yaran diyaloglar

tv'de kim milyoner olmak ister izlenmekte, 19.yy hindistan'dan avrupa'ya götürülen giyisi/eşya hangisidir gibi bir soru çıkar,şıklar ;
a: pijama. b: şalvar. c:tunik. d:şal.

kuzenle kendi aramızda cevap veriyoruz, ben şal diyorum kuzen de şalvar bu arada reklam giriyor ve biz o sıra salak kürek muhabbete devam ederken reklam arası bitiyor ve ben kuziye dönerek;

ben: ee evet neydi senin cevap ne demiştin?
kuzi: şalvar
ben: tamam şal var cevabın ne ?
kuzi şalvar olm
ben: tamam anladık amk şal var.*
kuzi: be amk salağı geri zekalı çocuk şalvar diyorum ya
ben: tamam ya öyle desene sen de. ühühühü ve yarılmaca
yaşanmamıştır.

çocuk: baba biz nasıl olduk?
baba: maymundan evrimleştik oğlum.*
çocuk: anne biz nasıl olduk?
anne: ademle havva seviştiler oğlum.
çocuk: ama babam maymundan geldiğimizi söylüyor.
anne: o babanın sülalesi oğlum bizi ilgilendirmez yavrum.
arkadaş ortamında geçen bir diyalog;

vildan: eski oturduğum evde her gece kocasıyla kavga eden kadın kapıya gelirdi, beni içeriye alın diye.
okan: alıyordun elbette değil mi?
vildan: yok ya nasıl güvenip de alayım. üstelik geceliğiyle falan.
okan: insan almaz mı!
hakan: okan peki sen alır mıydın?
okan: tabii ki alırdım, neden almayayım.
hakan: peki ya robdeşambrlı bir erkek gelse?
okan: tabii ki onu da alırdım ama içkisinden içmezdim.
telefon hattında yaşanan sorun telekom arızaya bildirilmiştir.
iki gün sonra telefon çalar. giderilen arızayı bildirmek ve deneme maksatlı arayan görevli:
- alo
- buyrun
- telekomdan arıyorduk da, arıza bildirmişsiniz
- evet
- telefonunuz çalışıyormu
- sizinle konuştuğuma göre ???!!!
arkadaşımın başına gelen bir olaydan:
arkadaşım: mikrodalga fırından tuhaf sesler geliyor, düzgün çalışıyor ama bu ses ne?
yetkili servis: nasıl bir ses tarif eder misiniz?
arkadaşım: yani nasıl anlatsam...bir saniye ben çalıştırayım da size dinleteyim
telsiz telefonu mikrodalga fırına koyup fırını çalıştırır.
yetkili servis: alo? beyefendi? (bunu dediğini varsayıyoruz tabi, adam telefonun patlamasını duymamıştır büyük ihtimalle)
işyeri servisinde iki bayan arasında yaşanan diyalog;

-kııız çantanı yeni mi aldın ?
-yoo hayır yeni almadım eski çantam bu.
-yeni gibi duruyor ama , baksana parlıyor da.
-sen yüzünü yıkayınca da parlamıyor mu ?*
kimchi nin leş kokusu üzerine otobüste dönen geyiklerimiz

-bence kimchiyi otobüste bırakıp gidersek polis şüpheli paket muamelesi yapar asdasd
+ankaranın en işlek caddelerinde kimchi paniği asdad
-parasız eğitim için sokağa dökülen öğrenciler kimchi bombasıyla geri püskürtüldü sdasddf
+savaş karşıtı göstericiler yoğun kimchi gazından etkilenmemek için gözlerine limon sürdü asdsf
-türkiye suriyeye kimchi saldırısı düzenledi asdadad
+suriyeden kaçan göçmenlerin kimchi kokusu yüzünden sınırdan geçişi yasaklandı asdasd
-şimdi hava durumu sadasd
+balkanlardan gelen soğuk kimchi dalgası edirneyi vurdu sdfdsfsdg
arkadaş * okula gitmek için beni almaya geldiği bir sabah;

anne: işte bu da böyle.. gece yatmak sabah kalkmaz bilmez.. deligöt bi şey.. hiçbir şeyi zamanında yapmaz.. şimdi on saat gömleğini arıyodur.. bi şeyi aldığı yere koysa sorun kalmıcak da.

arkadaş: hı hıı

ben: ya anne, niye beni arkadaşlarımın önünde aşşaaaalıyosun ?

anne: senin aşşaaaalık olduğunu bütün arkadaşların biliyo zaten !

biz: *-4error!'£%&8^+#(½½£4!
bir gün eve getirilen damacananın içine bir miktar mazot karıştığını farkettim (tabi içtikten sonra). gecenin bir yarısı elden bir şey gelmeyeceği için bir dikloran yaptılar öğüre öğüre uyudum. ertesi sabah sucu abiyi çağırdım. damacanayı kapının önüne indirdim ve bekledim. karşılıklı bakışmanın ardından konuşmamız

