yürüyüşe çıkmak ; benimle yaşıt karım olmasından hiç bıkmadığım sağ elimle manuel alıştırmalar yapmak, çok sevdiği sezen ve sıla'dan az da olsa uzakta durmak , arada eski resimlere bakıp duygulanıp zırlayarak , telefon rehberinden kontörümce dostları aramak , arada depresyonun sebebini düşünerek sövmek , arkaya baktığında en boktan durumda bile ders çıkarmasını bilerek , kış yaz fark etmez kendini dışarı atarak yıldızları seyretmek ; eylemlerini gerçekleştirerek " depresyon beni yandan sıyırdı" diyebiliyorum .
elinde papates soyarken yada nöbette agac olmusken resim cektirmek yerine ; bazuka ile resim cektirilebilen tek müessese . "ben orda hic dayak yemedimki " söcüklerinin sarfedildigi atifta bulunulan mekanin ta kendisi
hani ben seveyimde belki bir gün o `da neden sevmesin diyip, onun gözünün icine bakmak ; bütün sacma hallerine katlanip , hovardaliklarina izin vermek , ilk sms i ondan bekleyip ama ilk sms i atmaktir ...
aksam annemin yemeklerini yiyip tika basa doyulmasina ragmen ; sirada ne var sorusundan sonra , onun uzaktan gelen nagmelerini duyup
midende artik yer kalmadi hissini de hadi len ordan deyip ! onun icin ayirabilecek en büyük yeri ayirabilmektir ...
aksam annemin yemeklerini yiyip tika basa doyulmasina ragmen ; sirada ne var sorusundan sonra , onun uzaktan gelen nagmelerini duyup
midende artik yer kalmadi hissini de hadi len ordan deyip ! onun icin ayirabilecek en büyük yeri ayirabilmektir ...
halil sezai den seni cektim icime
<br>
<br>sila `dan tamda bugün sarki sözleri kisaca ;
<br>
<br>her gece daha yorgun
<br>her sabah daha kırgın
<br>tam da bugün çok yalnız
<br>
<br>hep aynı başlıyor bitiyor ve
<br>iki kişiden biri vazgeçiyor ve
<br>biri hep daha çok seviyor be