istiklal caddesi

istanbul un, belki de türkiye nin kalbinin attığı noktalardan biridir. farklı bir havası vardır. insan bu caddede iken özgür gibi hisseder kendini. özgür müyüz ki? hayır. sadece rüya görmek için bu caddeye ihtiyacı var insanların.
şebnem ferah ın da bu caddeyle ilgili bir şarkısı vardır ki, dinlenmelidir.

sözleri;

alnımdan akan ter
sana hiç değmedi
gözümden damlayan yaş
denizi bulmadi.

bir sokak gördüm rüyalarımda gecelerce
hiç sana çıkmadı.
sadece yarım saat tutuştuk elele
o saat durmadı.

düşünüyorum,
ne kadar sevmiş olabilirim?
düşünüyorum,
sen ben gece ve bir yol.
başka birşey
yok elimde hafizamda.
düşünüyorum,
ne kadar yer etmiş olabilir ?

istiklal caddesi kadar.
istiklal caddesi kadar.

anları birer birer
topladım sakladım.
tarihin ortasında
gelecek aradım.

hücreme girdin, dokundun hucrelerime
buluttum, damladım
cümleler kactı dagıldı dört bir tarafa,
sadece noktayım.

düşünüyorum,
ne kadar sevmiş olabilirim?
düşünüyorum,
sen,ben, gece ve bir yol
başka birşey
yok elimde hafızamda
düşünüyorum,
ne kadar yer etmiş olabilir ?

istiklal caddesi kadar
istiklal caddesi kadar


istiklal caddesinde geçirilen zamanları ve hafızadaki anıları canlanır.
kozmopolit havasıyla bir türlü beceremediğimiz bir arada yaşama sanatını her gün sergileyen sahne.
eşcinsel sevgililerin kolkola hatta elele dolaşabildiği, çoğunlukla kimsenin kimsenin umrunda olmadığı, (aranmayanlar dışında) kesilmediğiniz, doğru düzgün çöp tenekesi olmayan, milyon tane farklı insan yüzü görebileceğiniz, enstrüman çalabilenlerin bi kenara çekilip iki bişe çalması sonucunda rahatlıkla cep harçlığı çıkarabileceği, bana istanbulda olduğumu hissettiren mekanlardan biri. bu gezi yolunu dünyadaki herkes bi kere gezmeli.
tarifsiz bir yer. daima kalabalık. daima şaşırtıcı. bir yerlerde oturup saatlerce caddeyi seyredebilirsiniz. sayısız görümünde insan gelir geçer önünüzden. severim ben istiklali.
istanbulun orospusudur. istanbulun hiçbir yeri bu kadar farklı insanı kabul etmez. istiklal caddesi her türlüsünü kabul eder. içine alır. özümser. herkesin bir anısı vardır ara sokaklarında. kimi zaman birilerinden kaçtığınız, kimi zaman gizlice birini öpmek için girdiğiniz.. ya da korktuğunuz için yanına bile yaklaşamadığınız..
hemen hemen her dizide vede filmde mutlaka bir karesinde de olsa geçer..seviyorum istiklali..heyecanlı akraksiyonlu renkli şikir şikir fıkır fıkır....bedenı bakire ruhu orospu bi kız havasında..hoş o kız ne kadar bakire kalır bilemmem.....
istanbul'un en büyük gay barıdır aslında. elinde içkinle gezip, milletle kesişip date olayının dibine vurabilirsin.
grand rue de pera > cadde-i kebir > istiklal caddesi.
28 ağustos 2012 sini çok farklı geçirmiş bir cadde, dünya harikası, kendi evimden çok sevdiğim yer.
tam bir çılgın cenneti. bu ülkeye ait olmayan sıra dışı cadde. bana bodrum'um ünlü barlar sokağı'nı anımsattı. ancak istiklal'de hiçbir yerde olmayan bir ruh var. tarihin kokusu öyle bir sinmiş ki her yere insan kendini zaman tünelinden geçmiş gibi hissediyor. yaşanmışlıklar bu kadar mı renk katar bir caddeye? katmış valla!
türkiye'de iki erkeğin elele tutuşup gayet romantik şekilde yürüdüğünü gördüğüm tek yer. ayrıca yani sadece yürüyen ilginç envai çeşit insanı görmek için bile orada yürünmesi zevkli.

eskiden bu cadde bana büyülü geliyordu bir de, istanbul'a ne zaman gitsem, istiklal'de yürümeden ayrılmıyordum şehirden, bir çeşit ritüel gibiydi. sonra istanbul'da yaşamaya başlayınca, o kalabalığı ve pisliği, keşmekeşliği ben iyice boğmaya başlar oldu. şimdilerde hiç gidesim, gezesim, o kalabalığına karışasım gelmiyor. iyice cadde kızı oldum valla, hahayt
son 10 yıllık dönemde muhteşem belediye çalışmaları sonucunda rezil edilen cadde.

yahu istanbul özellikle son senelerde en çok turist çeken şehirlerden biri dünyada. avrupa demiyorum her hangi bir ülkede böyle bir cadde olsa öyle bir pazarlama yapılır ki oxford street, champs-Élysées, wall street, 5th avenue solda sıfır kalır çünkü istiklal caddesi gerçekten onlardan daha güzel. türkiye gibi büyük bir ülke en ünlü caddesini bile güzelleştirmekten aciz (hiç dokunmasa güzeldi). ama olmaz, yapamayız çünkü bizim yaklaşımımız farklı. senden öncekilerin mirasına kon, tek bir güzellik ekleme, koruma, ya rant uğruna ya da genel zevksizliğinle var orjinalini rezil et yerine arap avm'si kondur. sıfırdan yarattığımız, insanlığa kattığımız ne var bilmiyorum. *
lağıma dönüşmüş durumda. istanbulun bütün atıkları buradan denize dökülüyor... buraya mecburiyet dışında gidilmez artık. gerçi önceden ne kadar farklıydı bilemem ama düzgün insan pek yok gibi, istanbulun kenar mahallesi konumunda şu an.