akakiyevic

Durum: 16 - 0 - 0 - 0 - 23.02.2018 19:48

Puan: 288 - Sözlük Kezbanı

6 ay önce kayıt oldu. 7.Nesil Yazar.

Kimsenin korumadığı, hiç arkadaşı olamayan, hayatı boyunca hiç kimseden içten bir yakınlık görmemiş, bir böceği iğneyle tutturup mikroskop altında inceleme fırsatını kaçırmayan doğabilimcilerin bile ilgisini çekmeyen bir insan evladı...

birini tanımanın en iyi yolu

birlikte düğün - cenaze - yolculuk aşamalarını geçirmek bir insanı tanımanın yoludur.

cuma namazından koli kaldıran gay

lale devrinde şair nedim'in de yaptığı eylemdir. olayı şu beyitlerle sadabat adlı şarkısına da taşımıştır:

izn alub cum'a namazına deyû mâderden
bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden
dolaşub iskeleye doğru nihân yollardan
gidelim serv-i revânım yürü sa'd-âbâd'a

gece saati gelen yalnızlık hissi

ben de kapılırım bu hisse.

akakiyevic

gogol'un şaheseri olan, dostoyevski'nin bile "hepimiz gogol'un palto'undan çıktık." diyerek atıfta bulunduğu, palto adlı uzun öykünün başkahramanıdır. bugüne kadar yaratılmış en hüzünlü kurgu karakter olmalı. her okuduğumda bir tuhaf hissettiğim aşağıdaki sözler de karakteri en iyi şekilde özetleyen cümledir: (öykü hakkında bilgi içerdiğinden spoiler olarak yazıyorum)
 spoiler!
götürüp gömdüler akakiy akakiyeviç'i ve petersburg, kendinde böyle biri hiç yaşamamışçasına onsuz kaldı. kimselerin korumadığı, kimselerin değer vermediği, sıradan bir sineği bile iğne ucuna geçirip mikroskop altında incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimcilerin bile dönüp bakmadığı akakiy akakiyeviç, ömrünün en sonunda da olsa palto biçimine bürünmüş kutlu bir konuk, göz kamaştırıcı bir ışık olarak yoksul yaşamını aydınlığa boğan bir mutluluğu yaşadı ve sonra çarların, hükümdarların, tüm dünyaya egemen olanların başına gelen mutsuzluk onun da başına geldi, yıllarca kalemdeki arkadaşlarının alaylarına nasıl sessizce katlandıysa, öyle sessizce dünyasını değiştirdi.

hollanda'daki ermeni soykırımı oylaması

şu politika denen şey ne mide bulandırıcı! ermeni halkına uygulanan ve belgelerle müspet zorunlu techir kanunu bir soykırım mıdır, kanunun çıkışını gerektiren sebepler kanunu makul kılar mı gibi konuları bir kenara atarsak bu devletler birbiriyle olan ilişkilerini lise ergenleri gibi düzenlemeseler keşke. "ben ayşe'ye çok gıcığım. bundan sonra sen de eğer benim dostumsan onunla konuşmanı istemiyorum." düzeyindeki seviyesizlik! bir de şu var ki medeniyet timsali, hümanistler hümanisti hollanda (!), zamanında srebrenica'yı bm barış temsilcisi olarak kendi elleriyle sırplara peşkeş çekmişlerdi. sonra olanlar malumunuz. politika ve onu yapanlar halkların dökülen kanlarıyla beslenen canavarlar.

lgbti dostu ordular

orduların hiçbir şeyin dostu olmadığı bir gerçektir. öteki her şey bu gerçekle çelişir. tankları, tüfekleri pembeye boyasak da insanları öldürmeye devam edecektir. dolayısıyla "lgbt dostu ordular", "renkli çorap giyen kanada başkanı" ve buna benzer bir sürü şey sadece ilk yağmurda akıp gidecek ucuz bir makyajdır.

erotik öykü

yaşı 30 ve üzeri arkadaşların daha iyi bilecekleri, video sektörü henüz gelişmemiş ve vpn keşfolmamışken kahkahalarla okunan çoğu fantastik ama kesinlikle "gerçekten yaşanmıştır" ibareli kısa hikayelerdir. hatırlamayanlara anımsatmak minvalinde yiğit özgür'den bir başyapıt aşağıdadır.

emrah serbes

tıpkı kendisinin de söylediği gibi "yere batsın emrah serbes!" insan çektiği veya çekeceği haklı ceza üzerinden bile nemalanır mı? popülizmin doruklarından bir ses.

bear olmak için kendini yemeğe vermek

zenne filminde ahmet'in, alman fotoğrafçı daniel'e kilo aldırma çabasını anımsatan başlık. (bkz:zenne)

yalçın tosun

müthiş bir öykücüdür. öykülerinde işlediği konuların buradaki yazarlar tarafından dikkate değer olabileceğini düşünüyorum. özellikle "peruk gibi hüzünlü" ve "anne, baba ve diğer ölümcül şeyler" kitapları şiddetle tavsiye edilir. yalın bir dil ve sağlam öykü tekniğine sahip bu yazar, birçok saygın edebi ödülü de toplamıştır. kalemini, türk edebiyatının cinsiyetçi yaklaşımından uzakta tutmaktadır. "bitmemiş her sevişme, paslı bir iğne gibi doğrudan kalbe yürür." der.

