsal ve ideolojik koşullarını açığa çıkarmaya yönelik çözümleyici pratik. eleştirinin işlevi “beğenmek” veya “beğenmemek” düzeyinde bir hüküm vermekten çok, bir eserin hangi estetik kodlar, temsil biçimleri ve tarihsel ilişkiler içerisinde anlam kazandığını ortaya koymaktır. bu nedenle eleştiri, nesnesiyle arasına belirli bir mesafe koyan refleksif bir düşünme biçimidir.

modern eleştiri anlayışıyla birlikte eserin özerk ve kendi kendine yeterli bir nesne olduğu fikri giderek sorgulanmış; biçim, tarih, üretim koşulları, kurum, sınıf, ideoloji, cinsiyet ve alımlama gibi farklı katmanlar eleştirel çözümlemenin konusu haline gelmiştir. biçimci yaklaşımlar eserin iç yapısına, marksist eleştiri üretim ilişkilerine ve ideolojiye, psikanalitik yaklaşımlar bilinçdışı yapılara, yapısalcılık ise anlamı mümkün kılan sistemlere yönelirken; sonraki kuramsal yaklaşımlar metnin ve imgenin sabit bir anlama indirgenemeyeceğini savunmuştur.

bu anlamda eleştiri, eserin karşısında duran dışsal bir yorum faaliyeti değildir; eserin kültürel dolaşımına katılan ve onun anlam alanını genişleten ikinci bir üretim biçimidir. güçlü bir eleştiri, eserin ne söylemek istediğini açıklamaktan çok, eserin hangi koşullarda konuşabildiğini, hangi sessizlikleri ürettiğini ve kendi anlamını hangi gerilimler üzerinden kurduğunu görünür hale getirir. eleştirinin asıl değeri de burada, hüküm vermekten ziyade bakışın kendisini dönüştürme kapasitesinde ortaya çıkar.
bazılarının hakaretle arasındaki ince çizginin farkına varmayıp (özellikle sosyal medyada ve nasılsa yazdığı kişi karşısında değil diye) yardırdığı, ağzına geleni söyleyip, hakaretleri, küfürleri havalarda uçuşturup, "ama ben eleştiri yaptım sadece" dediği, aslında çok ciddi eğitiminin alınması gerektiğini düşündüğüm, bazılarına "aman sen hiçbir şeyi eleştirme lütfen" diye çemkiresim gelen görüş, düşünce, idea, yorum!