utanç

küçükken pipinin gösterilmesiyken, büyüyünce yaptıklarımız düşünülünce birbirimize karşı gösterilen mağrur duruşta gizli olan kızarma hali.
yüz kızartıcı faaliyetler sonrası kişinin yaşadığı duyguların dışa vurumu.
1995 yılında eskişehirde porsuk çayının yakınında tecavüze uğramış bir köpeği hayvan sever arkadaşlarımla bulduğumda hiçinde bulunduğum duygunun adıdır. insan olduğum için ve o köpeğe bunu yapanın insan olmasından dolayı hisettiğim şey utançtı.
hak yiyenlerin takdir gördüğü bu diyarda, nedense hep haklıların en çok hissettiği insani duygudur.
homojen dergi için verdiğim sözleri tutamamanın doğurduğu kötü his.
üniversitenin ilk senesinde bilgisayar laboratuvarında kullanmamız gereken bir kart gibi bişey almamız gerekti. hocaya sordum, nereden alacaz diye, o da git bim'de satılıyor dedi. ben de ne alaka dedim. ama gittim bim'e. evet market olan bim'e. kasiyerin anlamsız bakışları arasında sordum böyle böyle kart varmış hoca burdan alın dedi diye. eleman güldü. kasa sırasındaki elemanlardan biri dedi ki: dostum, o bim, kampüsteki bilgi işlem merkezi olan bim. işte, utanç da o ortamdan kaybolurken tattığım duygudur.