sevgilinin ayı sözlük'te yazar olması

şemsiyenin bazı zamanlarda yağmurdan koruması bazı zamanlar da ise göte girmesine eş değer durumdur. ne zaman koruyup, ne zaman göte gireceği belli olmaz.

şöyle ki, sözlükte ilk günler diye bol keseden entry girilir.

örnek entry: ayi sözlük ikinci taksim buluşması
entry de " ispanyol erkeklerini havaalanından aldım, getiriyorum hacıııı" diye yazan bendenizin suçu ne?
kaşınmışım ama haberim yok. sevgili ile buluştuktan sonra sorular arka arkaya gelir...

sevgili: nasıldı buluşma?
koyuyazar: iyi falan filan, oturduk, çay falan (cümle bitmeden diğer soru gelir)
sevgili: ispanyol erkekleri ile senin ne işin var?
koyuyazar: şey, falan filan .... (mavi ekran verilir)


diyelim burda tekeşlilikte ilgili tanımlar giriliyor, bende erkekler çok eşlidir falan filan diye yardırıyorum.libido tavana vurmuş, sonra akşam oluyor, sevdiceğiz elindeki şemsiyeyi göte doğru çeviriyor.

sevgili: demek tekeşlilik yalan haaa,
koyuyazar: yaa, şimdi orası farklı
sevgili: demek oo dışarda samimi olduğun heriflerle sadece arkadaş değilsiniz
koyuyazar: neyse beni öldürmeden hoşcakal


o yüzden, sözlükte yazar veya okuyan bir sevgiliye sahip olmak bazen tehlikelidir.

ayı sözlük'teki chaserlar

hepsi potansiyel kanka adayıdır benim için. hayat dolu gencecik arkadaşlarımz. zamanla ayı olabiliteleri vardır. hangimiz anamızdan ayı olarak doğduk ki, değil mi? *

esra erol'la evlen benimle

sonunda gideceğim yer... ülke ayağa kalkacak...

factotum

charles bukowski'nin en yalın romanlarından biri. yazarın özellikle gençlik dönemine dair biyografik öğeler içermektedir..

bayansı pasif

haişia ile vençi

çinli iki ölümsüz adam!
birbirlerinin gözleri ve kolları olarak yaşıyorlar...
kör olan haişia ile kolsuz vençi, 10 yılda 10 bin ağaç dikerek tüm insanlığa örnek olmuş bir çift dost!

petek

'' yaşa başa taşa oturma '' uyarısıyla dört duvar arasına kıstırılan insanın kışın götünü dayayıp ısınmak istediği ancak yasak uyarısıyla karşılaştığı ısıtmalık. *

en yakın arkadaşınızın gizli gay olması

uzun yıllar önce yaşanmışlıklarımdandır.
önceleri aseksüel bilinirdi etraftan bu arkadaş.
birlikte çok şey paylaştık. çocukluktan ilk gençliğe ve delikanlılıktan yetişkin olmanın ilk demlerine dek.
bana karşı bir asılması olmadı hiç.
kızlarla arası da iyiydi ama cinsel olarak değil; bir tür "meriç" modunda takılır dururdu.
günün birinde, içkiliyken ve babasını henüz yeni kaybetmişken duygusal bir patlamayla ağlayarak heteroseksüel olamadığını, denediğini ama artık bu ülkeden gideceğini, kanada'ya yerleşeceğini ve cinsel olarak erkeklere ilgi duyduğunu aktiflikle pasifliği bile özümseyemediğini, kendini keşfedeceğini bir çırpıda dedi. gitti bu arkadaş. gidiş o gidiş. temasımız azaldı ve koptu. belki otoriter babasının ölümüyle, üzerindeki baskının azalmasıyla, kalkmasıyla yılların dolmuş taşmışlığını döküverdi bir anda. azınlıklardandı. hali vakti de fena değildi. babasından da miras kalınca, hayatını yaşamaya gitti.
laf aramızda, iri cüssesinden dolayı, ayı derdik çevremizde tatlı tatlı takılarak cinsel yöneliminden bihaberken. şimdi kanada'da reklamcılık yaparmış. partneriyle de iş ortağıymış üstelik.


(okuyorsan / okuyacaksan bunları, kendini bilirsin sen.
selamı da kestin kitapsız ayı! arasana olm! kanada'dan istediklerim var.)*

şükrü erbaş

"...

bir utanç perdesi, yaşamaktan
acısı topuklara vuran bir yutkunma
bir gelecek vaadi canımızda halkalanan
gövdemizde onurlu bir yalnızlık
al yeşil bir tevazu kalbimizde
ölülerimizden bir tevazu alayı
öldüreni anlamaya varan bir ceza
ağzımızda şiirlerden bir gönül
bir yaşama gücü yaramızdan:

"biz kırıldık, daha da kırılırız
kimse dokunamaz bizim suçsuzluğumuza."*


(bkz: yutkunma)
(bkz: pervane)*

*cemal süreya dizeleri.
devark.cloud tarafından geliştirildi.