düşün ki o bunu okuyor
insan en çok geçmişinden kaçıyor ama insanı en çok da geçmişi mutlu ediyor derler şu an geçen seneyi yaşamak için neler vermezdim. özlüyorum köfte dudak.
bunu okuyacağını pek zannetmiyorum çünkü sen okuma yazma bilmiyorsun urfalı seksi amele.
sana defalarca bir şeyler yazdım ama eminim ki hiçbiri sende tam olarak bir şeyler ifade etmedi. eğlenceli geliyor bile olabilir yazdıklarım ama ben bir çoğunu ağlayarak yazdım. sana açılırken aklımdan geçen tek şey senin hakkında hiçbir şey bilmediğimdi. bunu anladın ve elinden geldiğince çok tanıştın benimle. seni hala çok seviyorum. buna aşk mı dersin sevgi mi bilmem ama beni geceleri ağlatmaya devam ediyorsun. hetero olmanı çok umursamıyorum, bisex veya lezbiyen dahi olsan bakmazdım bana, biliyorum. bana yaklaşımların için teşekkür ederim aşık olduğum kadın. sana hala deliler gibi aşığım
benim gibi seni sevebilecek, değer verecek, kötü gününde destek olacak, sadık kalacak birini naaaah bulursun. kendi düşen ağlamaz. ha bunları da sana trip olması adına veya kendimi mükemmel gördüğüm için söylemiyorum. insanlar o kadar kötüler ki evet ben onların arasında pırlanta gibi parlıyorum. sadece sen körsün.
her canın yandığında, her özlediğinde bana yazıyorsun.
yorgo diyorsun içim gidiyor. elini uzatıyorsun tutayım diye ama ben uzattığım anda geri çekiyorsun elini.
biz bitmiştik hani? silmiştim seni yok etmiştim nasıl işledin içime, kalbime tekrardan.
usandım seni sevmekten artık biliyor musun? yordun beni, kalbimi, beynimi. artık ne kalbimi dinleyebiliyorum ne de mantığımı.
bitemiyoruz oğlum işte. devamda edemiyoruz neden yapıyorsun bunu bana.
neden her aradığinda koşarak yanına geliyorum neden arıyorsun beni.
bırak kokun gitsin burnumdan bırak silinsin sesin kulaklarımdan.
gözden ırak ol izin ver kalbimden sileyim seni.
sevgin lanetim olmuş, sevgim kefaretim.
düşünüyorum da burayı okuduğunu. evet okur ama anlayabilir mi bilmem
vay demekki seninde yolun sözlüğe düştü
senin gibi beni kimse sevmedi, dönmedin gittiğin yerden geri
orospu çocuğu, zaten bamyaydı.
senden yana içim rahat, hayatın mutsuz ve memnuniyetsizliklerle geçip gidecek. ancak kendimden yana rahat değil. çünkü seni seviyorum ve mutsuz olman beni daima üzecek. hoşçakal tırtılım. artık bir kelebek ol ve benim değilsin.
zamanın yaşadığım ve yaşattığın her şey için teşekkürler. güzel zamanlardı. çok güldük. çok gezdik. çok konuştuk. çok ağladık. çok kavga ettik. birbirimizin her şeyi olduk ve her şeyi birbirimizi sunduk. tüm içimizle dışımızla bir şeyler büyüttük.
ben de çok şey yaptım. ben de çok hata yaptım. yapmamam gereken şeyleri yaptım. söylememem gereken şeyleri söylemişimdir.
beni sevmemişsindir eskisi kadar. artık bir şey hissetmiyorsundur o da olabilir. bir başkasıyla tanışıp, ona yalvarıp yakarıp sevgili olmak doğru mu? beni arayıp beni çok sevdiğini söylerken, bir başkasına yine nasıl seni seviyorum dedin? benimle 3 yılını dolduğun gün başkasıyla da 6 aylık bir ilişki nasıl meydana getirdin?
hayat kötü şeyler çıkarıyor karşımıza ama en kötüsü senmişsin.
o diyebileceğim kadar değerli ve canımı acıtan biri yok
seni kaybedeli bir yıl oldu. bu kadar zaman bile her şeyin normale dönmesine yetiyor.
sen ölmeden önce bir gün okula giderken bir şarkı çalmıştı duyunca hüngür hüngür ağlamıştım. kontrol edememiştim kendimi. şimdilerde seni düşünürken özleyip ağlayabilmeyi isterdim ama yapamıyorum. demek o gün vedalaşmıştım seninle.
normal bir ilişkimiz olmadı hiç. bunun kendimden kaynaklanan kısımlarından dolayı üzgünüm ama özür de dilemem.
varlığın/bilincin hala bir şekilde devam ediyorsa umarım mutlusundur.
