gürültü kirliliği
insanlar üzerinde olumsuz fizyolojik ve psikolojik etkiler yaratan, arzu edilmeyen sesler bütünü.
hava, su ve toprak kirliliğinin yoğun olduğu toplumlarda, gürültü kirliliği de şiddetli düzeydedir.
çünkü, doğaya değer vermeden kentleşmeye ve kentlileşmeye çalışan kültürlerde, insanlara da değer verilmiyor demektir...
çevre ile ilgili yönetmelik ve kanunlarla sınırlandırılmış ve iş yerlerinde ölçümleri yapılan, lisanslara ve izinler tabi olan kirlilik türü. kanunlardaki parametreler ve limit değerleri tartışma konusu
bu tamlamayı duyduğumda aklıma artık sadece minibüsçülerin geldiği negatif ses oluşumudur.
uzlaşı yanlısı olan ben, yolcu çekmek adına farazi şekilde basılan her kornada aracın camını çerçevesini indiresim, şoförünü çöpe atasım geliyor.
komşuların balkon muhabbetlerinden gına geliyor. sabaha kadar oturuyorlar dır dır dır. işsizler galiba benim gibi onlar da. bir yandan sosyal medya video sesleri bangır bangır. tiktok kapatılsın.
artık 7/24 gürültü var. arabalar, motorsikletler, okullar yerine sokaklarda dolaşan gençler, parklar, hastahaneler, deniz kenarları... her yerde gürültü var. toplu taşımalarda veya uzun seyahatlerde uçak otobüs gibi araçlarda bile inanılmaz gürültü oluyor. hele o akıllı(!) telefonlarda müzik dinlerken kulaklık takmayanları, bağıra bağıra konuşanları (ve karşı tarafı da dinletenleri) boğmak geliyor içimden.