doktor dövmek

http://www.mobesevideo.com/bakirkoy-sadi...

insanlık dışı bir olaydır. kadın dövmekle ya da öğrenci dövmekle aynı şey değildir, karıştırmayınız.
bir örneği de haseki araştırma ve eğitim hastanesinde yaşanmıştır.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/20328051.asp
sağlık bakanlığının sadece hasta eksenli göstermelik politikaları, kışkırtma çabaları, cahillik, doktorculuk oynama kavramlarının yarattığı muazzam şiddetin görsel yansıması. hasta veya hasta yakınlarının belirlediği tedaviyi uygulamadığı, ölüyü diriltemediği için dövülen/öldürülen doktorlar buzdağının sadece görünen yüzü. ne de olsa sırada halkın dilinden/derdinden anlamayacak ithal doktorlar var.
son zamanlarda moda olan şerefsizlik akımı.gerçi her zaman sağlık personeline şiddet vardı ama sayın bakanımız recep akdağ zamanında tavan yaptı.hastalara kontrolsüz bir özgüven verdi.paranızı veriyorum istersem öldürürüm bile diyor adamlar demekle kalmıyor yapıyorlar da.bunu sıradan vatandaş yapıyor milletvekili yapıyor kaymakamı yapıyor.bu durum böyleyken hangi sağlıkçı hastaya sevgi ve ilgiyle yaklaşır, artık her hasta potansiyel katilimiz durumunda.
mevzuyu özetleyen sendika broşüründen alınmış sözler aynen şöyledir efendim:

hemşire yok mu..? yok..! çünkü nöbette dövdünüz...
ebe yok mu? yok...! çünkü sağlık evinde tecavüz ettiniz...
112 yok mu..? yok..! çünkü gereksiz her vakaya çağırdığınız için kaza geçirdi...
doktor yok mu..? yok..! çünkü onu da öldürdünüz...!
şimdi sağlık çalışanlarından güler yüz bekleyen insanlara soruyorum bu kadar canımız yanmışken daha ne kadar verebiliriz size kendimizden..?!
sırf siz daha sağlıklı olun diye biz uykumuzdan feragat ediyorken, çocuklarımızın büyüdüğünü göremiyorken, düğünlerimize gidemiyorken, ailemizin cenazesine bile katılamıyorken mükafatımız kefen olmamalıydı..!
beyaz önlükten tek anlaşılan bu olmamalıydı..!
bugün öğretmeni dövmek neredeyse meşru iken ve dayağı yiyen öğretmen yine kendi amirlerince/bakanlığınca kabahatli bulunuyor ve bir takım yaptırımlara maruz kalabiliyorken aslında şaşırmadım bu habere.
elbette ben de tepkiliyim herhangi birinin şiddete maruz kalmasına
çok acı bir olay.. tüm olanlara rağmen medyada duyulmayan benzer binlerce habere rağmen yine de bu kutsal mesleği seçmekten hala gurur duyuyorum...
iyice azdı bu millet demeden edemediğim durumdur. bir benzeri de erzurumda yaşanmıştır. ilginç ve insanın zoruna giden yanı, dayak atanların ifadesinin alındıktan sonra serbest bırakılmasıdır. zannımca organların bu işe el atma zamanı gelmelidir. elbetteki yasama, yürütme ve yargı organları.*
şiddet türkiye topraklarının neredeyse her santimetrekaresinde vuku buluyor. her şanssız grup bu vukuatlardan nasibini alıyor. doktorlar ise bu durumdan en az müsdarip olan gruptur. örneğin her gün medyada mutlaka bir kadın cinayetine ya da mağduriyetine rastlıyoruz. sanırım bu durumu o kadar içselleştirdikki artık garipsemiyoruz. ancak doktora yapılan tek tük şiddet vakaları bizde aşırı hassasiyet yaratabiliyor nedense. başbakanın her gün medyada yer bulan kadın cinayetleri konusunda tek laf etmeyip de tek tük yaşanan doktor dövme olaylarını insanlık suçu olarak tanımlaması sadece bana mı garip geliyor? doktorlar üstün insan falanlar mı? onları diğer insanlardan ayrıcalıklı yapan tarafları nedir? bir insan evladı bana bunu açıklayabilir mi?