hiç pasif olmadım diyen aktif

hiç pasif olmadım diyen aktif, hiç pasif olmamış bir aktiftir. ha neden böyle bir açıklama yapma gereği duymuştur, muamma olan budur. yoksa hayatta her tercih, yönelim veya karar bir tecrübe sonucu ortaya çıkmaz. zaten çıksaydı, hepimizin kişiliğimizi oluşturabilmek adına uzun yıllara ihtiyacı olurdu. bir arslanla karşılaşma deneyimim olmadı, ama arslandan korkuyorum diyebilirim. hiç uçağa binmeyen arkadaşımın uçak fobisi var. ona "ne kadar ahmaksın! hatta yalancısın! uçağa binmeden korkup korkmadığını nasıl keşfettin?" diye sormak abesle iştigaldir. herhalde tüm geyler kadınlardan hoşlanmadığına kadınlarla ilişkiye girerek karar vermedi. velhasıl bir pasifin hiç aktif olmaması, bir aktifin hiç pasif olmaması gayet normal şeylerdir. çünkü ruhsal olarak yönelimlerini bu şekilde belirlemişlerdir. normal olmayan, aktif birini pasif olmaya, pasif olanı aktif yapmaya uğraşmaktır. bu uğraşının altında da muhtemelen garip bir fantazi yatmaktadır.

eşcinseller hakkında yanlış bilinenler

türk filmlerinde hangi fantastik kafadan çıktığını merak ettiğim durum, tecavüze uğrayan erkeğin durup dururken eşcinselliğe yönelmesidir. bir de böyle absürd bir durumun genelde komedisi yapılır. buna bağlı olarak da her eşcinselin çocukken taciz yahut tecavüze uğradığı gibi yanlış bir bilgi vardır toplumda.

vapur

mavi bir rüzgara doğru bırakılmış sakız gibi beyaz çarşafların salındığı balkonlarıdır şehrin...

edebiyat

artistik ve ahlâkî değerlere asırlar boyu bir türlü erişemedikleri için bunlar uğruna bir ömür harcamayı enayilik olarak gören ve güzelliği üretmek yerine onu para, şiddet ya da kurnazlıkla elde etmeyi fazilet sayan insanların ülkesindeki okullarda, en az rağbet gören ve pek ciddîye alınmayan bir derstir "edebiyat". matematik ve fizik gibi dersler; ayakları yere sağlam basan, oturaklı, gerçekçi, yani hesabını kitabını bilen insanların işidir. oysa "edebiyat", fuzulî bir meşgale, gergefle nakış işlemek gibi kadın harcı beyhude bir çaba, hayalperest bir serseri mesleği...

ezginin günlüğü

orhan veli dinlemek, sait faik okumak, adalarda dolaşmak, denizlerde yüzmek, gemilere binmek, balık tutmak, martılarla uçmak demektir.

six feet under

maalesef yeni izlemeye başladığım efsane dizi. kişiler arası diyalogların sağlamlığını, oyuncuların muhteşem performanslarını ve senaryonun gerçekçiliğini gördükçe bir daha türk dizisi izlememeye yemin ediyor insan. sanırım eşcinsellik konusunu da en iyi işleyen dizidir: david ve keith'in arasındaki tükenmeyen çatışma, tüm bu çatışmaya rağmen bitmeyen sevgi, toplum içindeki yalnızlıkları, çelişkileri... her açıdan muazzam.

bdsm

zaman zaman seanslara katılmak ve yapmak istediğim ilişki türü bazen çok çekici, bazen de çok itici olabiliyor. genel anlamda partnerinizin acı çekmesinden ya da kendinizin acı çekmesinden hoşlanan bir bireyseniz ilişkinize hareket katmak isterseniz başvurabileceğiniz yöntemlerden biri detaylarıyla şöyle oluyor...

abrasion: aşınma, kazımak. bdsm seanslarında partnerin vücudunu tırnak, deri, sert cisimler, fırçalar, bıçak uçları, çivi vb. aletlerle kazımak.

abuse, abusing: istismar etmek, kötüye kullanmak, taciz. kölenin zorla kullanılması, köle ile oynamak.

age play: partnerlerin normal yaşlarından daha genç veya daha yaşlı gibi rol yaptığı oyunlar. misal kölenin aşağılanmak maksadıyla bebek önlüğü, bebek bezi, emzik giydirilmesi.

anal play: ayrıca anal penetration, anal sex olarak da bilinir, kölenin çeşitli oyuncaklar, buz, jop, cinsel organ, yumruk, el ile anüsten uyarılması. kölenin anüsünün dil ile uyarılmasına ayrıca rimming deniyor.

