hollanda'daki ermeni soykırımı oylaması

hollanda parlamentosu 1915 ermeni olaylarını soykırım olarak tanımak amacıyla bugün parlamentoda oylama yapacak. türkiye'nin 1915'de ermenilere karşı yaptığını savunduğu soykırımı tanıyacak olan hollanda, geçmişte türkiye ile yaşadığı diplomatik gerilimi sürdürmeyi planlıyor gibi görünüyor. hali hazırda dünya genelinde almanya dahil 20 ülke bu olayı soykırım olarak tanıdılar. hollanda parlamentosu da aynı şeyi yapacak ve kesin bir dille soykırıma evet diyecekler.
gezi olayları sonrasında türkiye'nin bir şekilde avrupa ve dünyaya karşı itibarını düzeltebilecekken, tam aksi şekilde davranarak bunu bir oy toplama aracı olarak gören mevcut hükümetin, yine dış ilişkilerde çuvallaması olayıdır. bravo. siz bu itibarı yerle bir ettiğiniz sürece sizi kimse kaale almayacak bildiklerini okuyacaklardır. biz de burdan melül melül kaderimize bakar dururuz artık. abv.
hollanda bu konuda oldukça geç kaldı aslında. türkiye ile arası eskiden beri kötü. diplomatik bir ilişkimiz de olmuyor hiç. dünya ülkeleri bizim hükümetin kafasına nasıl bu kadar katlandılar bilmiyorum.
"evet" demeleri işlerine gelecektir. neden ülkemizle uğraşıyorlar, aklım hiç almıyor.
bizimkiler portakal bıçaklayarak protesto ederler yine dicektim ama kış da bitiyor güzel portakal da kalmadı artık pazarlarda. tüh.
şu politika denen şey ne mide bulandırıcı! ermeni halkına uygulanan ve belgelerle müspet zorunlu techir kanunu bir soykırım mıdır, kanunun çıkışını gerektiren sebepler kanunu makul kılar mı gibi konuları bir kenara atarsak bu devletler birbiriyle olan ilişkilerini lise ergenleri gibi düzenlemeseler keşke. "ben ayşe'ye çok gıcığım. bundan sonra sen de eğer benim dostumsan onunla konuşmanı istemiyorum." düzeyindeki seviyesizlik! bir de şu var ki medeniyet timsali, hümanistler hümanisti hollanda (!), zamanında srebrenica'yı bm barış temsilcisi olarak kendi elleriyle sırplara peşkeş çekmişlerdi. sonra olanlar malumunuz. politika ve onu yapanlar halkların dökülen kanlarıyla beslenen canavarlar.
iki yüzlülükten başka bir şey değil. bizi yargılayan ülkeler işgalci, sömürgeci değil mi? hocalı katliamını ermeniler yapmadı mı? herkes çok masum çok iyi bir biz kötüyüz aq. emin olun türkiye'den geri kalmış sikimsonik bir avrupa ülkesinde doğup büyüsek daha kıymetli olurduk.
bu olaylarlar adı altında ermeni düşmanı olmayın lütfen. ataların yaptığı bir hatayı sürdürmek yersiz. ermeniler iyi insanlar, çok fazla ermeni tanıyorum ve onlar bu konuda bizim kadar yıkıcı düşünmüyorlar.
hükümetin kararları yüzünden halkı sevmemek yersiz olur. türkiye üzerinden yola çıkarak dediklerimi anlayabileceğinize inanıyorum.
hollanda parlamentosu 1915 olaylarının resmen "soykırım" olarak tanınmasını öngören önergeyi oyladı ve tasarı kabul edildi.
https://onedio.com/haber/tansiyonu-yukse...
hadi hayırlı olsuuunnn. artık hollanda'ya gidersek bize de soykırımcı gözüyle bakacaklar.
aile yaşlılarından ermenileri sorduğumda "dereler bir ay boyunca kan aktı" lafını duymuş biri olarak ermenilerin yaşadığı acı karşısında sorumlu olduğumuzu düşünüyorum. bize bu kötü günleri vicdanlı olanın ermeni komşusunun sürülmesine dahi karşı çıkması gerekirken mal mülk, kız çocukları karşılığında ermenileri "koruyan" insanlar miras bıraktı. biz şimdi ermenisiz bir coğrafyada yaşamaya alışık olduğumuz için iftira gibi geliyor ama değil. ölenler yaşasaydı ve dünyanın dört bir yanına dağılmasalardı pek çoğumuzun ermeni komşusu olacaktı. ayrıca soykırım kavramı da rafael lemkin tarafından 1915 düşünülerek ortaya çıkma zemini oluşmuş bir kavram. o güne kadar devletlerin savaş suçları cezalandırılırken kendi halklarına karşı yaptıklarından da sorumlu olmaları için ortaya konulmuş bir kavram. yahudilerin başına gelenin soykırım olarak adlandırılması ise zamansal bir durum. ayrıza hitlerin yahudileri öldürtürken "bugün ermenileri kim hatırlıyor?" şeklinde meşhur da bir sözü var. onun haricinde bu olayı uluslararası hukuk ve zaman açısından mi etik açıdan mi ele alırsınız bilemem ama bu geçmişte yaşananların sorumluluğunu taşımamamız anlamına gelmiyor.
bugün hala ermeni dölü diyen zihniyet varken bir halkı biyolojik varlığı itibariyle kötüleyen, damgalayan bir sistem varken ve kılıç artığı, mademki ermeni'sin istemeden vermelisin gibi nefret söylemleri kullanılırken atalarımızın masum olduğunu söylemeyin lütfen.
bana ilginç gelen bir diğer nokta da türkiye'de şu an halihazırda ötekilere yönelik bir devlet şiddeti varken neden hollanda'nın ermeni soykırımı yasa tasarısı sonrası hollanda'nın geçmiş sayfaları açılıyor? beş gün önceki demokratik hollanda şimdi tu kaka mı oluyor? hadi hollanda'yı geçtim almanya'yı ne yapacağız? osmanlı'dan bu yana her başımız sıkıştığında çeşitli ortaklıklara girdiğimiz almanya'yı? suriyeliler üzerinden anlaşma-pazarlık imzaladığımız almanya'yı? onlar yaptıkları tüm soykırımlar için özür dilediler -sicil kabarık- ve ermenilerle ilgili sorumluluklarını da kabul ettiler. bence mevzu soykırım lafının kendisinde değil mevzu bizim halı altına süpürerek sorun çözmeye çalışmamız .