bana babaannemi ve onun "alimiyon" tencerelerini hatirlatan baslik. istanbul' a göç etmemizden sonra esrarengiz biçimde ortadan kaybolup, yerlerini çelik tencerelere birakmislardir.
kendimizi özgür zannediyoruz. oysaki sadece ipimizi biraz uzun bırakmışlar. sınırlara gelince fark ediliyor bu. dışarı çıkmak isterken kendini cama vurup duran, yarı delirmiş kara sinekler gibiyken... sadece geceleri, yapayalnız ve yalınayakken anlaşılabilecek şeyler var. / hikayem paramparça