breavous

Durum: 829 - 0 - 0 - 0 - 03.10.2017 08:20

Puan: 10278 - Sözlük Kaşarı

11 yıl önce kayıt oldu. 6.Nesil Yazar.

ilgi orospusuyum hakim bey
  • /
  • 42

alttaki yazara soracaklarım var

yakınlık derecemize bağlı. eğer konuşmak istediğim bir insansa yolunu keserim, yoksa zigzag çizerek uzaklaşırım.

vücudun hakkında en sevdiğin yer?

üstteki yazar

profiline koyduğu gif çok bir "çıkışa gelsene" bakışı olan yazarımız.

telefonunuza gelen son mesaj

"zeker diyebilirsin."

zeker ne demek?

türk ordusunun eşcinselliğe toleransı

her koğuşta bir "kuş" olmasını umut etmeleri tolerans sayılsaydı birinci sırada olurduk herhalde.

ilkbaharçocuğu

(bkz: ay hava çok sıcak)
(bkz: ay hava çok soğuk)
(bkz: ay yağmur yağıyor)

kısacası senenin yalnızca yirmi günü mikail'in işinden memnun kalmak, o zaman da çoğunlukla polenlere kurban gitmek...

avcılar'da trans protestosu

bildiğim kadarıyla 10 civarı faşistin ellerinde taş ve sopalarla bir trans kadının evine saldırması sonucu işler alevleniyor, dün akşam canlı yayın yapılmıştı hatta facebook üzerinden.

kel erkekler

anne tarafımın yüzde doksanı. çocukken olmaktan korkardım, sonra babama çektiğimi öğrendim. ancak şu sıralar fazlasıyla çekici gelmeye başladılar kendileri, özellikle de bear ve türevleri olanlar.

en güzel semtler

istanbul için:

kadıköy (özellikle caddebostan tarafları), cihangir, nişantaşı, aşağılarda arnavutköy - bebek. kısacası denize yakın olan yerler, çünkü balığım ben.

annenin en sevilen yemeği

kuru fasulye pilav.

biliyorum çok banel ama cidden çok güzel yapıyor. şimdi bile canım çekti.

en sevilen şiirler

sylvia plath'in lady lazarus'u, özellikle de birkaç kısmı sebebiyle.

"as a seashell.
they had to call and call
and pick the worms off me like sticky pearls.

dying
is an art, like everything else.
i do it exceptionally well."

ve tabi ki

"herr god, herr lucifer
beware
beware.

out of the ash
i rise with my red hair
and i eat men like air."

onun dışında william blake'den the tiger. çünkü;

"what the hammer? what the chain?
in what furnace was thy brain?
what the anvil? what dread grasp 15
dare its deadly terrors clasp?

when the stars threw down their spears,
and water'd heaven with their tears,
did he smile his work to see?
did he who made the lamb make thee?

tiger, tiger, burning bright
in the forests of the night,
what immortal hand or eye
dare frame thy fearful symmetry?"

türkçe şiir pek bilmem ama turgut uyar'ın "bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur,"u çocukluğumdan beri beni etkiler. bir de ahmet haşim'in "sular mı yandı? neden tunca benziyor mermer?" dizesi.

ancak en son, beyonce'nin lemonade albümü (bkz: muhteşemlik) sayesinde keşfettiğim, somalili-ingiliz bir şair var, genç bir kız. albüm içerisindeki konuşmalarda kullanan sözlerinin hepsi ayrı ayrı güzel, ancak favori kelimelerim şunlardır:

1. "i sat alone and begged and bent at the waist for god. i crossed myself and thought i saw the devil. i grew thickened skin on my feet, i bathed in bleach, and plugged my menses with pages from the holy book, but still inside me, coiled deep, was the need to know..."

yazarın şiirlerinden en sevdiğim:

“later that night
i held an atlas in my lap
ran my fingers across the whole world
and whispered
where does it hurt?

it answered
everywhere
everywhere
everywhere.” - (bkz: warsan shire)

bu isimler dışında edgar allan poe, robert frost, e. e. cummings, emily dickinson, maya angelou.

ayı sözlük yazarlarının unutulmaz pişmanlıkları

7 yaşındayken kareteyi bırakmak, bırakmasaydım vücudumla çok daha barışık olacaktım büyük ihtimal.

insanlara bana acıtacak yetkiyi aşırı kolay bir şekilde vermek.

bir de üzüldüğüm/sıkıldığım her an acıktığımı hissedip yemek yemek. lol.

cips kola özel

yabancıların jinxini kendimize uyarlamışız galiba, bilemedim.

heaven's gate

bu tarz toplu intihar olayları bildiğim üzere uluslararası suç olarak geçiyor ve engellenme yetkileri var devletlerce, bir dizide öyle görmüştüm en azından. ne kadar garip.

ayı sözlük yazarlarının ilişki durumları

alttaki yazara soracaklarım var

bruce wayne. superman kesin fuckboyun önde gidenirin.
alttaki yazar kendini en mutlu hissettiğin an neydi?

alttaki yazara soracaklarım var

limonata ve bira herhalde.

bir film çekecek olsan başrollerinde kimler oynardı?

avatar: the last airbender

üçüncü serisinin çıkacağına ve ikiz toprak bükücüleri anlatacağına dair bir dedikodu okuduğumdan beri umutla beklediğim muhteşem dizi. çoğunluğun aksine kendisini takip eden korra'yı da çok sevmişimdir ben, özellikle de final sahnesi sağolsun.

sailor moon

gerçek bir klasik. üzerinden seneler geçti, hala onun kadar güzeli gelemedi. ancak yeni halinin dönüşüm sahnelerindeki animasyonlar bir miktar... garip.

gangbang

antidepresan

toplumun önyargısı da, açlığı da yine kullanması gerekene zarar veren ilaçlar.
  • /
  • 42
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 829

sevgiliden ayrıldıktan sonra yapılan ilk mastürbasyon

ikisinin de ne olduğunu bilemeyecek kadar sevgilisiz olmak bence en acı vereni.

x men de hangi karakter

storm.

