ayı sözlük

  • /
  • 17
ileride bir gün ünlü falan olursam söyle bir demeç yumurtlamama sebep olacak olan sözlüktür.
"bir sözlüge yazar oldum hayatim degisti"
ne olmuş/olmamış kim haklı/kim haksız tartışmasına girmiyorum. ne oldu da, ne ara kim ya da kimlerden dolayı burası bu hale geldi gibi klişelere de girmeyeceğim. güzel işler zamanında yapıldı ama iyi ama kötü herkes çorbaya tuzunu koydu, katkıda bulundu. her şeyin bir süresi varmış demek ki dolmuş bir şeylerin de süresi.

lakiiiin verilen onca emeğe rağmen kimse bu söylemleri ve tavırları hak etmedi diye düşünmekteyim.

her neyse tek istediğim bu sözler kayıtlara geçsin;

"burası benim yarattığım bir alan, kararları da ben veriyorum. bu kadar net! istemeyen gidebilir, kimseyi burada zorla tutmuyorum."

(bkz: ya sev ya terk et)

ok, bye!
amaçları dışında kullanılmaya çalışıldığında yanlış sonuçlar elde edileceği kesindir. burası sosyal bir paylaşım alanı olduğundan belli bir kuralı vardır. bu kuralların dışındaki amaçları entrylerde gördükçe insan hayal kırıklığına uğruyor. sözlükte yanlış anlaşılacak şeyler paylaşıp hayıflanmaktansa; yazdıklarımızı bir çok süzgeçten geçirerek yazmamız gerektiğine inanıyorum. sözlüğün özgür yapısına ters düşmeden bu rahatlıkla yapılabilmektedir. ama sözlük içerisindeki paylaşımların dışına çıkan arayışlar ve amaçlar sözlüğe zarar vermektedir. bu konuda kim olursa olsun kimseye taviz vermemek gerektiğini düşünüyorum. * yanlış anlaşılmamak ve anlamamak için çaba göstermek gerekmektedir. başta kendimiz olmak üzere.
8 ay önce tesadüfi bir şekilde haberdar olduğum, devamında kayıt olup kimi girdileri zevkle, kimi girdileri surat buruşturarak okuduğum; buna rağmen ilk gördüğüm andan bu yana belirli hamleleri yapması gerektiğine inandığım sözlük.

ayı sözlük'ün 2011 yılında bu yana faal olduğunu öğrenmek için herhangi bir arama motoruna "ayı sözlük" yazmak yeterli; kuruluş aşamaları, fikirleri vb. bir çok bilgiye sahip link pat diye çıkmakta önümüze. interaktif sözlükler sıralamalarında yer alan bir çok sözlüğe nazaran köklü, tematik görünse de aslında öyle olmayan, açık fikirli ve zengin içerikli bir sözlük burası. belirli bir yazar kitlesi var (ki eskiden bu kitle daha genişmiş) ve şu ana kadar hiçbir sözlükte görmediğim kadar geniş bir sosyal medya ağına sahip. sadece facebook, twitter, instagram değil google+, pinterest ve tumblr gibi interaktif sözlük platformlarının ikinci hatta üçüncü plana attığı alanlarda da ayı sözlük'ü görmek mümkün.

sosyal medyanın yanı sıra ayılarock ve homojen dergi gibi dirsek temasındaki alanlar ve çalışmalar ayı sözlük'ün değerini yükseltmekte

ancak

ayı sözlük, bir sözlük olarak yenilenmeli ve alt yapısını güçlendirmelidir. özellikle arayüz ve script konusunda ciddi bir yenilenmeye ihtiyacı olduğunu söyleyebilirim. ayı sözlükle aynı scripti kullanan şu anda birçok sözlük bulunmakta ve hepsi aynı tornadan çıkmış gibi birbirine benzemekte. bu scriptin (bildiğim kadarıyla) işlenmesi kolay. iyi bir arayüz tasarımı ve php kodlaması ise ayı sözlük, görsel ve erişim kolaylıkları bakımından da yazarların --tekrardan- dikkatini çekecek bir platfrom olacaktır.

