ayı sözlük yazarlarının evcil hayvanları

ev arkadaşı, yol arkadaşı da diyebiliriz kendisine 1 adet kedim var, torunlarım da olmuştu, ev çok kalabalıktı 5 torun 1 evlat ile hayat maddi manevi zordu..
neyse ki şu an huzur içinde başbaşa takılıyoruz saraydan bozma evimde.
3 tane kanarya, 1 tane saka. 2 tane muhhabbet kuşu. evim kuş cenneti gibi. sabahları saat kurmayıp kuş sesleriyle uyanmayı seviyorum.

şimdi de yavru kedi peşine düştüm. tüm malzemelerini sipariş verdim. scottish fold ve scottish straight sahipleneceğim. tek korkum kuşlarıma zarar verirler mi hiçbir fikrim yok. sadece çok küçükken alacağım için onların sesleriyle büyüyecekler. umarım saldırmazlar. olmadı odalarımı kuş odası, kedi odası şeklinde ayıracağım.
bir kedim var zaten başka hiçbir canlı varlık besleyemem ağzıma sıçar.
çocukken çimen adında bir kaplumbağam vardı ( suyunu rahat rahat yüzsün diye fazla koymuştum ve ertesi sabah ters dönmüştü), lisede bir akvaryum dolusu balığım vardı hep çoğalırlardı (üniversite kazanıp istanbul'a gelince ablama verdim şimdi hepsi cennette), buton adında egzotic shorthair bir kedim vardı ( ev arkadasım ve ben hem okuyup hem çalıştığımız için çok yoğunuz, ilgilenmiyoruz diye daha bol vakti olan bok hayvanı bir eve sahiplendirdik), yuva arayan boxer tip bir gözü gök mavi bir gözü kahverengi bir köpek sahiplendim (tuvalet eğitimi esnasında ev arkadaşım ile büyük problem yaşadık ve aldığım kişiye geri vermek zorunda kaldım), balaban ve remende adında iki japon balığım vardı (ev arkadaşımın ikizi ben yokken dinlenmemiş su ile değiştirmiş suyunu şoka uğradılar sonra hastalanıp öldüler),şimdi ev arkadaşım pug cinsi bir köpek sahiplenmek istiyor bakalım sonumuz ne olacak? neyse diyeceğim o ki evinize bir çiçek dahi alsanız o canlıya bakacak yeterli vaktiniz, enerjiniz yoksa, sorumluluğunu tamamen alamayacak iseniz, yeterli bilince ve bilgiye sahip değilseniz, o canlının ihtiyaçlarını karşılayamacak, iyi yönlerinden faydalanıp kötü yönlerinden şikayet edip ondan vazgeçeçekseniz o canlıyı sizin yaşam alanınıza dahil etmeyin. hiç ama hiçbir zaman büyümeyecek bir çocuk olan ve yaşamak için sürekli sizin yardımınıza muhtaç olan bu canlılara ihtiyaçları olanı değil de sadece sizin verdiğiniz kadarına sahip olmalarına sebep olmayın.
eceliyle öldüğünü sanarken gectigimiz hafta 2. kez kursunlanmasi sonucu öldüğünü ogrendigim kedim asil. yasasaydi 10 yasinda olacakti.
eskiden köpeğim vardı. şu an evcil hayvansız kaldım. eve huzur verdiği kesin ama tüy dökme problemi yemek yeme isteğimi sıfıra indiriyordu. eve gelenler ise zaman zaman bu durumdan tiksiniyordur eminim. neyse ki evde hayvan besleme işini bıraktım.
nihayet miniklerim artık benimle. nasıl da sevimliler bir görseniz. kızımız holly cream bir scottish fold. oğlumuz greg de gri blue bir scottish straight. yeni evlerine alışma aşamasındalar.
elimi,ayağımı sikmeye çalışan bir muhabbet kuşum var. çok azgın. aileden kimin elini ,ayağını gorse kur yapıp kusuyor. azgın dişi arıyorum. duyrulur.*
şimdi gözleriyle beni seyrederken entry giriyorum. simsiyan bir yaşında terrier cinsi kızım var. bakışlarına aldandığım, şapşik kızım.
bir yaşında herkesin abdullah dediği oysa sosyal medya da anket sonucu en çok oy alan lades ismini verdiğim sarman bir kedim var. kendisi asla uslu değil, sürekli olarak çıplak gördüğü kol ve ayaklara saldırmaya meyilli, evde her an her yerde pusu kuran sadece mama istediği zaman yanaşan bencil pisliğin teki. ama tüm bunlara rağmen düzenli olarak her gece saçımı yalayarak temizler, uzandığımda kucağıma çıkıp hemen mırıldar, apartmana girdiğim an sesimi ve ya kokumu duyup direkt kapıya koşar bacağımda yuvarlanır. her ne kadar bazen nefret atsakta birbirimize o iyi ki kollarımda tırnaklarının izini, kazaklarımda tüylerini, halılarımda kumlarını bırakıyor. en iyi sırdaşım her ne anlatırsam anlatayım kimseye asla anlatmaz.
benim canım kedim o, o iyi ki var!
pakize adında sahibi gibi çılgın bir muhabbet kuşum var. apartmanda yumurtadan yeni çıkmış yavruları varken gebe kalmasıyla meşhur siz sormadan yazayım evet kürt.
edit: yazdıktan sonra farkettim erkek olan kuşum hakkında bilgi vermemişim. onunla yıldızımız bir türlü barışmadı. bir ad bile koyamadım pakizenin kocası diye hitap ediyorum öyle de kaldı.
2017 senesinde örümceğim vardı.
seyhan diyordum ona, sebebini bilmiyorum.
bir gün gözüm kendiğinden şişmeye başladı ve sonunda tamamen kapandı.
doktora gittim, bir makina ile büyüterek gözüme baktı.
ve küçük bir delik gördü. seyhan ısırmış beni uyurken.
ablam kavanozla yakalayıp camdan aşağı atmıştı sonra.
ablam ayrılık yaşamamız sonucu çocuklarımı benden almıştı ve 2 aydır falan aliye gibi takılıyordum. artık kedisizliğe dayanamıyorum. annemlerin kedisini almaya karar verdim. zaten annem bakamıyor. bir aksilik çıkmazsa 17 mart'ta bende minnoş. doğru dürüst ismi de yok. kendisi sarı, yavru bir sokak kedisi. phoebe epey anlamlı olacak*.
2010. bireysel olarak ilk köpeğim; komşunun bahçesinde beslediği köpeğin yavrusuydu. dogduklari gece tüm yavruları bir gelincik tarafından yenmiş sadece bu çelimsiz yavru kalmıştı. o yavrunun da bir partisini parçalamış 3 bacaklı bırakmıştı yavruyu.