şimdi düşünüyorum, güç olarak onu aşabilecek karakterlerin çoğu güçlerini kontrol etmek konusunda sıkıtnı yaşayan insanlar. (bkz: jean grey) (bkz: rogue). kendisi black panther'la aşk yaşıyor, mistik güçlere sahip, yalnızca dünyadaki havayı değil uzaydakini de (dalgaları ve ışığı) kontrol edebiliyor, zihin saldırılarına karşı savunması var, ayrıca muhteşem bir karakter gelişimine sahip. ayrıca, doğanın bir parçasını kontrol etmek avatar'dan beridir hayalimdir.

selam verdik erekte oldun

selamın değil sebep, bulge'un büyük diye cevap vermek lazım.

yaş ilerledikçe katlanılması zor şeyler

çocuklar.

gerçi onun için yaş ilerlemesine gerek yok, yaşımın ilerlemiş olduğunu da iddia edemem. ancak çocuklar çok büyük problem.

men at play

bunların bir ara virtual reality tarzında videoları vardı. adamlar sanki oyundaymış gibi farklı kıyafetleri deneyip sonra soyunuyorlardı falan. favorim her zaman için harry louis olacaktır. oyyyh.

ayı sözlük yazarlarının fantezileri

(bkz: uzun süreli ve sağlıklı bir ilişki)
(bkz: günaydın mesajları)
(bkz: beraber yemek yapıp film izlemek)

görün bakın nasıl bir pamuk gibi kalp yatıyor tüm sapıklığımın altında.

bi siktir git dedirten durumlar

"bu gençlik çok boş."

ama cidden bsg hocam. bizden önceki nesiller gibi ekonomik çöküşler yaratmadığımız, beş yılda bir savaş çıkartmadığımız için mi boşuz? anlamıyorum ben.

yalnızlığın anlaşıldığı anlar

telefonunu hiç kimsenin merak etmeyeceğini bilerek bırakabilmek.
evde yalnız geçen cuma/cumartesiler.

20 ağustos 2016 gaziantep patlaması

kendimi trajikomik bir mayın tarlası oyununda hissediyorum artık. "ah, bu seferde katliam benim bulunduğum yere denk gelmedi" düşüncesi var kafamda. bir yandan hayatta kaldığım için şükrediyorum, bir yandan her şeyden nefret ediyorum.

lgbti bireylerinin okul hayatındaki sıkıntılar

çevremdeki herkese söylediğim bir laf vardır, dünyanın en büyük zebanileri ilkokul/ortaokul çağlarındaki gerzek erkek çocuklardır. lisenin daha kötü olduğunu düşünürdüm yaşarken, ama şimdi dönüp bakıyorum da, alakası bile yokmuş. çocukken söylenen her söz çok büyük yara açıyormuş insan kalbinde. hepsini yakıp şarabımı yudumlayasım var hala.

feminenlere ilgi duymayan gay

gizli cinsiyetçilik yüklüdür. aynı siyahi gaylere "ilgi duymayan" birisinin gizli ırkçılıkla yüklü düşüncelere sahip olduğu gibi.

sözlüktekilerin çoğunun hdp'li olması

azınlıklar çoğu zaman muhafazakar değil sol tarafa yönelir, bu da zaten elimizde chp ve hdp'yi bırakıyor (eğer meclise girmiş partilerden bahsediyorsak). eh, çoğu insanın da chp'nin ama muhalefet olmasına rağmen gösterdiği işlevselsizlikten bıktığını düşünürken, hdp'ye yönelmeleri mantıklı. ideolojik sebeplere girmiyorum bile. ki her şeyin ötesinde, "ahlaksız,kural tanımaz,iğrenç" ne demek gerzek?

diğer yandan, milliyetçilik tehlikelidir. vatansever olmak güneydoğu'da devletin yaptığı iğrençlikleri yok saymak değildir, dindar... yorum yapmayacağım, atatürkçü olmakla hdpli olmak arasındaki karşıtlık nereden çıktı anlamış hiç değilim yine. bir yandan atatürkün modernleşme ve devlet kurma çabalarını takdir edip, bir yandan da hukuk süreçlerine bağlı olmayan mahkemeler kurup dersim'i bombalattığını eleştirebiliriz. "nereye dönsek nanköre rastlıyoruz" demek de çok garip. nankör dediğin insanlar çoğu zaman toplum tarafından aşağılanan, nefret edilen, ırkçılığa maruz tutulan taraf herhalde?

5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz

mümkünse amerika'da, hatta daha spesifik olmak gerekirse columbia'da masters yaparken. ha o olmadı mı? londra'da. o da mı olmadı?

olacak efendim, illa ki olacak.

hakaret gibi iltifat

kilo versen çok hoş çocuksun aslında

sünnet olmayan erkek

geçen gün bir tanesine sakso çekeyim dedim... garip geldi hissiyatı ya. ama olsun geç boşalıyor olmaları güzel bir ayrıntı tabi.
Henüz takip ettiği biri yok.