hatıra olarak sakladığınız en garip şey

sulu boya fırçası.
ıslak mendil.
kibrit.
sinema fişi.
ilk y.dışı uçak biletim.
ilk aldığım kartpostal.
*hepsinin anlamı farklı.
üzerinde pijamaskelilerin resmi olan mavi bir balon
klişe ama bir şapkadır. üniversite yıllarında uzun bir süre platonik olarak aşık olduğum hetero bir arkadaşa ait. kısa film çekiminde raskolnikov'u canlandırırken şapkayı ödünç almıştım. geri vermeye çalıştığımda eli dolu olduğu için alamadı, sonra da fırsat olmadı tekrar. o şapkayı kullanmamak için ona benzer ucuz bir tane almıştım ama bir iki gün içinde o şapka rüzgardan kafamda uçtu ve araç trafiğinin ortasında olduğu için geri alamadım. o şapkayı da bir şey olmasın diye kullanmıyorum. şapka kendini resmen bir büyülü nesneye çevirdi, ne benden gidiyor ne de yerine başkasının gelmesine izin veriyor.
üzerinde "bunu sonsuza kadar sakla" yazan bir adet kullanılmış şeker zımbırtısı. yazan kişi özlenmektedir.
minik bir taş, lisede o zamanlar yakın olduğum bir arkadaşımla yolda yürürken arkadaşım yerdeki bu taşı alıp bana vermişti, o günden beri kimlerle ve nelerle yollarımız ayrıldı ama bu minik taşla hala beraberiz
lise zamanlarıydı. kilitli bir etüt sınıfı vardı. anahtarını çaldım. evde anahtarlıkta asılı. annem ev anahtarı diye yanına alıp kapıda kalmıştı. akıllanmadık hala anahtarlıkta asılı.
kırılan bir kolye tanesi **
onunla yediğim ilk ve son yemeğin fişi
brugge'de gezerken ağaçtan bir kestane düşmüştü. sakladığım en garip şey o diye düşünüyorum. bu arada rüya gibi kenttir, umarım herkes bir gün görür.
şuan bir parça çinko tufalı taşıyorum çantamda.
ağrı kesici. lise 9. sınıf, karnım ağrıdığı için arkadaşım vermişti ama ilacın rengi tuhaf diye içmemiştim. hala duruyor
buzlukta 2 tane magnum var. geçen yaz ayrıldığımız gün getirmişti.
yeni sevgilim olursa onla yerim artık :p
ya en son onun aldığı magnumları sakladığımı yazmıştım. onları yiyip çekilişten magnum kazandım diye mesaj atmayı düşünüyorum çatlasın iyice.
ama ya çıkarsa bu sefer mahkemeye falan gider diye çekindim sonra. ispat edemez ama mesaj atarsam kayıtlara geçer. en iyisi yüz yüze görüşmek. ama görüşelim diye mesaj atsam da sanki barışmak istiyorum gibi anlayıp kıçı da kalkabilir.
2 gündür bu magnumlarla ne yapacağımı düşünüyorum lanet olsun nereden çıktı bu başlık karşıma ya!
saç tellerini önemsiyorum.

ve
her şehirden aldığım sokak taşları.
1991;de saclarimi tararken fircaya takilan saclarimi halen o gunlerde yazdigim gunlugumun icinde sakliyorum
hoşlandığım kişinin bitmiş çakmağını yıllarca saklamıştım. küçük, kırmızıyla bordo arası rengi olan bir merertti. bikaç ay önce çekmecemde görüp önce gülümsedim sonra çöpe attım. sanırım artık hoşlanmıyorum.
çocuklukta oynadığım oyuncaklarımın hepsini saklıyorum.