ayrılık nedeni olarak dile gelen sözde geçiştirme, özde duyguların üzerini örttüğünü sanma ifadesi. dilde yaşanan aşkların an be an depreştirdiği duyguları sabah yıkayan, gece beraber olduğu bedeni gömen, soğukkanlılığıyla donduran meşhur gidiyorum repliği. yadigar kalansa kullanılmış duygulardır.
yeni aldığın parlak rujunla partide göz kamaştıramadın mı, hislerinde yanılmışsın. lavaboya gitme bahanesi ne güne duruyor.
boş sandığın güzergahta trafikten göz gözü mü görmüyor? hislerinde yanıldın yine, atla taksiye gitsin.
deliler gibi aşık olduğunu söylediğin kişiyle geceyi geçirip sabah uyanınca yanlış adreste olduğuna mı inandın, hislerinde yanılmışsın. at gits... eşyaların bile bir değeri var, eskiyince atılmıyor kolayca. belki seçeneklerin çokluğudur bizi sevgi arsızı kılan, kolayca yeni aşkların kucağına atlama sebebimiz, bastığımız, dokunduğumuz yerleri toprak diye geçip tanımazlıktan gelircesine.
her şeyi sevmeyenle olur ( belki britney ve beyonce sevmeyenle de olmayabilir) ama lahmacun sevmeyenle olmaz. asla.
yukarıdan bize inen, adeta tanrı'nın bir lütfu... hele de ince ve çıtır çıtır, eti de bir o kadar lezzetliyse. genelde değeri pek bilinmeyen, geçiştirilen tatlarımızdan olduğu için pek üzüldüğümdür.