bearcheaser

ayı sever. duygusal ve cinsel açıdan ayı diye tabir edilen erkeklerden hoşlanan fakat kendileri ayı olmayan erkek escinsellere denir. bear movement içinde zamanla ortaya çıkmış bir kavramdır.

allah korusun

olumsuz bir durum seziminde allahtan yakın korumalık talep etmektir.

sevdanın son vuruşu

tarkanın adını kalbime yaz albümünde yer alan sözleri aysel gürele ait parçanın adı. ne kadınsın sen aysel dedirten sözlere sahiptir, ve bu aysel öyle bir kadındır ki öldükten sonra bile adından söz ettirebilmektedir... yüreğine sağlık ayselciğim...

ayrıca bu şarkıyı ne zaman dinlesem aklıma sevda demirelin hande ataizine attığı tokat gelir *

şarkının sözleri şu şekildedir :

yüreğimde zincirler kırılıyor duydun mu
nefes nefes bu gece sevdanın son vuruşu
sen hiç böyle sevdin mi sen hiç böyle oldun mu
baş eğdim yine aşka ama bu son saygı duruşu

seni karanlıklara bırakmak istemezdim
anılarımı solmuş çicekle süslemezdim
ardından acıtacak bir tek söz söylemezdim
ben hiç hak etmedim ki böyle unutuluşu

sen aşkı çicek böcek güneş bulut sanmışsın
mevsimlerine göre uyuyup uyanmışsın
sen artık benden sonra sevemezsin yanmışsın
yüreğimden çıkarttım attığın kör kurşunu

yine mi votka

bir iyinin yanında bir kötünün bulunması durumunda* kötü kısmın unutulabilmesi, görülmemesi adına söylenen söz ve ardından uygulanan eylemdir.

drama

bir de bunların queen'leri vardır ki ben asla onlardan biri değilimdir. olan biri için (bkz: max blum )

sulugöz

çocukluğumuzun vazgeçilmeziydi o sakızlar. önce 3 kardeş bakkala koşar alırdık birer tane sonra da uygun bir yere geçip aynı anda ağızımıza atardık. sanki sihirli birşey olacakmış gibi. hey gidi günler hey.

amk

kadınlarda ve geylerde sırıtan küfürdür.

facebook ta ortak hesap açan çift

tek'ler tarafından kıskanılan çiftlerdir.

yırca'da 6000 zeytin ağacının kesilmesi

bulaşıcı hastalık gibi,kanser hücresi mübarek,metastaz gibi sıçradıkça sıçrıyor,yayıldıkça yayılıyor ve maalesef bu ülke insanı beyonce'nin kafasında yaşıyor sanki.


perran kutman

eşcinsel çiftlerin çocuk sahibi olması

çok güzel bir yazı olmuş. yazanın emeğine sağlık. bu sıralar üzerinde çok düşündüğüm ve çocuk sahibi olamayacağımı ya da olmak için güç bela yurt dışına kaçıp herhangi bir işe girip -kim bilir ne olur- haldır haldır oranın dilini öğrenmeye çalışıp ha bir de bu sürece katlanacak bir eş bulmam gerekeceğini yeni yeni idrak ettiğim bir konu. nikimsi'nin yazısındaki "sadece yanlız yaşayan eşcinseller" başlığındaki ülkelerin kafa karışıklığı bile beni teselli etmedi. ama kızmamak elde değil gerçekten. hayır arkadaş gören de ülkeden her sene yüzer biner einstein'lar çıkıyor sanır. yahu ortalık psikopattan geçilmiyor ha bire insanı düşündükçe sinir eden, bu da olmasın artık dedirten saçma sapan haberler görüyoruz heteroseksüel ailelerin çocuklarından. biz kalkıp da heteroseksüel aileler çocuk büyütemez diyor muyuz hiç!
özgür bir yaşam adına atılan her adım için kanıtlarla gelmemizin gerekiyor olması çok sinir bozucu gelse de şu durumda şu şartlar altında şu ülkede yapacak bir şey yok. benim gibi olmayıp , sağ duyusunu kaybetmeyip , bu yazıyı yazan arkadaşa teşekkürler o yüzden.

yaz uykusu

iğrenç olmasına rağmen en az bir üç ay sürse keşke dediğim uyku hali. yazı yaşamak istemiyorum, güneşe küsmüş adanalı bir vampirim ben. kuzeye gönderin beni. kutup ışıkları altında öleyim.