vega

yürüyordun beyoğlunda
aşkımızdan bihaberdin 
yürüyordun sen yolundan 
aşkımızdan bihaberdin 
ölüyordum ben yolunda 
öldüğümden bihaberdin 
eriyorum karşında..
yerinde olsam nasıl öperdim

sözlerine sahip grup. sokakta yürürken dinliyorsam elimde olmadan mırıldanmaya başlarım.

ilk albümlerini 1999 yılında çıkarmış olan, iki mühendis ve bir mimar tarafından kurulan, bu formasyon ile iki albüm çıkarıp sonra yoluna karı koca devam eden, türkiye'nin en iyi müzik oluşumlarından biridir. çıktıkları seneden bu seneye 18 sene geçmiş olmasına rağmen henüz 4. albümlerini piyasaya sürmüşlerdir. şaka gibi değil mi? neyse bu konuya daha sonra döneceğim.

o zaman başlayalım 1999'dan. 90'lı yılların kapanış senesi, gerisinde bırakılan müzik açısından efsane 10 senenin şanına yakışan, muhteşem bir özeti ve geldiği son noktaydı adeta. o yıl bugün klasik sayılan bir çok albüm çıktı. tamam sustum albümü de bunlardan biri hatta bence en iyilerinden biriydi.
çıkış şarkıları tamam sustum. herkes için gerçek bir soğuk duş etkisi. mırıl mırıl bir vokal, cayır cayır gitarlar, dönemine göre üst düzey bir altyapı ve konsept şarkı sözü. şimdi bu şarkıyı ilk çıktığı günden itibaren seven ve hala dinleyen ben diyorum ki, kitlelere hitap açısından olabilecek en kötü çıkış şarkısı. belki, mayakovski'nin şiirinin yeniden yorumu olan sözleri, türkiye'nin görmüş olduğu en özgün vokal tekniklerinden biri bir grup müzikseverin takip listesine girişlerini sağlamış olabilir vega grubunu, ama genel olarak insanlara bebek gibi konuşan, kedi gibi mırlayan bir vokal, temelini bilmediğinizde garip hatta uçuk gelen şarkı sözleri, güzelim müziğin önüne geçerek büyük bir antipati topladı. o zamanlar sosyal medya olmadığından, tepkileri sadece lise sıralarından bildiriyorum ki o dönem bu yönleriyle epey dalga geçildi şarkının. insanın “sen kim köpek mayakovski'nin şiiri ile dalga geçiyorsun, bu konsept vokali komik komik taklit ediyorsun” diyesi geliyordu aslında lise arkadaşlarına... neyse biz dinledik albümü hatmettik. dalga geçenlerin hepsi gerçi alışamadım yokluğuna'nın patlamasıyla dumur oldular ve açıkça dinlediklerini söylemekten çekindiler. eğer çıkış şarkısı alışamadım yokluğuna olsaydı şu anda türkiyenin en büyük rock yıldızı olan bir grup olabilirdi sanki vega. bu durumdan hoşnutsuz muyum? daha çok para kazansınlar, bilinsinler isterdim elbet ama bu haliyle çok daha özel oldukları kesin. iki süper klip çekildi bu albüme ve dönemi kapatıldı.

yıl 2002, deniz, tuğrul yanlarında mert koral ile ikinci albümleri tatlı sert'i yayınladılar. albümün çıkış şarkısı olarak bi haber'i seçtiler ve bu sefer de olabilecek en kötü klibi çektiler. gerçekten çok kötü. eğer bulursam eklerim bu yazıya videoyu, ama eklemezsem de siz izlemeyin, kötü çünkü. sonra yine kocaman bir hit haline gelen bu sabahların bir anlamı olmalı'yı gayet eli yüzü düzgün bir kliple yayınladılar.
tatlı sert ilk albüme göre daha az melankolik, daha iyi bir prodüksiyon. hangi albümün şarkıları daha güzeldir? bu tamamen sizin anılarınıza ve zevkinize bağlı olsa da tatlı sert albümünde grubun daha iyi müzisyenler haline geldiğini söylemek zor değil. çok daha iyi enstrüman partisyonları, düzenlemeler ve yine muhteşem bir vokal. albüm iki kliple dönemi kapatsa da, iz bırakanlar unutulmaz daha sonra manga tarafından büyük hit haline geldi zaten. ama bu albümde daha da fazlası vardı. desem de inanma, zat-ı ali, ısınamazsın ağlarken çok büyük potansiyeli olan şarkılardı. kitleler? hala açıktan söylemeseler de takdir etmeye başladılar bu albümü.

