glen close'un borderline personality disorder`dan (sinir durum kisilik bozuklugu) muzdarip agir ariza bir abla rolunde gonul telimizi titrettigi, bir gecelik iliskiden koca yapacam kendime diye turlu atraksiyonlara giristigi ve savci michael douglas ve moron ailesine dunyayi dar ettigi 1987 yapimi film. ingilizceye birini israrla takip eden ve askimin odagisin yollu israra baglayan anlamina gelen bunny boiler (tavsan kaynaticisi) kelimesini katmistir.
iste glen close'un adamdan koca yapmak icin eblek cocugun tavsanini kaynatmasi ve bir ailenin mahvolusu icin bakkalinizdan israrla isteyiniz
bu da glen close'in beni kullanilmis bir mendil gibi goz ardi edemezsin yollu serzenis ve duygu dolu konusmasi (ı can't be ignored bebegim)
tabi ki bu olayli yapit yesilcam'a sapık kadın adiyla uyarlanmis tarik tarcan ve perihan savas sakil sakil rol kesmislerdir. perihan savas igrenc sari peruguyla bir boka benzememistir.
seks furyası'nın bir gün o da kadın olacak, gecelerin kadını, horoz gibi maşallah, ay aman of gibi seks filmleriyle birlikte en çok iş yapan filmi olmuş; sinema salonları sperm kokusuna doymuş taşmıştır. mahsülünü mafya babasına kaptırmamak isteyen bir babayiğidin konu edildiği film; araya konan sevişme görselleri ile eşine rastlanmayan türdendir.
çok yetenekli yeni tiyatro oyuncularını bize tanıtan ve sıkıntıdan patladığımız akşamları aydınlatan güzel program.
özellikle, son 7-8 aydır, çok güzel hareketler bunlar ekibinden daha nitelikli oyunlar çıkardıklarını düşünüyorum...
gelecek yüzyıllarda hüküm sürecek olan üst-insan uygarlıklarının din seçeneklerinden birisidir.
(türkler, kürtler, persler ve araplar hariç! çünkü, onlar hala şeytan taşlamanın tekniklerini tartışmakla meşgul olacaktır)
dinleyici kitlesinin büyük kısmının jiletçi ergenlerden oluşması sebebiyle ön yargımı yıkıp dinlemem uzun sürmüştür. dinledikten sonra bırakmamın uzun sürmesi gibi. bazı şarkıları vardır onun tarif edemezsiniz. hele aşk acısı çekiyorsanız tarif etmeye gerek de duymazsınız. "beni affet bu gece"yi ilk dinlediğim zamanı hatırlıyorum, "bu ne lan isme bak öhöhö" diye dalga geçmiştim. beş dakika sonra göz yaşlarımı saklamaya çalışıyordum sınıfın ortasında. "o kirpik hala bende sevgilim", "bana ne yaptın", "masalın son şarkısı"... durmadım dinledim hepsini. bir baktım jiletçi ergen olmuşum. aşklar unutuldu gitti, artık eskisi gibi hissettirmiyor o yüzden dinleyince. ama dinlerken yaşadıklarımı hatırlıyorum, böyle tatlı bir hüzün kaplıyor içimi.