+heyirdir gardeşim bitiremediğiz mi ?
- yok abi içtik dün gece ama bitiremedik. sen de al diye getirdim birazını eve götür çoluk çocuk hep beraber içip bitirelim

sonrasında olayı açıkladım. adam 2 damacana bedava getirdi şikayet etmemem için. naparsınız öğrencilik...
daha çok monolog aslında:

teyze kişisi: panikle, eyvah fişim bitiyor.

demek istediği, dizüstü bilgisayarı şarjının bittiğini söylemektir. *
eski çalıştığım ofiste yaptığımız işten dolayı sürekli sessiz ve ciddi bir ortamda çalışırdık, dikkat dağınıklığına yer yok güya. mesaiye kaldığımız bir akşam temizlik yapan abla bir yandan radyo açmış ikimiz bir fidanın güller açan dalıyız ı dinliyor bir yandan iş yapıyor garibim. zaten gergin olan müdürün tepesi attı
müdür : kızım bu ne böyle çalıyorsun akşam akşam? (bu ne böyle kapat manasında)
temizlikçi (şaban edasıyla): ikimiz bir fidanın güller açan dalıyız
biz: kikiki
müdür: onu mu soruyorum ben?
temizlikçi: hee hakkı bulut
biz:puhahaha
müdür: kapattt layynnn şunu
sonrasını hatırlamıyorum kaçıp bir yerlere saklanmıştım gülmek için.
sevgili kişisiyle avm de kat planına bakılırken fazla yakınlaşmadan dolayı;

kbm: dur fazla yaklaşma tedarik oluyorum.
ps: tedarik?
kbm&ps: eheuheueuhe
esra erol'da evlen benimle adlı programdan:

-ispanyol dansı yapabilen erkeklerden hoşlanırım!
-daha oraya gitmedim...
kuzen,sevdicek ve ben pazar günü iron man izleyip, çıkışta kadıköy de bir mekanda ayran içmeye falan gideceğiz. sevdiceğin üzerinde sadece tişört vardır ve bunun üzerine;

kuzen: olum sen gece üşürsün böyle,
kafabearmilyon: yok lan üşümem ben, benim derim çok kalın, geçen gergadan ısırdı dişleri bile geçmedi,
ben: gergedan mı? hangi gergedanmış o öyle lan,
kafabearmilyon: narin bir şeydi,
ben: ney laaannn hahahahaa

tabi kuzen malum gergedandan bir haberdir.
uğur'un arkadaşı r: uğur!
uğur: efendim?
r: muzu seviyorum, yaş pastayı da! ama muzlu yaş pastayı sevmiyorum.
uğur: ya iki dk bi sus mk! git bi çay demle.
uğur'un zihninden geçen:(sana o muzu farklı şekilde yedirmek lazımdı ya neyse)
ortamda antiislamik ve homofobik olan bir macarla, nispeten daha insan olan diğer bir macar ve ben varız, kafede oturuyoruz, homofobik olana macar1, diğerine de macar2 diyelim

macar2-so muahhhh, tell me, who choses first in turkey, girls or boys?
macar1- families
muahhhh-%&?!
macar2-i mean, girls love too right?so one girl can explain this first?
macar1-oh gosh, this is muslims, hey muahhhh can a muslim girl say 'no'?
macar2-just walk to see

ayarı vatandaşı verdi bana gerek bile kalmadı ama kafa göz dalmak üzereydim macara
sevgiliyle veya o dönem eski sevgiliyle, büyükanne ve büyükbabasının yazlığına ziyarete gidilir. beni yalnızca bir arkadaş olarak tanırlar ve pek severler. akşam yemeğinde benim kendisine bir typo yaparak "duşa giriyorum" yerine "duşa giriyoruz" yazdığım konuşulmuş, bolca alay konusu haline getirilmişimdir. yemek biter, muhabbet edilir. can sıkıntısından eski sevgiliyle basketbol oynamaya karar verilir. oyun sonu kir içinde eve dönüş sonrası büyükannenin "hadi şimdi beraber duşa" esprisi, kadının suratına haykırarak gülmem ama kimsenin buna anlam verememesi olarak son bulur.
olay çorum terminalinde geçiyor
ben-selamun aleykum abi adana'ya bilet var mı
abi -var, kaç kişi
b -bir kişi
a içerideki adama dönerek bağırır
-bi adana ver
içerdeki adam - acılı mı acısız mı

ulan kahkayı bastım, nerden aklına geldi o
daha bugün ilk yardım dersinde olmuştur, hoca ikili ikili herkesi tahtaya çıkarır, birbirlerinin nabızlarını buldurur ve ölçtürür, sıra iki kıza gelir, biri arar arar nabızı bulamaz ya da hissedemez ardından patlatır;
-hocam ölmüş bu
+hocam.
-efendim yavrum?
+başlık neydi bebeğim.
-dinleseydin aşkım.
+ama arkadaşlarla konuşuyorduk hayatım.
  • /
  • 2