2003'te albümün genişletilmiş versiyonu çıkarıldı. miyav sesi ile başlayan kedi mix favorimdir bu albümden.
3. albüme geçmeden önce yine 2003 te yayınlanan teoman şarkısından bahsetmek istiyorum. kupa kızı ve sinek valesi. bu şarkının imzasında teoman ve deniz özbey gözükse de bu şarkının gerçek bir vega şarkısı olduğu aşikar. net bir şekilde de bence teoman diskografisinin en iyi şarkısı. bu şarkının deniz'in sesinden bir demo versiyonu vardır ki her yeni albümde koyarlar mı acaba stüdyo versiyonunu diye bekler dururum. çok ama çok güzeldir. bilgisayarımda bir yerlerde olması lazım mp3 olarak. bulursam yayınlarım belki.

2005 yılında ise tüm gönülleri fetheden, herkesin sanırım en favori vega albümü olan hafif müzik geldi. artık yola karı koca devam eden vega grubu, türkiye'de kalite adına yakalaması çok zor olan bir albüm ile çıkageldiler. her şarkı ayrı ayrı çalışılmış, arka vokaller, enstüman düzenlemeleri ve tabii ki sözler bakımından çok çok iyi bir iştir. favori seçmenin en zor olduğu albüm, her şarkısının hit potansiyeli olan, insanları vega'nın dinleyiciyi bir yerinden yakalayıp bambaşka yere götürme duygusunu en net yaşattığı albümleri. türkçe rock müziğin geride kalan şaşalı günlerine rağmen adının aksine epey sert bir albüm. gitarlar tam anlamıyla cayır cayır. muhteşem. 12 yıl sonrasında hala iyi, hala güzel. albüm'ün çıkış parçası ilk defa tam anlamıyla doğru bir seçim olarak serzenişte oldu. sonra ise elimde değil kliplendi. bu albümün de promosyon dönemi kapanmış oldu böylece.

peki 2017'ye kadar vega ne yaptı? nerdeyse hiç birşey. bizi tv'de reklam kovalatan toyota reklamı, 2011 yılılnda seslendirdikleri bir avuç deniz filminin bir şarkısı ve 2013 yılında kargo grubu ile düet yaptıkları beni bırakma ve yine aynı sene nilüfer'in düet albümün en iyisi olan ta uzak yollardan. evet 12 sene boyunca bir reklam ve 3 şarkı. biraz sitemkarım aslında. ömür kısa ve kendileri bahsettikleri üzere ellerinde onlarca şarkı varken bizi bunlardan mahrum etmelerine çok üzülüyorum. siz söylemiyorsanız diğer gruplara verseniz onlar da iyi müzik söylemiş biz de iyi müzik dinlemiş oluruz en azından.
yeni şarkıyı sıfırdan prodükte etmek zor ve uzun zaman alıyorsa o zaman ne bilim muhteşem şarkılarınızın mix versiyonlarını veya bir akustik albüm gibi konsept fikirlerle bu kadar sene bizden uzak kalmasaydınız keşke.

ve 2017 eylül. sonbaharın henüz geldiği memleketimde yeni bir vega albümü. 12 yıl aradan sonra yepyeni, sadece vega'nın olan 10 yeni şarkı.
genelde artık şablon haline gelmiş olan hareketli bir şarkı ile çıkış yapıp, ki bence büyük ihtimalle arzuhal olur bu sonrasında ölümcül darbeyi vuran damar şarkıyı mı kliplendirirler bilmiyorum. ama delinin yıldızı şarkısı kafamı karıştırıyor, hem albüm ismi hem de ilk şarkısı olarak çıkış şarkısı olarak seçilebilir. her türlü farketmez artık vega'nın kendine ait bir kitlesi var zaten, tanınma, kitlelere ulaşmak çok da umurlarında değil zaten. deniz bu sayıda hayran ile bile zor başediyor. hatta daha fazlasını istemediğini bile düşünüyorum.
albüme gelecek olursak;
albüm aslında önceki 3 albüme de benziyor. hatta bence en fazla tatlı sert'e benziyor. prodüksiyon kalitesi ise hafif müzik ile daha çok benziyor. hafif müzik kadar sert bir albüm değil, tatlı sert kadar mutlu bir albüm değil, tamam sustum kadar da melankolik bir albüm değil. ama bunların üçünden de parçalar var.

