astroloji

gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır. insanoğlunun yazılı tarihinin başından beri var olan astroloji bilimlerin en eskisidir.astroloji kader değildir, herşey insanın kendi elindedir. astroloji dönemleri inceler, fırsat alanlarını, şanslı zamanları, doğum haritanızda sizi kısıtlayan, zorlayan alanları, gecikmeleri gösterir. sonuçta nasıl hareket edeceğiniz, neler yapacağınız hepsi sizin iradeniz içindedir. gezegenlerin iyi açılar yaptığı şanslı dönemlerde, hiçbir şey yapmadan oturursanız bu fırsatları kaçırabilirsiniz. aynı şekilde gezegenlerin zorlayıcı etkiler yaptığı dönemlerde gerekli gayret ve azmi gösterirseniz tüm zorlukları aşabilir, farkında bile olmadığınız içinizdeki gücü ortaya çıkarabilirsiniz

(bkz:kova burcu)
zırvalık olarak düşündüğüm ama benimle aynı gün doğan arkadaşlarımla yanı anda boktan gün yaşadığımızı öğrenince; ya da iş görüşmelerinde burcumu sorup yönetici vasfınız doğuştan var dediklerinde *; iyi anlaştığım bir arkadaşım ben zaten filan burçla hep iyi anlaşırım diye yorum yapınca ister istemez fikir sahibi olduğumuz alan. bir de inanmadığınızı söylediğiniz de zaten sizin burç soyut şeylere inanmaz bile diyebiliyorlar.
burçlar astrolojinin %5'lik kısmı. o derece genel şeyler yani. insanlara karmaşık geldiği için astrolojinin en tırıvırı yüzüyle yaşıyoruz yıllardır. oysa ne ballı kaymaklı işlevleri var astrolojinin, bilmezler.
inananların bir hayli fazla olduğu, kişilerin doğum tarihleriyle burçlarıyla ilgili, ilerki dönemlerde neler yaşayabileceğinin tahmin edildiği sistem. kendilerine astrolog diyen kişiler tarafından yönetilir.
bilim dalı muamelesi çekilen, mallara bir kaşık bal çalan zırtopoz şeysi.
amk siz bilim cahillerinin!
herkesin anlaması beklenmeyen alan.
pek inandığım söylenemez ama bazen öyle şeyler okuyorum ki aynı beni anlatıyor lan!

ama güneş tutulmasından kötü etkilenmişim. öyle diyolla.
bir bilim dalı falan değildir. götümüzden sallamayalım lütfen.
bilim dalı değil. sinir etmeyin insanı.
iki soru düşündürüyor..

1) kendi burcum olmayan bir burcu okuduğumda beni yansıtmıyor ancak kendi burcum nasil oluyor da yansıtıyor ?

2) farklı karaktere sahip olan ikizlerin yükselen, ay, güneş ve diğer tüm burçlarının aynı olması nasıl izah ediliyor?
fal gibi işte. fala inanma, falsız da kalma misali... astrosuz da kalmayak..
ünlü astrolog rezzan kiraz'ın anlattığına göre kadim bir öğretinin paylaşımı için yaratılan ortak resim dili, bu bilimin karşıtı fanatikler tarafından yapılan kırımlarla yok olma noktasına gelince iskenderiye'den kaçıp marakeş'e sığınan bir grup bilim insanı bu görselce zengin ilmi -kimilerince simya olduğu savunulur- yetmiş iki kağıt parçasına basarak dünyanın dört bir yanına yayılması için çingenelere teslim eder. günümüzdeki iskambil kağıtlarının da atası olan bu ilk tarot destesi, çingenelerin elinde bir fal ve hurafe aracına dönüşür.

