inferno

dante alighieri'nin en meşhur kitabının ilk giriş kısmıdır inferno*

burası dokuz kattan oluşur. iyi insanlar arafa giderler. dürüst dinsizler limbo denen birinci kata gider. ne ceza vardır ne ödül. şehvetin pencesine düşenler ikinci kata, aç gözlüler üçüncü kata, savurganlar dördüncü kata, gazap ve öfke verenler beşinci kata düzene ve inançlara karşı gelenler altıncı kata şiddet kullananlar eziyet edenler yedinci kata, hilekâr ve yobazlar sekizinci kata, hainler dokuzuncu kata giderler. dokuzuncu kata cocytus denir ve şeytan burada yaşar. en dipteki yer dokuzuncu kattır, gerek tanrıya, gerek ailesine, gerek ülkesine ihanet edenler buraya gelirler.

kadının kadına uyguladığı şiddet

gay bara beraber gittiğim bir kız arkadaşımın tepkisi : "bu kadar erkek bir arada ne kadar güzel eğleniyor. ama bu kadar kadın bir arada asla böyle eğlenemez!"

frida kahlo

mona lisa ile bir bağ kurduğunu düşündüğüm ressam. frida filminde masasındaki kadını avuçlayan kadındır.

mutemadiyen bakiyorum

'' nerde o gay aktivistler '' sitemine karşılık maşallah sanal ortamın tozunu attıran modern zamanlar don kişotu.

sezen aksu

beyaz şov adlı programda sarf ettiği sözler şu mealdeydi; "bu kadar karakterli durduğuma bakmayın, sıkıştığım yerde çark etmeyi iyi bilirim."

penguen

ben bugün mizahtan girdim sözlük.
bünyesinde: doğan güneş, cem dinlenmiş, serkan yılmaz, faruk kaya, selçuk erdem, seyit ali aral, metin üstündağ, serkan altuniğne, m.k. perker, gürcan yurt, feyzi özşahin, kaan sezyum, barış atar, özer aydoğan, sönmez karakurt, mustafa satıcı, kenan yarar, semra can, erhan tatlıdilli, barış sönmez ve erdil yaşaroğlu gibi yazar, çizer ve düşünürleri barındıran en sevilesi mizah dergisi. *

tuhafiye

tuhaf şeyler satılan yer.

growlr

her gün pilav yenmez diyenlerin yemeğini çeşitlendirmek ve çeşnilendirmek için telefonlarında bulundurdukları açık büfe tezgahı..

sen istanbul'sun

gökhan türkmen'in harika parçası.

köşedeki çiçekçi seni sordu bu sabah
burada yok dedim, selam söyledi
tazeymiş gülleri
yokluğun gibi
yürüdüm biraz seni düşledim
umudumu seninle süsledim
ne dar sokaklar ne boş duraklar
seni unutmama yardım etti
senin küçük bir elvedan böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi? ne sanıyorsun
bazen bir kaldırım taşı, bazen bir sokak çalgıcısı
yani sen istanbulsun
senin küçük bir elvedan böyle büyük bir aşkı bitirebilir mi? ne sanıyorsun
bazen kanlıca sahili, bazen yalnız kız kulesi
yani sen istanbul'sun

sense8

jenerikten tutun final bölümlerindeki izlanda sahneleriyle bünyede taşı toprağı sikme hissi yaratan dizi. favori karakterim tabii ki riley.

orgy sahnesine aşığım;

çok yediği halde kilo alamayan gay

şişman kişiyle dalga geçmek

şu ara 80 kiloyu aşmama ramak kaldığından başıma gelmesi olası durum. lakin 1.72 boya bu kilo fazla hacı abi. ama gardımı aldım tüm dalga geçicilere hodri meydan diyorum.

(bkz: hadi gelin üstüme korkmuyorum)