hayvan isimleri

29 yılda sahip olduğum balık, kuş, kedi ve köpeğime hep "orkol" ismini verdim. biraz alaturkalaşıp karabaş, çomar falan demeliymişim.
günümüzde bu konuda her şey birbirine geçmiş durumda, insanlar ev hayvanlarına verilebilecek isimleri çocuklarına, çocuklarına koymaları gereken isimleri ev hayvanlarına veriyor, özellikle eski isimlerin, ben çok şahit oldum, yakın çevremde sevimli durduğu gerekçesiyle ev hayvanına verildiğini. benim kuzenimin kaplumbağasının adı ramazandı mesela.
ares ve leydi köpeklerimin adıydı.. <br>demir diye bi atım vardı... <br>yakışıklı adında bir dana vede ismail adında bir keçim vardı....
örneğin çakal kedimin, cookie köpeğimin adıdır. okul yıllarımda çük isimli bir su kaplumbağam ve xanax adında da bir hamsterım da vardı.
iki köpeğim var birinin adı pipi diğeri ise roro
kırmızı yanak su kablumbağalarım sırası ile jesus-adam-eve. papağanlarım abuzer ve tiner.
kaiser ve peritas köpeklerimin, sami sarı kanaryamın, pena ile baget hemsterlarımın, babamlar kesmesin diye her ramazandaki danaya da kendi adımı verir bir iki gün severdim..ah bir eşek alsalardı adı sucuk olacaktı da almadılar..
edit: bir müslüman da demiyor ki ramazanda dana mı kesilir, kurban olmasın o diye..
bizim karakolda piç diye bir köpek vardı. bir de komutanın köpeği sibrya kurdu vardı. adı kurttu. komutanın adı da tarkandı. komutan taş gibi herifti bu arada geceleri yatakta yatarken her gece tarkan temalı fantaziler yapıyordum. o gladyör dövüşünde biz türkler aman dileyene silah kaldırmayız diye replikler söylüyordu. ben de kurt olup her ayarından sonra gidip ayağını, elini, çüküsünü falan yalıyordum.
3 senedir bakmış olduğum guinea pigimin yani biricik kızımın ismi : daisy
spayki. tom ve jerry'deki spike tan görmüştük de çocuk aklımızla spayki okunuyor sanmıştık. hayvan da bunun ( ) bir benzeri halbuki, dizi biraz geçiyordu, hem de dişiydi. yazık ya on beş sene spayki aşağı spayki yukarı.
kediyse minnoş, köpekse karabaş **
(bkz: ucuz entry)
mahmut. (bizim koalanın adı.)* *
bizim evin arka bahçesini mekan tutmuş dört adet kedi var. birbirinden fırlama dört sokak kedisi. arka taraftaki binada oturan komşularla ortak bakıyoruz. bazen biz, bazen onlar besliyoruz sırayla..
bir tanesinin sanırım ses tellerinde bir sorun var. miyavlıyor hayvan, ama sesi çıkmıyor. ne zaman mutfağın camını açsam bana birşeyler söylemeye çalışıyor. alt yazısı olmadığı için anlamıyorum tabi. onun adını melül koydum.

iri yarı sarman olan, içlerinden en cevvali. attığım salamları, ciğerleri havada kapıyor. diğerlerine bariz bir üstünlük kurmuş. çetenin reisi o olsa gerek. onun adı korsan

üçüncüsü, içlerinden en tembel olanı. işi gücü duvarın üstünde yatmak. ona pancar diyoruz..

sonuncusu içlerinden en bakımsiz olanı. her daim kirli pasaklı. beyaz olduğu için kir gösteriyor da olabilir paçoz. onun adı sakapüs. yazılışı sac à puce olan fransızca bir deyim. türkçe meali ise pire torbası.
dört dişi kedim vardı anne olanın adı şapti'ydi. bozi,bıdı ve bıcır*. kaplumbağalarımın isimleri domuşuk kamil ve doşumuk şakirdi
safran.

en sevdiğim yazarlardan biri olan jonathan safran foer'a ithafen kedime verdiğim isim.
  • /
  • 2