simyanın çağdaş kimyanın başlangıcı için önemine rağmen bir bilim olmaması gibi astronominin gelişmesinde rol oynamış olan astroloji de bir bilim değildir. başka bir deyişle bırakın milyonlarca ışık yılı uzaklıktaki yıldız kümelerini, dibinizdeki güneş bile kaderinizde bir değişim yaratmaz.
gezegen ve yıldızların insanların üzerindeki etkisini yorumlayan bir bilim dalıdır.
bu arkadaşa inandığım zamanları çok özlüyorum. götümde pijamam, evde tembelliğin masterini yaparken girdiğim burç sitelerinde kendime dair öğrendiğim her şey bana çok eğlenceli gelirdi. güneş burcu, yükselen, ay burcu hepsine ayrı ayrı bakar; bir de güneş burcu şu olan ay burcu da bu olan kişiler diye araştırmalar yapardım. ebesinin nikahına kadar burç okuduğum bu nalet dönem kendimi tanıma yolunda iyice mallaştığım bir dönemdi. eğlenceliydi ama. “ohaa e bu beniiim” diye şaşırmayı özlemişim.

şimdiyse gazete köşelerinde okuyup arkadaşlarla gırgırını yaptığımız bir olay oldu sadece. “ehehehe iş hayatımda bugün sıçrama olacakmış (işsizim)”.
ilgilenen ilgilenir.
ilgilenmeyen de ilgilenmez.
bu kadar basit.
ama bugüne kadar yaptığım bir ampirik bir gözlem:
ne kadar sözde bilimci varsa astrolojiye şiddetle karşı çıkıyor.
özde bilimciler ise şüphe ile yaklaşıyor ama inanmıyor.
nitekim astroloji ile ilgilenen kişiler olarak bizde şüphe ile yaklaşıyoruz.
soru işaretlerini gidermeye çalışıyoruz.
çıkıp da sözde bilimci bir gerizekalı gezegenler karakteri nasıl etkiler saçma falan diyince, devrim yaratmıyor yani. alıp o başınızı yanınıza bir düşünün; bizde bunu düşünebiliyoruz. hatta sizden çok çok çoook daha önce düşündük.
21. yüzyılda hala bazı insanların bu sözdebilime inanması, üstelik bazı insanların bunu hala bir sermaye olarak kullanabilmesi bir bruh momenttir.
doğum kontrolü olarak kullanılabilir aslında. mesela bana gelin, "sen ne burcusun? astrolojik haritanı çıkaracağım" falan deyin, ben de yalancıbilim ile ilgilendiğiniz için cinsellikten soğuyayım ve sizden uzaklaşayım.
peki madem astroloji yalan ve sadece dünyada yaşam var o zaman allah neden diğer gezegenleri yarattı diye sorduğumda da diğer gezegenlerde melekler ve cinler yaşıyor demişti din öğretmenimiz zamanında. bu durumda oradaki melekler, şeytanlar ve cinler bizim kaderimizi etkiliyor olabilirler mi? bence astroloji bu dediğimde de cevap verememişti.
fizik öğretmenimiz ise ateistti ve kepler kanunlarını incelediğimiz bir gün konuyu bu sefer ona açtığımda marsın üzerimdeki etkisinin kendisinin benim üzerimde yarattığı etkiden daha fazla olmadığını söyleyip astrolojiyi küçümsemişti. evrendeki düzenin bir tesadüf olduğunu düşünen adamdan ne beklersin ki zaten.
tüm astrolojik zırvaları bırakın:

s*kimle, d*şşağımın kavuşması 20 haziran'da gerçekleşiyor, bu pozisyon her yıl gerçekleşse de bu yıl son 3219039210 yılın ilk blueballs tutulması..
(yıllardır aynı şeyleri ezbere söyledikleri için) 1 tane kalıplaşmış burç kitabı okuyup hayatlarında hiç tez bile yazmamış olmalarına rağmen kitap yayınlayan, aralarında her meslekten/kesimden insanın olduğu sözde bilim dalı. bir de nasılsa anlamıyorlar diye kendilerini astrolog olarak tanıtan böceklerin yıldızları açıp ezberlenmiş aynı şeyleri söylemeleri de cabası. boş vaktiniz varsa bir kitap okuyun da kendinize biraz faydanız olsun. kırbacımı zor tutuyorum çocuğum.
  • /
  • 2