asphyxiation: asphyxia, breath control, choking olarak da bilinir. kölenin çeşitli yollarla nefes alışını kısıtlamak veya tamamen engellemek. poşet, gaz maskeleri, latex eldivenler, yüzme başlıkları, ip, zincir, su (waterboarding), el ile ağzın ve burnun kapatılması veya direkt el ile boğazın sıkılması kullanılarak yapılır. genel amaç korkutma, bayıltma veya orgazm hissi (havasızlıktan boğulmaya yakın orgazm sırasında duyulan bir his oluşuyormuş, hatta orgazm olanlar da varmış). oldukça tehlikeli ve ölümcül olabilir, tek başınıza veya oyuna acil müdahale edebilecek üçüncü şahıs olmadan denemeyin...

ball streching: cinsel organ eziyeti (cbt) oyunlarının bir dalıdır. kölenin hayalarını ip ile bağlayıp çekmek, sarkık ve gergin duracak şekilde ağırlık asmak veya bir yere sabitlemeyi içerir.

biting: ısırmak, genel olarak kölenin hassas bölgelerini (göğüs uçları, kulak memesi, boyun, cinsel organ, kıç) ısırmak suretiyle acı ile uyarmaktır. kanatacak/ koparacak kadar ısırmadan yapılması gerek...

blood games:kan oyunları, kesici delici aletler, aşırı kırbaçlama, aşırı caning, misina benzeri iplikler, iğneler, yumruklama vb. yöntemler kullanılarak kölenin kanamasının sağlanmasına verilen genel ad. sterilize ortam ve aletler kullanılması ve dikkatli uygulanması gerekir. tehlikelidir.

breath control: asphyxiation bölümüne bakınız

branding: işaretleme, damgalama. özellikle kalıcı veya yarı kalıcı şekilde sıcak cisimler ile kölenin vücudunu dağlayarak işaretleme. tehlikeli ve aşırı acı verici

bondage: tie-up, immobilization, shibari/ kinbaku (japon ip ile bağlama sanatı), roping, knotting, restraining vb. şekilde de belirtilir. kölenin hareketlerini çeşitli yöntem ve aletlerle kıstlamak veya tamamen engellemek için yapılan işlemlere verilen addır. kullanılan malzemeye göre de isimler alabilir: rope bondage (ip, halat), metal bondage (zincir, metal kelepçe), taping/ ductaping (kutu bandı, mcgyver dizisini izleyen var mıydı?)

bruising: bereleme, morartma. el, çeşitli oyuncaklar ile partnerin vücudunu berelemek veya morartmak. kalıcı veya uzun süre boyunca geçmeyen izler bırakabilen oyunlardır.

caning: bambu veya ince ve esnek dallardan yapılan sopalar ile dövmek. bizde kızılcık sopası kullanılıyor değil mi? aşırı derecede acı vericidir ve uygulanan kuvvet dikkatli ayarlanmazsa tende yarılma, yırtılma ve kanama yapar. genellikle kıç, sırt ve ayak tabanları üzerinde uygulanır. diğer bölgelerde sert uygulamalar tehlikelidir.

chastity: forced chastity. çeşitli aletler kullanılarak (chastity belt/ bekaret kemeri, kuki, cock cage) veya kilitlenebilen giysiler ile kölenin cinsel organını uyarmasını/ dokunmasını engellemek. orgazm control seanslarının alt grubudur. chastity oyunlarında efendi (keyholder, key keeper) kölenin yukarıda saydığım aletleri kölesine giydirerek kilitler ve boşalmasını engelleyerek kendi kontrolüne alır, kontrolünü sağlamlaştırır.

choking: boğma, asphyxiation bölümüne bakınız.

chores: domestic service, housework. efendinin kölesine çıplak, hizmetçi kıyafetli, hareketlerini kısıtlayacak şekilde bağlanmış halde ev işleri yaptırması. role play alt dallarındandır.

clothpin: clothpegs, pegs. bildiğimiz mandal. göğüs uçları, cinsel organ, ten üzerinde kullanılır. ilk başta çimdiklenme gibi bir his yaşatır. mandalın takıldığı bölgedeki kan akışı kesildikten sonra acı hissi azalır. takılan mandallar oynatılarak bölgede sızlama hissi uyandırılır. mandalların çıkması esnasında acı duyulur. özellikle gögüs uçları bu duruma hassastır. ne kadar uzun süre mandal takılı kalırsa çıkartılma anı ve sonrasında duyulan acı hissi o kadar şiddetli olur.

cbt: cock and balls torture. crotch torture olarak da bilinir. erkeklerde cinsel organ ve hayalara acı çektirme amaçlı yapılan tüm yöntemlerin genel adıdır.

