düşün ki o bunu okuyor
bugün saatlerce ağladım. bir parçam da kopup gitti o telefon kapanınca. sadece soruyorum kendime, hayata, sana "neden?". nereye gidersek gidelim, ne kadar zaman geçerse geçsin, hayatımda ne değişirse değişsin geçmeyecek sanki. içimde bir yerler acıyor sadece.
sana dair ne varsa sildim zannetmiştim. yanılmışım. haritalar uygulamasına girince fark ettim, senin adresini ev olarak kaydetmişim. onu da sildim.
stalkta master yapacak kadar çaresizliğe sürükleniyorum. çaresizim. sen de öylesin biliyorum. içim içimi yiyor. ama susup duruyorum. senin için mutlu olmak zorundayım. mutsuz olsam bile buna zorundayım. birkaç gündür çok meşgulüm. ama bu kafa dağınıklığında bile aklımda hep sen. bir uyuyup uyanalım bakalım. yarın neler olacak ?
hoş geleceğini biliyorum..
keşke sana aşık olduğumu söylemeseydim de, arkadaş olarak kalsaydık.
bunu okuyacağını pek zannetmiyorum çünkü sen bu sitede yazar değilsin.
çok uzattım, istediğin şeyi yapmakta geç kaldım ama yapıyorum işte.
hmm demek konuşmuyorsun. peki sen bilirsin. süper bir erkeği kaçırdın hayatından.
hani bazen kenarına oturuyorum ya koltuğun sen uzanınca kanepeye. buradan daha rahat görüyorum diyorum. diğer koltukta boynum ağrıyor sözde. hepsi sana bir santim daha yakın olabilmek için, çünkü elimden tek gelen bu.
ulan 4. yılımızda köpek gibi sevmeme rağmen sırf sen önüne bak diye ayrıldım senden. biliyorsun sadece senin iyiliğin için yaptım bunu. yıl başı gecesi ne varsa içimde döktüm sana. olduramıyorum sensiz dememe rağmen ''sen haklıydın, sonunda ayrılacaktık'' dedin ya bana çok koydu bilesin.
umarım çok istediğin evlilik olur, umarım işin hep iyi gider ve umarım yüzüne rüzgar vurduğunda, en sevdiğim şarkıyı duyduğunda beni hatırlamazsın. o zaman çok geç olacak senin için.
ben mi? ayağı kırık at misali koşmaktan vazgeçtim, yaşamaktan değil bunu da bil.
dudakların aklımdan çıkmıyor
bazen aklıma geliyorsun durup dururken ve gülümsüyorum. gözlerim hafif kısılıyor ve kendimi umutlu hissediyorum
arkadaşlık isteğimi kabul ettiğin için sağol.dm den yürüyüp yürümeme konusunda ise hala kararsızım.
bu yazıyı okuyan kişi
şuan nerdesin ne yapıyorsun nasıl oldugunu, neler yaşadın neler yaşıyorsun ilerde neler yaşayacaksın bilmiyorum ama her ne yaşadıysan neye uzulduysen sana hayal kırıklığı yaratan her neyse hiç bir şey için üzülmeye değmez
gözünde ki ve yüreğindeki göz yaşlarını sil, içinde ki umudu öldürmek isteyen bir çok kişi olacak onu iyi yere sakla mesela yüreğinin en derin yerine,hiç bir şey senin kadar önemli değil,karşına iyisi kötü ile tonlarca insan gelecektir ama sen hiç bir zaman alçakgönüllülüğü kaybetme,herkesi sevgi ile kucakla ve unutma bir gün sende bende tüm insanlar mutlu olacak o zamana kadar içindeki umudun yaşaması dileği ile
ışık ve sevgi tarafında kal....
bunu okuyacağını zannetmiyorum sen okuma bilseydin sana bakan bu bir çift gözden anlardın her şeyi
o yazdığın metinlerdeki kurgu karakterlerden bari feyz alaydın; hepsi cesur, civan mert karakterler. kendinden de birşeyler kat mesela korkaklığı, yalanı, alçaklığı. nefret insanın omzuna binmiş bir yük. benim için yok hükmündesin, senden nefret bile edemiyorum. "nefretimi kaybettim hükümsüzdür."
buraya kadarmış.keşke içimdeki sevgiyi bitirmek için daha az çaba gösterseydin.
burada da mı buldun beni
*?
alçak adam, alçak adam, alçak adam...