bu olan bitenlere tabiki alkış tutmuyorum ama ya ortadaki müthiş mantık hatasını görebilen tek kişi benim ya da sözlükteki en müthiş idiyot benim.
üstteki adam dogru söylüyor ,mardinde 35kisi 12 yasindaki kiza tecavüz etti iki sene boyunca aldiklari ceza 4.5 yil ,ayni sey siirt te oldu alacaklari ceza belli ,bartinda da oldu rizasi varmış dediler ,haftada 3 kadin cinayeti ,ogretmen saldırıları , cezaevinde cocuk mahkumlara taciz ve iskenceler ,yumurta atma protestosuna 5yil hapis talebi ?
butun bunlar varken doktor dövmek ? elbette ki vahşet ,ama sen yukarıdakileri görmeden direkt doktora takılıyosan cok sey kaciriyosun ,daha kötüsü taraf oluyosun haberin yok derim.
şiddet hiç bir boyutta onaylanamaz. doktor ve veya sağlık personeline uygulanan şiddet ve cinayetler diğerlerinden daha kötü değil elbette. belirtmekte fayda var. yardım bulmak için gittiğiniz insanlardan bahsediyorsunuz. hastalığınıza çare arıyorsunuz. o dövdüğünüz öldürdüğünüz insanlar sizi ananızı babanızı kardeşinizi çocuğunuzu hayata bağlamaya çalışıyor. üstün insan mıdır doktorlar. insan olarak değil belki, yaptığı iş açısından evet üstün insanlar. kaç tane doktor olduğu, ne zor şartlarda yaşandığı, o meslek öğrenilinceye kadar neler yaşandığı, nasıl büyük bir hayatsal yatırım olduğunu bilmek lazım. yıllarınızı bir mesleği öğrenmek için harcıyorsunuz. bir uzman doktor liseden sonra en iyi şartlarda 11 yıl da öğreniyor işini. liseden sonra. toplamda neredeyse 22 yıl eğitim içinde bir hayat. nöbetler, insanlık dışı çalışma saatleri. en kötüsü de insanların sizden beklentisi. yardım, şifa bekliyorlar. hiç birinin çocuğunun öldüğünü gözlerine bakarak söylemek zorunda kaldınız mı? bir insanın hayatı, ama tam anlamıyla hayatı ellerinizin arasında kaldı mı? o eller ve o akıl ve o yetenek o insanın ölmesine yada yaşamasına neden oldu mu? doktorlar üstün insan değiller. sadece yaptıkları iş üstün. bütün bunların hiçbiri diğer şiddet ve cinayetlerden daha dramatik olduğunu düşündürmüyor bana. yardım için gittiğiniz birini öldürmek korkunç. hayatını koyuyorsun ortaya, gelip çalıyorlar o hayatı. hepsi bu.
evet... öyle sanıyorum insanların kafasında doktorların "üstün insan" olduğuna dair bir kod olduğuna inanacak kadar şimdi yeteri kadar delile sahibim. öncelikle belirteyim: benim için kutsal bir meslek yoktur, işini iyi yapan insan kutsaldır benim için * * yok bu insanlar bize yardım etmek için gönderilmiş melekvari yaratıklardır, yok bu işi yapmak için bir ömür ortaya koymuşlar falan... bunlar sadece tipik dramatik türk insanı savunması. her insan grubunu yüceltmek için bu tip dramalar yapmak mümkündür. örneğin ben şimdi kadınların yüceliğyle ilgili öyle bir edebiyat parçalarım ki, bizi 9 ay karnında taşımasından girer, yaptığı hayati fedakarlıklardan çıkarım, sonra da bu insanlara nasıl el kaldırılır diye sorarım.