delinin yıldızı; albümü açmak için bundan daha iyi seçim olamazdı. hem yeni hem de tam bir vega şarkısı. sözleri çok güzel ve deniz'in sesine şarap kelimesi ne denli yakışıyor. hem hızlı tempo hem de damar olabilen, üzebilen çok iyi bir şarkı. keşke biraz daha şımarık söyleseydi deniz bu şarkıyı. hala bir albümün en iyi açılış şarkısı benim için k9'dur.

isim şehir; deniz'in vokalini en beğendiğim şarkılardan biri oldu. tatlı sert albümünün tadın kaldı'yı hatırlattı bana biraz.onun kadar akustik olarak düzenlenseydi de çok yakışırdı sanki. bu albümün öldürücü ikinci hiti olarak çıkan slow olabilir.

arzuhal; albümün serzenişte'si. çıkış parçası olarak çok güzel olabilir. deniz'in çok samimi ve kişisel bulduğum sözleri. bize kalbini açtığını hissettiğim şarkısı.

sevgilim: yine hafif müzik zamanından bir şarkı gibi. yok'a benzetiyorum ben biraz. onun kadar sert değil. yok, bir önceki albümün en favori şarkılarımdan biri olduğu için bunu da mutlulukla kucaklıyorum.

dertler iri kıyım; ilk albümden oyun'u, ikinci albümden zat-ı ali'yi ve üçüncü albümden yalnızca ben yüzlerce sen'i hatırlattı bana. melankolik sözler, gayet vega tınısı ile düenlenmiş bir şarkı. arka vokallerdeki mırıldanmalara bayıldığımı söylemeliyim. hınzır ve seksi sözler.

komşu ışıklar; tatlı sert albümünden çıkmış gelmiş gibi. keyifle dinlenecek bir şarkı.

dünyacım; albümün çıkış şarkısı olartak seçilse çok güzel olabilecek diğer şarkı. bana yine tatlı sert'ten fırlamış gelmiş gibi hisettiren bir şarkı. poh poh perisi ile benzettim. onun gibi keyifli ve mutlu bir melodisi var. arkada acaba ceylin'in vokali mi var emin olamadım, çok yakışmış mmmlamalar.

sonunu söyleme bana; bu albüme ait bir şarkı. tamamen yeni. gayet güzel.

man-yak-lar; herkes gibi bana da sokaklar tekin değil'i hatırlattı pek tabii. onun kadar sever miyim bilmiyorum. ses olarak albümün en keyifli şarkılarından biri.

ve tekrar; albümün kapanışı için muhteşem bir şarkı. bunun da yeni ve bu albüme ait bir şarkı olduğunu düşünüyorum. düzenlemesi ve vokali alışılagelmiş vega şarkılarından farklı. vega'nın bu sabahların bir anlamı olmalı ile birlikte en bu topraklara yakışan şarkısı olabilir. son nakarata girmeden konuşma kısmına ayrıca bayıldığımı söylemeliyim.

epey uzun bir yazı oldu. hala söyleyecek, yazacak çok şeyimin olması da başka mevzu. işte öyle bir grup.
insanlarin "bu sabahlarin bir anlami olmali" sarkisiyla tanidigi melankoli tarzi sarki yapan bayan sarkici
7 ekim ankara if konserini iple çekiyorum..
bir gün geliğ birgın geçerrrr bazişylr hiç ıma hiiç digişmez muhtemelen şarkı söyleme tarzi da değişmemiştir ablamızın. şakamaka sevdiğim bir grup. ama inanın albümü dinlersem üniversite ergen yıllarıma dönüverecekmişim fobisi var bende dinleme cesaretim yok hiç. bazı şeyler o kadar değişti ki tekrardan o yılları hatırlamaya gotum yemiyor :)
geçtiğimiz cumartesi günü if performance ankara sahnesinde delinin yıldızı albümünün ankara lansmanı için çaldılar..
12 aradan sonra çıkardıkları albüm tabi ki bizleri çıldırttı..
umarız bir sonraki albümleri için de bu kadar beklemeyiz..
  • /
  • 3