bu sayede sol frame'in daha da harektlenmesini sağlayacak farklı fikirlerden yazarları görmeye başlayabilir; dahası sadece ayı'ların değil, ayı sözlük'ün tanımında da geçtiği gibi "lgbti içerikli katılımcı sözlük" ifadesinin tam karşılığı olduğunu hissedebiliriz. (farkındayım buradaki ifade biraz tartışmaya açık; ama bunu iyi niyetli olduğumu bilerek değerlendirirseniz sevinirim)

son 6-8 aylık süre içerisinde ayı sözlük, ortalama 1600-2300 aylık girdi arasında gidip gelmekte. bu sayının daha da yukarıya çıkması ve ayı sözlük'ün daha geniş kitlelere ulaşmasının; ayı sözlük'ten haberdar olmayan lgbti+ kişilerin dikkatini çekmesi ve onları kendi bünyesinde düşüncelerini paylaşmaları için davet etmesin, ayı sözlük'ün kendisini yenilemesi ile mümkün olacağına inanıyorum.

arayüzde yapılacak güzelleştirmeler ve geliştirmeler; php altyapısında yapılacak ufak dokunuşlar ve tanım yazılması sırasında işlemleri kolaylaştırıp yazılan girdiyi daha okunaklı ve güzel bir kompozisyonda gösterecek minik ayarlar ayı sözlük'ün üzerindeki toprağı silkeleyip ayağa kalkmasında önemli noktalar olacaktır.

şimdi ben neden ayı sözlük hakkında böyle eleştiri yüklü bir girdi yazdım?
cevabı basit aslında; bu kadar geniş bir sosyal ağa yayılmış durumda olan ayı sözlük'ün, bu kadar sönük kalması içime sinmiyor.

ayı sözlük bir katılımcı / interaktif sözlük müdür? yoksa aynı düşünce etrafındaki 3-5 insanın bir araya gelip yazıp çizdiği bir forum sayfası mıdır? önce bunu soruyu tekrardan bir ele almak gerekli sanırım; zira ayı sözlük, gerek lgbti+ temalı sanat dallarının tasniflenmesi ve okuyucuya ulaştırılması gerekse asdi gibi önemli bir platformun bilinmesi bakımından ilk basamak olma özelliği taşıyor.

yahu benim kullandığım temada, homojen logosunun içinde kalan dekupe edilmemiş beyaz parça ve homojen yazsının kenarlarındaki hatalı dekupe izleri siteye her girdiğimde sinirimi bozuyor :) bunu yenilemek bile bir başlangıç olacaktır illaki...

kızmaca darılmaca yok, ayı sözlük'ün iyi bir noktada olması gerektiğini düşünmesem bu satırları yazmazdım :)
yeni gelen bilgilere göre " entellerin gabilesi" miştir. öyle diyorlarmış sözlüğümüz için.

(bkz: woof)
artık tek tıklamayla oy verilebilen sözlük. böyle güzel oldu. oy verdikten sonra aynı başlığa da devam ediyor. facebook ve twitter paylaş butonları da ilave oldu, türkçe karakter problemi mevcut sadece, üzerinde çalışıyoruz. panda ve icimdeki ayı ya sevgiler burdan.

düşmeler ile ilgili 1 aydır sık sık bilgi veriyoruz ve sözlükte yazıyoruz, problem hala çözülebilmiş değil lakin araştırmadan direk buraya yazmakla da olmuyor bu işler. * sabırlarına hayran olduğum çoğu arkadaş yazdıkları entryleri göndermeden önce kopyalayarak idare ediyorlar. teşekkür ederim onlara.

(bkz: her şeyi devletten beklemek)
kadın yazarlar olarak entry girmediğiniz, yeni başlıklar açmadığınız sürece erkek egemenliğine teslim ettiğiniz sözlük.
'' baktığın insanları heteroseksüel diyerek geçme tanı '' mesajı veren alternatif oluşum.