sanki hiç hastaneye gitmedik! sanki hiç doktor görmedik! işini layıkıyla yapan oldukça değerli doktorlarla tanıştım ancak, genel tablo konusunda oldukça kötümserim maalesef. müthiş bir ilgisizlikle ve zoraki işini yapan ve hastaya kötü muamele eden, cahilliğinden ya da üstün körü işler çıkarmasından dolayı hastaya ciddi zaralar veren doktorlar da türkiye'nin bir gerçeği. hem de işini iyi yapanlardan daha büyük bir gerçek. yaşadığım son olaydan örnek vereyim. 1 yılı aşkın süredir sol bacağımda ciddi bir eklem ağrısıyla yaşıyorum. tedavimi geciktirdim çünkü bu denli sikimsonik işleyen bir sağlık sisteminde bacağımın iyileşmesini bırak, bacağımı kesip alacaklarına adım kadar eminim. doktorların insanları yürüyen et parçaları olan malzemeler olarak görmesine varan ilgisizlik de cabası. velhasıl kelam, ağrılar rahatsız edici boyutlara varınca hastaneye gidip haklı olduğumu bir kez daha görüp bir kez daha lanet ettim. tedavinin sonunu getiremedim çünkü benim o muayne kuyruğunda harcayacak bir 5 saatim daha yok, benim o ilgisizliğe dayanacak başka bir tahammül sınırım da yok *. dolayısıyla şu an hala o eklem ağrılarıyla yaşıyorum. o yüzden kimse çıkıp da doktorlar şifa dağıtmak için böyle çırpınıyor, şöyle savaş veriyor, öyle halk kahramanlarıdır falan diye yırtınmasın, gerçekten çok komik oluyor. *

aslında bu kadar uzatmak istemezdim, konudan bayağa bir saptım ancak doktorların üstün insanlar oldukları ya da üstün işler yaptıkları ön kabulü gerçeğin ne olduğunu anlamamızı oldukça güçleştiriyor. öyle sanıyorum hepimiz şiddetin kime yapılırsa yapılsın kötü bir şey olduğu konusunda hemfikiriz, ancak kusura bakmayın bu şiddetin mağduru doktorlar oldu diye başkalarına duyduğum üzüntüden daha fazla üzüntü duymuyorum-duyamıyorum.
celal bayar üniversitesi tıp fakültesi doktorlarının artık başına gelmeyecek* hadise. üniversite yönetimi doktorlara yakın savunma sporu eğitimi verecekmiş. * *

http://www.hurriyet.com.tr/saglik/20525652.asp
http://video.haberturk.com/haber/video/kadin-doktora-dayak/70549
sırf bu yüzden tıp okumayı reddeden yeni bir nesil ortaya çıkacak. böylece tıp puanları düşüp polis koleji puanları tavan yapacak. gerçi her köşede cami var artık, doktora gerek yok artık. hastaneleri yıkıp cami yapmalıyız bence çünkü sığmıyoruz artık camilere, dışarıda namaz kılmak zorunda kalıyorlar. tanrı hepimizi korusun! dua edelim aziz dostlarım.
tıbbiye mezunu kişiye gösterilen darp eyledmidir. sonuçları çift taraflı ağır olabilir şöyleki dayağı yiyen doktorun ağzı yüzü dağılır, doktor yanına bırakır mı? bir darp raporu sonra dayağı atan insana bir dava aman yarabbi uzarda uzar.
toplumsal cinnetimizin son perdesi, acılarından saçmalayan insanların moda veya alışkanlık haline getirdiği eylem.
birkez de olsa yaşandığında meslekten soğutan olaydır.
bir akp dönemi klasik rezaleti.
insan hakları ihlalleri, sosyal güvenlikte hak kayıpları, reel ücretlerde gerileme, kadın cinayetlerinde rekor artış, yoksul nüfusun büyümesi ve gelir dağılımındaki uçurumun büyümesi,...vb. tüm güzelliklerin üzerine tüy diker!