aşık olduğum kişinin bana neden bu kitabı hediye ettiğini anlayamamıştım. hayatımın çok önemli bir zamanında 2004'de dönüşüm geçirmemi sağlayan portuga'ya selam olsun!
açıkçası sonradan gay ya da heteroseksüel olunabileceğini düşünmüyorum, ama karşıma eskiden gay olduğunu söyleyen bir tip çıkarsa da onu bozmam. belliki o adam da zor bir sınav veriyor kendi iç dünyasında, bu yolculuğu kendi başına tamamlaması gerek. zaten sandalı fırtınada çırpınıyor bir de benim gemimin yaptığı dalgaya ihtiyacı yok. eninde sonunda yola gelecektir.
ama gel gelelim insanların bu durumunu sömüren ve kendini psikolog olarak falan tanımlayan kan emiciler için aynı sukuneti göstermem. hepsi bokunda boğulsun.
kendisinden beklenen performansı karşılayabilmiş isveç'li sanatçı. son çıkan albümü i never learn, ilk iki albümün devamı niteliğinde. devamı niteliğinde çünkü lykke li gibi sanatçıların söyleyecek şeyleri vardır ve bitene kadarda durmazlar. büyümek, büyümenin getirdiği acılar ve evet aşk acısı lykke li'nin anlattığı en güzel konulardı ve bu albümünde de hikayesini anlatmaya devam etmiş. isveç'in 6 ay yaz 6 ay kış havasından epey nasibini almış olmalı ki sayın lykke bize mutsuz bir albüm sunmuş. oysa biz baharı bitirip yaza girecekken, ne gerek vardı, lykke?
love me like i m not made of stone (parçanın sözü bile yetiyor.)