(bkz: dikkat gay çıkabilir)
hani böyle yaz tatilinden sonra sınıf arkadaşlarını sıranı falan özlerdin ya bu 3 günlük ara öyle bir özleme oldu benim için
laf sokayım derken kendi kendini rezil eden, adeta güne gidip ilgi çekmeye çalışan hanım teyzeler gibi orada burada elinde çayla çar çar öterek reel hayatındaki sosyal eksikliğini acı bir yakarış ile tatmin etmeye çalışan yazarlar ile dolu platform. insanlara bir şeyler katmaktan, çevresine kendi değerlerini tanıtmaktan, yardım etmektense `kendimi nasıl tepede tutarım da herkes beni konuşur.. daha fazla dikkat çekmeliyim, o zaman yazarlara laf sokmaya çalışayım` formatlı hareketleri ile `denemeye devam` dedirtirler.
içinde bulunmaktan keyif aldığım bu güzide oluşumun bana atılan çamurla ilgili kısmına bundan yaklaşık 5 hafta önce (bkz:#251440)´da cevap vermiştim.
olayın tam da şu sıralar yeniden gündeme getirilmesi benim üzerimden de dark bear'e saldırılmak istendiğinin bir göstergesi. bir eküri var ve biri ötekine gaz veriyor anladığım kadarıyla. konudan bihaber kişiler de bir "kadın tacize uğradım diyorsa tacize uğramıştır" mahiyetinde yaklaşıyorlar ki öyle bir durum yok.

bana ithamda bulunan kişi ile temmuz ortalarından itibaren 3-4 kez zaman zaman kendisinin bana verdiği skype adresi üzerinden saatlerce cinsel içerikli olmayan sohbetler ettik. son sohbetimiz 14-15 ağustos gecesinde oldu. sohbet esnasında karşı tarafın elektriği kesildi ve bunun üzerine kendisi cep telefonundan bağlanarak sohbete devam etti. birazcık teknik bilgim olduğundan, skype'ın şarj yediğini biliyorum. bunun üzerine karşı tarafa whatsapp'a geçelim dilersen dedim. o da ikisi de telefonda var farketmez diye yanıt verdi. ben de dur ben seni ekleyeyim dedim ve internet üzerinde aleni bir şekilde duran telefonunu ekledim. 10 dakika kadar da oradan sohbet ettik ve iyi geceler dileyip ayrıldık. bu arada, kendisini internet üzerinde aleni olarak kişisel bilgilerini tutmaması gerektiği konusunda uyardım; zira iyi niyetli olmayan birilerinin tacizine kurban gidebilirdi! taciz konusunda birine uyarıda bulunurken taciz ile suçlanmak sanırım ancak böyle olur!!! telefonumu kapatmak üzereyken karşı tarafın beni engellediğini gördüm ve sözlükte çevrimiçi olan karşı tarafa mesaj attım neden böyle yaptığıyla ilgili olarak. özel mesajlaşmalarımız her ne kadar ben silmiş olsam da, sözlük veritabanında var. yöneticimiz de sanırım bu noktadan sonra o mesajlara bakmış ve haklılığımı görmüş. karşı taraf, bana suçlamada bulunan taraf ise ayrıca normal olarak her zaman yazdığım girilerimden bazıları için üzerine alınmış. kendisiyle ilgili olmadığı halde bu girilerde kendisine laf dokundurduğumu sanmış. yazdığım ve varsa sildiğim her giri sözlük veritabanındadır. incelendiklerinde bunun da bir itham olduğu görülecektir.

daha da diyecek bir şeyim yok.