collar, collaring, collaring ceremony: tasma, tasmalama, tasmalama seremonisi. köleye tasma takılması. bdsm literatüründe tasmala aynı zamanda sahip olma anlamındadır yani tasmalı köle sahiplenilmiştir. diğer efendilerin o köleyi izinsiz kullanması, kölenin izinsiz diğer efendilerin hakimiyetine girmesi yasaktır. genelde sahipli köleler kendilerini collarred olarak belirtir. kölenin, efendisi tarafından kabul edilmesi anlamında yapılan seremoniye collaring ceremony deniyor. ayrıca dog play (kölenin köpek rolü yaptığı seans) seanslarında köleyi kontrol etmek için tasma kullanılır (collar and leash)

cutting: kölenin derisini kesici aletler ile kesme, yaralama (barda isimli türk filmindeki en fazla tepki çeken bölümü hatırlayın). blood game (kan oyunları) alt dallarındandır. steril ortamda yapılması gerekir. herhangi bir damarın kesilmesi veya kanın durdurulamayacak şekilde derin kesikler atılması tehlike doğurur.

de-humanisation: insanlıktan çıkarma. kölenin çeşitli hayvan rolüne (dog play- köpek rolü, pony play-poni rolü, pig play-domuz rolü) veya cansız nesne olarak (human furniture-insan mobilya) kullanılması yöntemlerinin genel adıdır.

dilation: genişletme, kölenin anüsünün ve/veya cinsel organ ağzının çeşitli aletler ile genişletilmesi. medical play alt dalıdır. steril aletler kullanılması ve aşırıya kaçılmaması gerekir. dikkatli uygulanmadığında tehlikelidir.

dirty, dirty games: pislik oyunları. ws, scat, mud (çamur içinde oynama), grunge, ooze (balçıklı, yapışkan maddeler ile kaplanma) oyunlarını içerir.

diapers: çocuk bezi. age play, abusing, aşağılama seanslarında köleye bağlanan bezdir. ayrıca üre ve meniyi tutmak için kullanılır.

dog play: dog training, k-9 training. köleye tasma, köpek şekilli maske vb eşyalar giydirilerek köpek rolü yaptırılması. kimi seanslarda konuşması yasaklanır ve dört ayak üzerinde gezdirilir.

edge, edging, edge play: iki anlamda kullanılır, ilki orgasm control oyunlarında kölenin orgazma ulaşmadan uyarılması, orgazm öncesi uyarmayı keserek sürekli orgazm beklentisi içerisinde tutmak için kullanılır. diğeri ise gun play (silah oyunları), knife play (bıçak oyunları) vb. yöntemler ile kölede korku ve endişe uyandıran psikolojik oyunların genel adıdır.

electro, electroshock: elektrik oyunları. daha çok sağlık sektöründe kullanılan ve felçli hastaların duyu seviyesini ölçen aletlerin kullanılması ile ortaya çıkmıştır. kullanılan aletler: tens, violet wand, e-stim cihazları, bunlara bağlanarak elektrik akımını iletmek üzere metal alaşımlardan imal edilen dildo, sounding (sondalar), pedler, metal kıskaçlar ve tıbbi pensler. elektrik akımının sabit (ve düşük) tutularak voltaj değerleri ile oynanması sonucu acı, zevk (e-stim aletleri orgazma ulaştırır), gıdıklama gibi hisler uyandırır. ayrıca shock collar (şok tasması) gibi aletler ile kölelerin kontrolü de bu oyun tarzı içindedir.

enema: lavman, ılık su ve anal borular, catheter kullanılarak kölenin bağırsaklarının ve üre torbasının temizlenmesi. genellikle anal oyunlar öncesi uygulanır. medical play alt dallarından biridir. soğuk su, aşırı miktarda su kullanılması sonucu uygulanan kişilerde sancıya neden olur.

exhibitionism: teşhircilik, teşhir etme. public play, internet ortamı, klüp ortamlarda, bir grup insanın içerisinde çıplaklık veya yapılan hareketlerle dikkati üzerine çekme.

ff: fisting veya fist fucking olarak bilinir. partnerin anüsüne el, yumruk veya kol sokulması. dikkatli uygulanmazsa anüs çeperinde ve bağırsaklarda yırtılma oluşturabildiğinden tehlikelidir:

flog, flogging: cat-o-nine tail tarzı birden fazla ucu bulunan kırbaçlar ile kırbaçlama. kıç ve sırt bölgesinde, göğüs bölgesinde (torso flogging) ve dikkatli kullanılarak cinsel organlar üzerinde kullanılabilir.

force: zorlama, kölenin üzerinde zorla yapılan, uygulatılan şeylerin tümüne denir. genellikle yapılan işlemle beraber anılır. forced-feminisation (zorla kadın rolü yaptırma), forced-cumming (-ejacuation, kölenin zorla orgazma ulaştırılması, zorlamaya ne gerek var diyenlere birden fazla orgazmın üstüste yaşatılması diyor, susuyorum), forced-feeding (zorla yemek yedirme, özellikle footstomp sonrası ayakkabı altına yapışan yiyeceklerin yedirilmesi), forced-exhibition (zorla teşhir), forced-exercise (zorla fiziksel egzersiz yaptırılması), forced-nudity (zorunlu çıplaklık), forced-smoking (zorla sigara içtirilmesi, sigara, püro dumanı solutulması), forced-licking (ayak, ayakkabı, bot, yerdeki pislik, üre, meninin zorla yalatılması) vs. d/s (baskı altına alma, kontrol altına alma), humiliation (aşağılama) oyunlarında sıkça kullanılır.