belki paralel evrenlerin birinde çok daha güzel bir ilişkimiz vardır. varsa bu ikimiz adına tek tesellim olurdu.
beni tamamen terk ettiğini de sanma. bazen sen yapınca kızdığım şeyleri yaparken buluyorum kendimi. çok bilmiş, ben her işten anlarım tavırlarını görüyorum kendimde. hala benimlesin bir şekilde.
nasıl oldu inan ki ben de bilmiyorum, hem sana bu kadar yakın hem bu kadar uzak... ismini duyduğumda bile dolan gözlerimde artık dökecek yaş kalmadı. ben hep derdim ki kendimi "ben istenmiyor olmak ilgiliyim" ve galiba hep istenmiyor olarak kalacağım. sen ömrümde beni ilk kez isteyen biriydin. sevgine ihanet ettim,senin sevdiğin gibi seni sevemedim. özür dilerim... biliyorum hiç bir özür bunu değiştiremez artık ve gittikçe yaşamaktan uzaklaşan bana veremez artık geri seni ama elimden geldiğince özür dilerim. çok mutlusun, arada beni de mutlu eden şeyler söylüyorsun, yalnız kalmamam için vaktini ayırıyorsun ama nedensiz bir kıskançlıkla seni çok mutlu eden insanı kıskanıyorum ben,, bunun için de özür dilerim. şimdi dışarıda yağmur yağıyor, gönlüme yağıyor demişti bir şair, artık bende yağacak bir gönül bile bulamıyor... 20 senelik ömrümde bana ilk defa yaşadığımı hissettiren bir kardeş, bir dost ve her şeyim oldun yalnızca bir eksikle, o eksiği senden istemeye hakkım yoktu, biliyorum. bu yüzden önce kendimden ve sonra olmanı isteyip de olmadığın için kırıldığım her telinden özür dilerim. seni seviyorum ...
sen buraya girmezsin ama olur da bir gün girer görürsen sana söylediklerimden farklı birşey görmeyeceksin; sana aşığım kadınım... sana doyamadığım için uzun bir ömrüm olsun istiyorum... seni daha çok sevebilmek için ölümsüz olmayı isterdim.
şimdi bir başkasının kollarında uyuyorsun, birkaç saat önce konuştuk. sesinden uzun zamandır duymadığım bir mutluluk akıyordu. içimde kelebekler açtı birkaç saniyeliğine, sonra hepsi intihar edip karartı içimi... yarın birkaç fotoğraf atarsın gibi geliyor bana, aslında bu gece bekledim elimde sigarayla. nasıl kaldırırım, nasıl katlanırım? ben de bilmiyorum. seni mutlu eden ben olmak isterdim... geçen gün konuşurken şey demiştim sana, keşke başka bi yaşamda karşıma çıkarsaydı hayat seni, sen öyle ben böyle... anlamadın, hayır bu hayat olmasaydı benim bu kadar iyi bir kardeşim olmazdı dedin bana ama benim dileğim bambaşkaydı... evet, şu an şu saniye bir başkasının kollarındasın, sanki deprem olmuş ve bu şehirdeki tüm binalar aynı anda üstüme yıkılmış gibi, enkazdan sağa çıkamıyorum galiba. sen mutlu ol diyorum yine de, sesin hep bu kadar mutlu gelsin bana. bırak açmasın benim içimde baharlar, hem alışırım ben. nelere alıştım bunca zaman ah bir bilsen.
bugün fark ettim ki canımı yakan şey seninle hiç sarılıp uyuyamayacak olmakmış. nasıl anlatsam bu boşluğu? sanki şehirlerce insanı koysam oraya dolmazmış gibi.sen orada ben burada...
canım benim, iki gözümün çiçeği... ne yaptıysam olmadı, kazıyamadım seni içimden. bir bilsen senden ve kendimden ne kadar gitmek istediğimi, ah bir anlasan ben anlatmadan da içimdeki gök gürültülerini... seni başkasının kollarında görmenin beni mezardan farksız kıldığını sana nasıl anlatırım? o fotoğraflara bakıp yaktığım sigaraların haddi hesabı yok mesela ama bunu sana söylesem ne olur? bir balkonda edilen duaları, nolur nasıl dinecekse dinsin bu acı diye sessizce feryatları...
senle hatırlamayı sevdiğim anlardan birisi, bir gün hiç sebepsiz bin parça olduğum bir akşam kapı önüne gelip, merdiven başında bana huzurlu bir şekilde duman ve model şarkıları mırıldanman.
yorulmuş bedenim, kesilmiş nefesim, kalbim yok yerinde, ellerinde ellerim...
umuyorum öteki taraf varsa iyi bir öteki taraf hayatı yaşıyorsundur. rest in peace.