ilişkide dominant taraf olmak

ilişkiyi domine etmeye tek bir kişinin hakkı olamaz. o bir ilişki değildir eğer tek kişi domine ediyorsa.
sanırım bir sahip köle ilişkisi olabilir. sahip her zaman dominant (baskın) taraftır. sevenlerine rastlanmaktadır.

(bkz: yapma demiyorum hobi olarak yine yap)
girişi... içinde insan olduğu için ezbere hetero ile ezbere homo ilişki arasında hiç bir fark yok. alan memnun satan memnun ise sana ne, bana ne.

geneli... darbe falan hikaye. ondan çok daha uzun bir süredir domine edilmiş bir hayatı hala yaşayan ve belli ki yaşayacak olan bir halk olarak çok da yabancı değil bize bu tür bir ilişki...

özeli... başa gelince anlaması kolay da, isyan bayrağı çekmeye kalkışınca baş ağrısından kurtulması zor olsa gerek.
ilişkinin diğer parçasından samimi bir şeyler bekleyemeyecek taraftır. baskı olduğu yerde sadece zorunlu saygı vardır.
zaman zaman erkeğimde hoşuma giden şey, geyşa ruhlu olduğum için erkeğimin biraz dominant olmasını tercih ederim. bu benim zevk almadığım anlamına gelmez ki, bilakis mutlu etmekten mutlu olurum ben. ipleri erkeğin eline vermeyi severim (tabi ki sadece yatakta)
ilişki çokluktur, karşılıklı hazdır, partnerin hazzıyla mutlu olabilmektir.
dominant taraf ise bencildir, bir adam sendecilik, bir vurdum duymasıncılık, bir bana dokunmayan yılan bin yaşasıncılık, bir işini bitirdi götünü döndü yattıcılıktır.
tek çözümü seve seve olmuyorsa sike sike öğretmektir.
öyle seviyorum..

ps. öküzlükle aradaki çizgiyi iyi ayarlayın genşler.
aşırı olmadığı sürece çok fark etmez durumdur.
eğer olayı iyice açıklamak gerekirse rachel ile ross ilişkisinde rachel olmaktır.

türkiye'de genelde aktifler dominant pasifler dominantın tersi neyse oymuş gibi algılanıyor. bakın daha dominantın tersi ne onu bile bilmiyorum. bence bu çok saçma.
konunun pozisyondan çok kişide, daha doğrusu karakterde bittiği kanaatindeyim. a/p ne olursa olsun, kendisiyle ya da eşcinsellikle-bu anlamda bazı şeyleri hala yerine oturtamamış beylerde sürekli bir erkeklik kanıtlama, baskın olmaya çalışma, "gayim ama erkeğim" havası mevcut. bunu dile getirmek doğru olmasa da, nofem diye takılıp saçlar, başlar; dahası hal-hareket-trip olarak tam bir piiiremses olan "errrkek" beyler sürekli daha konuşma aşamasında bile bir gay alfa erkeği rolüne giriyor. hayır zaten kimsenin böyle bir şeye girmesine gerek yok, herkes kendi olmalı o kadar. hani bu dışarıdaki bazı kafasız insanların "ilişkideki erkek kim?" demesi kadar sığ ve alçaltıcı bi şey.

halbuki biriyle bir ilişki içerisindeyseniz, karakter olarak baskın bir insan da olsanız bir şekilde orta nokta bulunur/doz azaltılır gibi düşünüyorum. çünkü birine karşı bir şeyler hissedip, bir nebze de olsa egosunu traşlayabilmeli kişi zaten.
ilişkide hiçbir zaman aşırı dominant ya da aşırı çekimser olmadım. gerektiği zaman karşı tarafın beni yönetmesine de bayılıyorum. bazen de kontrol bende olmalı tabi. her alanda geçerli bu *
iki tarafta kendi sorumluluklarını ve görevlerini bildiği sürece ihtiyaç olunmayan bir özelliktir.
az sorunlu tarafın daha fazla sorunlu tarafı düzeltmeye calisirken, hem kendi baskın yönünü ortaya çıkarıp hem de bu baskinligini karşıya kabullendirerek olunan taraf.
genelde ilgiye en muhtaç ve en savunmasız dönemlerinizde dibinizde biten kişilerdir. bir şekilde kendi eksikliklerini sizin durumuzdan faydalanarak onarırlar. en sonunda siz iyileşirken o size geri dönüş yapmaya çabalar. olumlu bir dominantlık modeli düşünemiyorum.
(bkz:power bottom) her pb kendi pb'ını bulana kadar... yok bu böyle değildi.