gag, gagging, gag play: kölenin çeşitli yöntemler ve aletler kullanarak konuşmasının kısıtlanması veya engellenmesi. kullanılan yöntemler: dudakların kapatılması (el, duct tape, deri tıkaçlar, çene ve ağzı kontrol eden çeşitli yüz maskeleri), ağzın içerisine tıkma (çorap, iç çamaşırı, eşarp vb. buna ağzın içerisine sabit veya şişirilebilen cinsel organ takılmış tıkaçlar da dahil), cleaving (dudakların kapanmasının engellenmesi) (ip, dişçi ayracı, bandana ile). bu arada el ile ağzın kapatılmasına handgag, hom (hand on mouth), eldiven giyilmiş el ile kapatılmasına da gom (glove on mouth) deniyor.

hand job: el ile orgazma ulaştırma. kölenin edging, cum/ orgazm control, abusing seanslarında el ile orgazma ulaştırılması.

hot wax: waxing olarak da bilinir. kölenin vücuduna sıcak mum damlatmak. ülkemizde bulunmayan özel olarak imal edilmiş mumlar kullanılır. biz de evde kullandığımız klasik beyaz mumu kullanıyoruz. kural olarak kalın mumlar, renkli ve kokulu mumlar, parafin içeren veya balmumundan imal edilen mumlar kullanılmaz. bu tür mumların erime derecesinin yüksek olması nedeniyle kölenin derisinde yanık ve su toplamasına neden olur.

humiliation: aşağılama. kölenin kendinden veya başkaları karşısında utanç duymasını sağlayacak her türlü yöntemin genel adıdır. d/s seanslarında kölenin seviyesini hatırlatmak, köleyi baskı altına almak için kullanılır. çeşitli oyun tarzları ile beraber de kullanılabilir.

hypno, hypnotism: kölenin transa sokularak kullanılması.

ıce play: buz oyunları. koltuk altları, kasıklar, göğüs uçları, cinsel bölgelere buz uygulayarak hissizlik ve acı hissi uyandırılması. hot wax ile beraber kullanılmasına hot and cold play deniyor.

ınterrogation: sorgulama. kölede baskı ve kafa karışıklığı yaratan, içinde aşağılama ve acı çekme yöntemleri kullanarak kölenin sorgulanması. genel olarak polis rol oyunlarında, pow (savaş esiri) ve uniform seanslarında kullanılır.

kidnapping: kaçırılma fantazisi. kölenin herhangi bir yerden zorla alınarak kaçırılması, zorla alıkonması oyunlarına deniyor. oyunda roller: kidnapee (kaçırılan) ve kidnapper (kaçıran).

medical play: hasta-doktor rol oyunlarına olduğu kadar, blood games, needle play, cutting, enema gibi sıhhi aletler kullanılan oyunlara verilen genel addır. efendi doktor veya dişçi giysileri ve aletleri kullanarak oyunu oynar. psikolojik ve acı oyunları içerir.

mummification: mumyalama. kölenin vücudunun duct tape, streç film, sargı vb. şeylerle sıkıca sarılması ile yapılır. hareketsiz bırakma yöntemlerinin uç noktasıdır. kölenin vücudunun tamamının hareket etmesi engellenebilir.

needle play: iğne oyunları. medical play alt dalıdır. kölenin vücuduna steril iğne geçirmek şeklinde uygulanır. steril ortamda, sterilize kurallarına göre oynamak gerekir. aşırı acı ve kan içerir. iltihaplanma ve mikrop kapma tehlikesi her zaman mevcuttur.

orgasm control: orgazm kontrolü. kölenin orgazma zorlanması (forced cumming) veya orgazma ulaşmasının engellenmesi (cum denial) yöntemlerinin kullanıldığı oyun türü. genellikle köleye psikolojik baskı (orgazma ulaşması halinde cezalandırma) veya acı çektirme (orgazma ulaştığında cezalandırmak için dövmek, elektrik vermek vs.) ile tehdit edilerek kölenin orgazma ulaşmamak için mücadele etmesi sağlanır.

pony play: pony riding olarak da bilinir. kölenin at rolü yapması ve efendisi tarafından at gibi kullanılması.

punching: yumruklama, kölenin genellikle karnına el, boks eldiveni ile yumruk atılması.

rack: gerdirme masası, kölenin yatırılarak el ve ayaklarından çekilmek suretiyle gerdirilmesidir. bu şekilde hareketsiz bırakılan kölenin üzerinde çeşitli acı oyunları (flogging, whipping, hotwax, electro...) uygulanabilir.