eğer bugün ev tutarsam bunu alırım demiştim. aynı gün o yavrunun şansına evi tuttum. 2 ay sonra da eve getirdik yavruyu adını çoktan koymuştuk şanslı olacaktı.

3 bacaklı orta boy melez bir ırk.

2012 de 2.5 yaşında iken aile ziyareti sırasında kayboldu. sonra görgü tanıklarının soyledigine göre ana caddeye kadar gitmiş bir otobüs çarpmış ve ölmüştü. hala inanmam öldüğüne, bir yerde karşıma çıkacak gibi gelir. adı şanslı idi ama çok şanssız bir hayvancikti...

şanslı sayesinde edindigjm tecrübeyle 2016 da abimin komşusunun bakarsan vereyim dediği bir köpek daha sahiplendim adı cadı idi 1.5 aylık avucum kadar bir şey. çok tatlıydı ama çirkin adını verdim. bahtı güzel olsun diye.

farklı zamanlarda başına gelen bir kedi, bir köpek saldırısı, bir servis minibüsünün ve bir jipin üstünden geçmesi gibi şok geçirtecek cinsten durumlardan sağ sağlim kurtuldu.

4.5 - 5 yıldır benimle... pandemiden sonra yanına 2. bir can almayı planlıyoruz ama aramiyoruz.

o canın beni bir şekilde bulacağına inanıyorum. hep buna inandım. hiç yanılmadım.
pakize'yi aklıma getiren başlık olmuştur. birkaç üstte bahsettiğim gibi pek doğurgan bir kuştu kensi. pek ötmezdi evi de kirletmezdi. sıkıldı sanırım bizden birgün ansızın kaçtı gitti. eminim gittiği yerde doğurup duruyordur. uzun ömrün olsun pakize. çok özledik seni.
daha eskilere gidecek olursam 5 yaşında evde fıstık deyip ıslık sesi çıkartan papağan olduğunu hatırlıyorum. annem istemediği için babam arkadaşına verdi diye çok ağlamıştım.

daha sonra 2 muhabbet, 2 kanarya, 2 cennet papağanı besledik balkona diğer kuşlar gelirdi.

daha sonra evde civcivlere tavuk /horoz olana kadar bakardık, 7 yaşındaydım ablam ölmesin diye bir civcivi yatağa koymuş hayvancağız kolunun altında kalıp ölmüştü ona da ağlamıştım.

daha sonrası 2 tavşan besledik evde bir ara kayboldular ortadan sonra bahçedeki bir delikte 8-10 tane yavru ile bulmuştuk.

sokaktan bulduğumuzu eve getiriyorduk eskiden güzel zamanlardı.
norveç orman anneden iranlı babasından ama annesine çeken uğur
isminde ve ekim isminde bir sokak kedisi olmak üzere iki kedim var şu an başka evde olsalar da. çok güzel bir şey evcil hayvan sahiplenmek ama bir çocuk gibi ilgi istiyorlar. uğur mesela köpek gibi iri cüsseli, soğuk iklim kedisi ha bire dışarda gezmek ister hareketli bi kedi. tasmayla her gün itinayla gezdiriyoruz ve çam ağacı kokluyoruz. iyi besleyip iyi bir sağlık imkanı sunacaksın. üreme imkanı yoksa kısırlaştıracaksın vs. ama yalnız yaşayan birisi için tavsiye etmiyorum. benimkiler ben evde yokken mama yemezler. cins kedi köpek de almayın lütfen. hayvanları zorla üretiyorlar. illa cins derseniz de barınaklarda var.
evcil hayvan demeyelim de evlat dersek 2 tane var!

  • /
  • 2