erik

gelmiş geçmiş en iyi meyve,baharın yeşili ve kokusu,yazın sıcaklığı,söyle bol sulu kütür kütür tuza banıp yenilesi makbuldür,ilk bir ay güzeldir sonra 11 ay bekle tekrar,her güzel bir şeyin sonu olması çok kötü mnskym.
(bkz: her güzel şeyin bir sonu olması)
ağacına çıkıp illa ki dalından toplamak gerekir eriği. tadı öyle çıkar. çocukça bir sevinç ve yüzde kocaman bir gülümseme ile...
hele hele mürdüm eriği. ooy! oy! kendisi olsun, reçeli olsun, tartı olsun... kapıma bununla gelen birisini geri çevirmem mümkün değil. bir nevi yumuşak karnım bu benim.

(bkz: yumuşak karın)
papaz eriği ve tuz; işte şen şakrak bir avuç mutluluk... haşur huşur yiycen, hiç düşünmiycen ağzımımı şaplatıyorum, ayıpmı oluyor diye... olursa olsun erik bu, öyle yenir... sonrada çekirdeğini böyle "puhue" diye fıydıracan ağzından...
artık yiyemediğim, tadını unuttuğum meyve. özellikle yeşil erik yasaklılar listesinde çağla bademle beraber.
heteroların genelde gideri olan kızlar için kullandıkları benzetme meyvesi.
"abi hatun güzelmiş ha erik gibi kütür kütür"
(bkz: farklı bakış açısı)
en sevmediğim 2 meyveden biri. diğeri için (bkz: elma)
vışşşş ağız kamaştırırr.
bugün turşucuda gözüme ilişti, deneme amaçlı aldım turşusunu ama büyük bir hayal kırıklığı yaşadım,tamam tabi ki tadı tazesi gibi olmayacakta alakası bile yoktu be kardeşim. her neyse şurada ne kaldı zaten bir erik zirvesi de yaparız artık.
en azılı meyve hırsızlarının gözdesi, çocukluğun tutkuya yenik düşmüş ensedeki nefesi.
şu teller çıksa da rahat rahat yiyeyim diye hasret çektiğim meyvedir.

bu yaştan sonra tel taktık iyi mi.
sezonunu nihayet açtığım tapılası yeşillik, yine olsun yine yerim. evet
tuzlanınca nasıl yendiğini anlayamadığım meyve.