rim, rimming: anal girişin yalanması, ayrıca anal deliğin dil ile uyarılması ve dil sokma uygulamalarını da içerir.

scat, scat play: kısaca insan dışkısı ile yapılan seanslara deniyor. pig play, toilet play seanslarında kullanılır. (daha fazlasını yazmayı istemiyorum, kusura bakmayın)

sensory deprivation: duyuların kapatılması, hissizleştirme. kölenin görme (blindfold vb. aletler ile gözlerini bağlama), duyma (kulaklıklar), koklama (tam yüz maskeleri), tatma ve konuşma (gags), dokunma (ellere giydirilen parmaksız eldivenler, mittens) duyularının köreltilmesi şeklinde yapılır. daha ileri uygulamalarında köle aynı zamanda bağlanarak hareket yeteneğinden mahrum edilir. kulaklıklardan verilen sabit dalga boyuna sahip kısık ses (white noise) ile kölenin tabiri caizse dünya ile ilişiği kesilir. bunu deneyen kişiler bir süre sonra kütlesini kaybederek, havada yüzüyormuş (subspace durumu) gibi bir hisse kapıldığını söylerler (bu durumdaki kişilerin dikkatini dağıtacak bir etki ile -misal dürtmek- dünyaya geri düşmesi sağlanıyor sanırım :d )

spanking: şaplak atma. kölenin el veya düz yüzeyi olan herhangi bir alet ile (fırça tersi, terlik, deriden veya tahtadan yapılan şaplaklar) kıçına vurulması. face slapping (tokat atma), chest slapping (göğüslerin tokatlanması), belly spanking (karına şaplak atılması), cock slapping (cinsel organa atılan şaplak) vb. oyunlar bu gruba girer.

stomping: ezmek. kölenin çıplak ayak veya spor ayakkabı, bot, çizme, krampon giyilerek üzerine basılması ve zıplanmasını içerir. çok dikkatli yapılması ve ağırlığın ayaklara dikkatli dağıtılması gerekir. kırıklara (ve bir iki yerde rastgelip okuduğuma göre sivri/ çivi topuklu ayakkabı giyerek mistresslik yapmaya çalışan bilinçsiz kadınlarca kölenin vücudunun delinmesine) sebebiyet verdiğinden tehlikelidir. ayrıca food stomping (yiyecek ezme), animal stomping (küçük hayvanların ezilmesi, bu arkadaşların psikolojik durumlarını analiz edemiyorum) gibi çeşitleri de vardır.

teasing: kölenin cinsel haz alması için yapılan uygulamalara deniyor. orgasm control, humiliation, d/s oyunlarında kullanılır.

tickling, tickle play: gıdıklama. kölenin bağlanarak el, tüy, titreşim cihazları, electro cihazlar kullanılarak gıdıklanması. doğrusu eziyet türü olarak da, ön sevişme öncesi yapılması durumunda da zevkli bir uygulama. genç bir kölenin kahkahalarını ve durmam için yalvarmasını duymak her zaman hoşuma gitmiştir.

tt: tit torture. göğüs ucuna acı çektirme maksatlı uygulanan yöntemlerin genel adıdır.

urethral play: cathetherization. kateter kullanılarak kölenin cinsel organının ucundan sidik torbasına kadar steril bir elastik borunun sokulması. medical play, watersports oyunlarında kullanılıyor. idrar kanalının yırtılması, iltihaplanması, kanamaya yol açabileceğinden tehlikelidir.

watersports: ayrıca ws, golden shower, piss, pissing olarak da adlandırılır. kısaca ürenin kullanıldığı oyunlardır. aşağılamak maksatlı kölenin üzerine işenmesi, köleye içirilmesi gibi uygulamaları var. (meraklısı, meraklısına gitsin, benden uzak dursun lütfen)

whip: kırbaç, kırbaçlama.

worship: tapınma, hayran olma. genel olarak her iki partnerin de fetişlerini anlatan terimdir. hayran olunan eşya adı ile birlikte anılır: foot worship (ayak hayranlığı), armpit worship (koltuk altı hayranlığı), boot worship (bot-çizme hayranlığı), cock worship (cinsel alet hayranlığı), body worship (vücut hayranlığı) vs. kölenin belirlediği hayranlık için o cismi yalaması, öpmesi, koklaması ve bunları yaparken zevk duyması beklenir. efendiler, sahip olduğkları fetişler için hayranlık duyulmasını beklerler: (botlarıma tapınılmasını isterim gibi)