edit: karşı taraf ile o tarihten beri hiç temasım olmamıştır.
trendsetter istanbul dergisinin mayıs 2013 sayısında yer bulacak olan interaktif sözlük.
açtığım günden bu güne, bana çok şey katmıştır. kesinlikle bir aktivist değilim, kendimi çok geliştirmiş biri de sayılmam. zaman zaman yaptığım hatalar ve agresif davranışlarım için de sözlük kullanıcılarından özür diliyorum. bu sitenin içindeki her görüşten düşünceden yazarın kelimelere cümlelere döktükleri entryler, zirveler sayesinde tanıdığım güzel insanlar bana çok şey öğretti. ki ben eşcinsel hayatımı yaşamaya başlayalı 3 yıl olmuşken, * sözlüğün 2 yıllık olması da bu siteyi iyi ki açmışım dememe sebep oluyor. olmasaydı şeklinde düşündüğümde de birkaç örnek var gözümde. şimdi ben gibi bir çok kişiye bir çok şey katan bu site umarım bir şekilde yayın yapmaya ve yeni yeni bir çok lgbt bireye destek olmaya devam eder.
burası bir "tutku" ve "utku" noktası!
burası bir "paylaşım" yeri; ama koz paylaşımı değil, hayat paylaşımı!
burası bir "dayanışma" mekanı; ama "kapışma" hiç değil!
burası bir "direnme" noktası, birbirimizden "iğrenme" değil!
burası bir "gelişim" merkezi, sadece "yiyişim" için değil!
burası bir "örnek duruş" sahası, "ördek vuruşu" değil!
çünkü, burası, bizim var oluş sahnemiz, asla yok oluş değil!!!!!!!
corona sebebiyle evde kalan sevgili dostlar ayı sözlüğü keşfettiler.

ne de güzel ettiler, aman aman...

fakat günden güne forumdan çok kişisel bloğa dönmeye başladı sözlük.

formata uygun şekilde yazmak bence zor değil; formata uygun şekilde de geyik yapılabilir, kendini ifade edebilir insan evladı.

bu anlamda bir iki örnek gösterilse ve o yönde arkdaşlar mı alınsa içeriye? bilemiyorum bu işler nasıl oluyordu tamamen unuttum.
istanbul burnumda tüterken, hangi hamam açık, hangi hamam kapalı diye googlelarken bulduğum sözlük. bir kaç başlığa bakayım dedim, mizah gayet yerinde. genel olarak sığır zihniyetli, düşük profilli ayıların olduğu bir ülkede, mizahtan anlayan ayıların da olduğunu görmek beni şaşırttı. nerdeymişsiniz siz yıllardır? nerelerde saklanmışsınız? yoksa kolay av olmak için yıllarca kezban rolüne mi büründünüz? beni mi kandırdınız? ne çektim ben de...
bir işe başlayalı 1.5 ay oldu, sözlüğü az ihmal ettim. sözlük ne duruma dönmüş, bir tarafta sözlükten atılanlar, bir tarafta atanlar, bir tarafta facebookta kötüleyenler, kötüleyenleri kötüleyenler... şaka mısınız siz yaw. burdaki kavga edenler bir de birbirini yakından tanıyan insanlar. şasırıyıorum bir daha sözlüğü boş bırakmayacağım.

vallaha kendi adıma sözlük yönetimini çıplak görmezsem bende ayrılcam, kızım sana söylüyorum gelinim sen anla.

hepimize biraz hoşgörü diliyorum, gercekle sanal yazıları ayırmanız dileklerimle. burdayım, gitmem sözlükten...
uzun uğraşlar, emekler, elde olan imkanlarla yapılan ayı sözlükte, yazarların bilgi paylaşımlarını görmek, keyif aldıklarını duymak, hissetmek büyük keyif veriyor bizlere. bu keyifin uzun sürmesi, hiç bitmemesi dileğiyle.
amacı dışında kullanıldığı vakit yan etkilerinin olacağı unutulmaması gerken biricik bebeğimizdir. hassastır, narindir.(bkz: ayı sözlük formatı ). açık saçık meydan muharebelerine kimsenin tanıklık etmemesi gerekendir. ne bileyim randevulaşın malazgirte, afyona, konya, trakya dolaylarına; taksime, kadıköye yada kızılaya falan gidin orda sumo güreşi yapın. kişiler dertlerini anlatmak istiyorlarsa kişiselleştirmeden yapmaları en doğrusudur. kimse hedef göstermesin, gösterilmesin ve lütfen kimse kimseyi deşifre etmesin ki tadına varalım diye düşünüyorum.sahi sırası gelmişken yapımda ve yayında emeği geçen, meşakkatli olan arkadaşlarımızın da ellerine sağlık. allah bozmasın.
(bkz: olur böyle vakalar adminler yakalar)
(bkz: oluyor böyle şeyler durduramıyoruz efenim)
(bkz: edepli ol ki genç kalasın)
(bkz: ağır ol da molla desinler)
  • /
  • 17