- siz onun makyaj malzemelerini kullanmıyor,
- giysilerini ödünç istemiyor,
- en sevdiği ayakkabısına yılışmıyor,
- hoşlandığı erkeği elinden almaya çalışmıyor*sunuz.
bunlardan bir tanesini yapmış olsaydık sevgisinin ''s'' sini sadece tek bir kelimede görebilirdik.
totom yayınevi sayesinde nihayet alabilmiş olduğum ve herkese şiddetle tavsiye ettiğim kitaptır. ayrıca çevirisini yapan google translate e de teşekkürleri bir borç bilirim.
aslında gitmemek değilde gidememek durumudur, yoksa gelmeyi çok istiyoruz öyle değil mi;
- sözlükte yazar olduğunu bilmeyen sevgilinin gazabından korkmak
- " bu yazıları bu tıfıl mı yazıyomuş lan bsg. bundan da ancak bu çıkar."ı işitmek
- uzun saç başlığındaki entryler sonucu can güvenliğinin sağlanamamış olması
- sap gibi ortada kalmak *
genelleme yapmadan konuya kenardan girmek gerekirse; eğer sevgiliniz olacak adamsa aldatma potansiyeli çok yüksek olan kişidir. zira " beni şu saatlerde arama lütfen" dediği saatlerde eşiyle birlikte değil başka bir erkekle birlikte olma olasılığı yüksektir. aynı zamanda adam eşini bile sizinle aldatıyorken elbette sizi de başka birileriyle aldatabilir. bu gibi durumlarda en iyisi karşınızdakinin doğru kişi olduğuna emin olmanızdır. zira bazı evli gayler de* ne istediğini bilen, aklı başında, ilişki kıymeti bilen erkeklerdir.*
anlamadığım bir sebepten ötürü günümüz ergen gençliğinin* marjinal olma çabası çemberine girmiş bir durumdur. zamane gençlerine bakarsak neredeyse hepsi;
1- vejetaryenim
2- metal müzikten başka dinlemem
3- ateist
4- süt mü iğğğkk mottosuyla yaşamaktadırlar. **