adaptasyonla evrimi ayrı şeyler sanan insan

8. sınıf fen bilimleri ders kitaplarında da evrim başlığı altında değil de "evrim" kelimesini kullanmaktan bile korkan insanlar yüzünden tek başına adaptasyon olarak öğretilmesinin ve bu şekilde akıllara başta kazınmasının etkisi olabilir bu tarz bir bakış açısında. kutuplarda yaşayan hayvanların beyaz kürklere sahip olması evet adaptasyondur ve ayrıca evrimin de bir sonucudur. adaptasyon evrim başlığı altında incelenen bir konudur ve canlıların çevre koşulları etkisiyle geçirdikleri mutasyonlar ve tür içi rekombinasyonlar temelinde (bkz:mayoz bölünme) doğal seçilime uğraması sonucu farklılaşan bireyler arasında ortama en adapte/uygun özelliklere sahip olanların hayatta kalması ve diğerlerinin elenmesidir. (bkz:survival of the fittest)
ortama daha iyi adapte olmuş olanlar (tamamen şansa bağlı bir olaydır) doğal seçilime uğrayacak (geniş zaman periyotlarında incelendiğinde kesinlikle şansa bağlı bir olay değildir) ve "adapte" olmuş özelliklerle ortamda yaşamını sürdüren bir popülasyon oluşacaktır. tanrının kutup ayılarını kutuplara koymuş olduğu veya çöl tilkilerini büyük geniş yüzeyli kulaklara sahip bir şekilde çöllerde birden yarattığı düşüncesi adaptasyon değildir. bu yüzden de adaptasyonun doğruluğuna inanıp evrimi reddetmek çelişkili bir düşüncedir. ha farklı evrim teorileri ve adaptasyon, teorinin temelleri elveriyorsa aynı düşünce sisteminde varlığını sürdürebilir ama dinlerde anlatılan yaratılış "kişiden kişiye değişmeyen" yani "bir tanımı olan" evrim teorisiyle ve bu sebeple de doğrudan adaptasyonla çelişir.

Toplam entry sayısı: 16

hiç pasif olmadım diyen aktif

hiç pasif olmadım diyen aktif, hiç pasif olmamış bir aktiftir. ha neden böyle bir açıklama yapma gereği duymuştur, muamma olan budur. yoksa hayatta her tercih, yönelim veya karar bir tecrübe sonucu ortaya çıkmaz. zaten çıksaydı, hepimizin kişiliğimizi oluşturabilmek adına uzun yıllara ihtiyacı olurdu. bir arslanla karşılaşma deneyimim olmadı, ama arslandan korkuyorum diyebilirim. hiç uçağa binmeyen arkadaşımın uçak fobisi var. ona "ne kadar ahmaksın! hatta yalancısın! uçağa binmeden korkup korkmadığını nasıl keşfettin?" diye sormak abesle iştigaldir. herhalde tüm geyler kadınlardan hoşlanmadığına kadınlarla ilişkiye girerek karar vermedi. velhasıl bir pasifin hiç aktif olmaması, bir aktifin hiç pasif olmaması gayet normal şeylerdir. çünkü ruhsal olarak yönelimlerini bu şekilde belirlemişlerdir. normal olmayan, aktif birini pasif olmaya, pasif olanı aktif yapmaya uğraşmaktır. bu uğraşının altında da muhtemelen garip bir fantazi yatmaktadır.

erotik öykü

yaşı 30 ve üzeri arkadaşların daha iyi bilecekleri, video sektörü henüz gelişmemiş ve vpn keşfolmamışken kahkahalarla okunan çoğu fantastik ama kesinlikle "gerçekten yaşanmıştır" ibareli kısa hikayelerdir. hatırlamayanlara anımsatmak minvalinde yiğit özgür'den bir başyapıt aşağıdadır.

lgbti dostu ordular

orduların hiçbir şeyin dostu olmadığı bir gerçektir. öteki her şey bu gerçekle çelişir. tankları, tüfekleri pembeye boyasak da insanları öldürmeye devam edecektir. dolayısıyla "lgbt dostu ordular", "renkli çorap giyen kanada başkanı" ve buna benzer bir sürü şey sadece ilk yağmurda akıp gidecek ucuz bir makyajdır.

hollanda'daki ermeni soykırımı oylaması

şu politika denen şey ne mide bulandırıcı! ermeni halkına uygulanan ve belgelerle müspet zorunlu techir kanunu bir soykırım mıdır, kanunun çıkışını gerektiren sebepler kanunu makul kılar mı gibi konuları bir kenara atarsak bu devletler birbiriyle olan ilişkilerini lise ergenleri gibi düzenlemeseler keşke. "ben ayşe'ye çok gıcığım. bundan sonra sen de eğer benim dostumsan onunla konuşmanı istemiyorum." düzeyindeki seviyesizlik! bir de şu var ki medeniyet timsali, hümanistler hümanisti hollanda (!), zamanında srebrenica'yı bm barış temsilcisi olarak kendi elleriyle sırplara peşkeş çekmişlerdi. sonra olanlar malumunuz. politika ve onu yapanlar halkların dökülen kanlarıyla beslenen canavarlar.

