aşk

  • /
  • 6
geçen gün dolmuşa bir çift bindi. kılıklarına bakacak olursak ait oldukları sınıf ortanın altıydı. çok çirkindiler. kadın başını yarım yamalak bir eşarpla örtmüştü. adamın elleri yara bere içindeydi ve o yaralı elleri kadınının ellerine sıkıca kenetlenmişti. ayakta, dolmuşçuya parayı uzatırken bile hiç ayrılmadılar. sonra en arkaya geçtiler. adam kolunu kadının omzuna attı, arada küçük öpücükler verdi. kadında onu öptü. gülüyorlardı. gerçekten mutluydular.

sonra kendimi düşündüm. üzerimdeki son moda kıyafetleri, son model cep telefonumu, yunan tanrılarını anımsatan vücudumu, saç kesimimi hepsini topladım ve hemen yanımda oturan çirkin adam ve çirkin kadın kadar mutlu olmadığımı fark ettim.
minik kalbimin kaldıramayacağını anladığım heyecan. dün mesela kantinin bahçesine çıkınca ansızın onu gördüm, ne yapacağımı şaşırdım. bi keresinde de tramvaya binerken gördüm onu, hemen diğer kapıya koştum. o gün omzuma dokunup, "pardon geçebilir miyim?" bile dedi. bence yeterli bu kadar heyecan.
gece durup dururken uyanıp telefona sarılmaktır.uzun çalışlardan sonra uyku mahmuru sesini duymak, derin bir oh çekebilmektir..
mantığı ortadan kaldıran güzel bir acı çekme şekli
aşkın yaşı cinsiyeti tercihi olmazmış. 45 yaşında bir adamla tanıştım sözlük aramızda 20 yaş var ikimizde aktifiz ama birbizimizi deli gibi seviyoruz çocuklarla gibi çok mutluyuz. bu ilişki bana çok şey öğretti herşeyin delikten ibaret olmadığını mesela... sarılmak, öpmek, tenini hissetmek ve doyasıya sevişmek bu duyguların güzelliği tarif edilemez. herkes yaşamalı bu duyguyu...
tanımı imkansız başlık
(bkz: error)
(bkz: kritik hata)
evlilik nasıl seksi yasal hale getiriyorsa aşk da seksi yasal hale getirmenin daha ''liberal'' yoludur.
aşk veya sevda, bir varlığı tutku ve bağlılık düzeyinde sevme. kişinin duygularını yönetememesi durumu ile olağan sevgiden ayırt edilebilir.
iki ucu boklu değnektir. sevdiğinizle birlikteyken aşka şükredersiniz. ayrılmışsanız ya da kimse yoksa hayatta çin işkencesinden bile beter illat haline gelen üç harfli lanettir.
aşkın hiçbir sıfata ve tamlamaya ihtiyacı yoktur. başlı başına bir dünyadır aşk. ya tam ortasındasındır, merkezinde. ya da dışındasındır, hasretinde...

"elif şafak ın aşk adlı kitabından."
aşk ile insan arasındaki ilişki tilki ile kürkçü dükkanı gibi.ne kadar kaçarsak kaçalım bir şekilde yine aşık oluyoruz
seni düşünmek güzel şey
seni düşünmek ümitli şey
fakat artık ümit yetmiyor bana
ben artık şarkı dinlemek değil
şarkı söylemek istiyorum...
aşk için genel bir tanımlama yapılamasa da, herkes için farklı bi tanımı olsa da yan etkileri benzerdir.

sıklıkla görülen yan etkileri:
karın ağrısı, sadece belli ses ve görüntülere odaklanma, bi kilometre öteden hiç zorlanmadan onu farkedebilmek*

daha az görülen yan etkiler:
muhabbet kurcam diye saçma saçma konuşmak, şarkılarda onu hayal etmek, özlemek, kaybetme korkusu, arzulamak


seyrek görülen yan etkileri
sarhoş olup kapıya dayanmak, ağlamak, uyuşukluk, karamsarlık, yüzde sivilcelenme

nadir görülen yan etkileri:
hayatının geri kalanını mevzu bahis olan kişiyle geçirmeyi istemek, karaciğer sorunları*

görülmemesi umulan yan etkileri ise:
aşkından dövmek, ya benimsin ya kara toprağın

ilaç prospektüsü gibi oldu ama, arada dozunu kaçırmadan antidepresan olarak kullanılabilir.
saçmasapan bir şey. seviyorsun falan.
-ask nedir biliyor musun sevgilim?
-hayir canım bana aski anlat
-ask koklamaya doyamayacagin bir cicektir
-baska?
-ask baharda acan tatli bir yasemindir
-baska?
-ebeninki
tarif edilemez bir kriz, kopuş, cesaret veya felaket!
hem bir başlangıç; milat gibi, hem de herşeyin sonu; kıyamet gibi!!

(bkz: alfa ve omega benim)
nerde denk geldiğimi, okuduğumu hatırlamıyorum. şöyle bir şeydi:
sevdiğiniz bir şarkıyı duyarsınız biryerde ve eşlik etmeye başlarsınız. sonra araya başka şeyler; şehrin gürültüsü, insan sesleri.. vs girer. siz mırıldanmaya devam edersiniz ama müziğin sesi size gelmez. sonra sesler kesilir ve fark edersiniz ki hâlâ şarkıyla uyum içerisindesinizdir. (farkındayım, çok kofti bir açıklama oldu.)
işte, aşk da böyle bir şey. evet.
sevginin büyüğü, tutkunun küçüğü, acının daniskasıdır.
  • /
  • 6