akakiyevic

gogol'un şaheseri olan, dostoyevski'nin bile "hepimiz gogol'un palto'undan çıktık." diyerek atıfta bulunduğu, palto adlı uzun öykünün başkahramanıdır. bugüne kadar yaratılmış en hüzünlü kurgu karakter olmalı. her okuduğumda bir tuhaf hissettiğim aşağıdaki sözler de karakteri en iyi şekilde özetleyen cümledir: (öykü hakkında bilgi içerdiğinden spoiler olarak yazıyorum)
 spoiler!
götürüp gömdüler akakiy akakiyeviç'i ve petersburg, kendinde böyle biri hiç yaşamamışçasına onsuz kaldı. kimselerin korumadığı, kimselerin değer vermediği, sıradan bir sineği bile iğne ucuna geçirip mikroskop altında incelemeyi ihmal etmeyen doğa bilimcilerin bile dönüp bakmadığı akakiy akakiyeviç, ömrünün en sonunda da olsa palto biçimine bürünmüş kutlu bir konuk, göz kamaştırıcı bir ışık olarak yoksul yaşamını aydınlığa boğan bir mutluluğu yaşadı ve sonra çarların, hükümdarların, tüm dünyaya egemen olanların başına gelen mutsuzluk onun da başına geldi, yıllarca kalemdeki arkadaşlarının alaylarına nasıl sessizce katlandıysa, öyle sessizce dünyasını değiştirdi.

eşcinseller hakkında yanlış bilinenler

türk filmlerinde hangi fantastik kafadan çıktığını merak ettiğim durum, tecavüze uğrayan erkeğin durup dururken eşcinselliğe yönelmesidir. bir de böyle absürd bir durumun genelde komedisi yapılır. buna bağlı olarak da her eşcinselin çocukken taciz yahut tecavüze uğradığı gibi yanlış bir bilgi vardır toplumda.

hiç pasif olmadım diyen aktif

hiç pasif olmadım diyen aktif, hiç pasif olmamış bir aktiftir. ha neden böyle bir açıklama yapma gereği duymuştur, muamma olan budur. yoksa hayatta her tercih, yönelim veya karar bir tecrübe sonucu ortaya çıkmaz. zaten çıksaydı, hepimizin kişiliğimizi oluşturabilmek adına uzun yıllara ihtiyacı olurdu. bir arslanla karşılaşma deneyimim olmadı, ama arslandan korkuyorum diyebilirim. hiç uçağa binmeyen arkadaşımın uçak fobisi var. ona "ne kadar ahmaksın! hatta yalancısın! uçağa binmeden korkup korkmadığını nasıl keşfettin?" diye sormak abesle iştigaldir. herhalde tüm geyler kadınlardan hoşlanmadığına kadınlarla ilişkiye girerek karar vermedi. velhasıl bir pasifin hiç aktif olmaması, bir aktifin hiç pasif olmaması gayet normal şeylerdir. çünkü ruhsal olarak yönelimlerini bu şekilde belirlemişlerdir. normal olmayan, aktif birini pasif olmaya, pasif olanı aktif yapmaya uğraşmaktır. bu uğraşının altında da muhtemelen garip bir fantazi yatmaktadır.

erotik öykü

yaşı 30 ve üzeri arkadaşların daha iyi bilecekleri, video sektörü henüz gelişmemiş ve vpn keşfolmamışken kahkahalarla okunan çoğu fantastik ama kesinlikle "gerçekten yaşanmıştır" ibareli kısa hikayelerdir. hatırlamayanlara anımsatmak minvalinde yiğit özgür'den bir başyapıt aşağıdadır.

lgbti dostu ordular

orduların hiçbir şeyin dostu olmadığı bir gerçektir. öteki her şey bu gerçekle çelişir. tankları, tüfekleri pembeye boyasak da insanları öldürmeye devam edecektir. dolayısıyla "lgbt dostu ordular", "renkli çorap giyen kanada başkanı" ve buna benzer bir sürü şey sadece ilk yağmurda akıp gidecek ucuz bir makyajdır.

hollanda'daki ermeni soykırımı oylaması

şu politika denen şey ne mide bulandırıcı! ermeni halkına uygulanan ve belgelerle müspet zorunlu techir kanunu bir soykırım mıdır, kanunun çıkışını gerektiren sebepler kanunu makul kılar mı gibi konuları bir kenara atarsak bu devletler birbiriyle olan ilişkilerini lise ergenleri gibi düzenlemeseler keşke. "ben ayşe'ye çok gıcığım. bundan sonra sen de eğer benim dostumsan onunla konuşmanı istemiyorum." düzeyindeki seviyesizlik! bir de şu var ki medeniyet timsali, hümanistler hümanisti hollanda (!), zamanında srebrenica'yı bm barış temsilcisi olarak kendi elleriyle sırplara peşkeş çekmişlerdi. sonra olanlar malumunuz. politika ve onu yapanlar halkların dökülen kanlarıyla beslenen canavarlar.

birini tanımanın en iyi yolu

birlikte düğün - cenaze - yolculuk aşamalarını geçirmek bir insanı tanımanın yoludur.
Henüz takip ettiği biri yok.
Henüz takip eden biri yok.