jakuzi

ilk anlamı: kutay soyocak ve taner yücel tarafından kurulan darkwave'imsi synthpop'umsu işler yapan, bangır bangır sallamış, daha da bangır bangır sallaması ümit edilen grup, proje. kendilerine elektronik indie müziğiyle gazino müziğini birleştirdik derler.*. bir kere bir festival de pizza alacağım diye sahnelerini kaçırmıştım bir daha tövbe. geçenlerde de kaos gl tarafından homofobi karşıtı günü vesilesiyle ankara'ya uğraşmışlardır. sahneleri çok güzeldir hatta kutay sahneden aşağı atlayıp sakallarımla oynama başlayınca her şey daha da güzelleşmiştir. ve bir de transeksüel bir arkadaşımın sahneye atlayıp karşılıklı dans etmeleri*



ikinci anlamı: suyu güçlü bir burgaç gibi döndürerek vücuda masaj yapan banyo küveti.
küçük bir an
içine her şeyi sığdırdım
kimi zaman
kendimi bile uzaklaştırdım
güzel şeyler
çabuk ölür, çürür, gider
beklentiler
seni kendi bataklığına çeker
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
tuhaf bir an
derine bir sırdı sakladım
çoğu zaman
yaşadığımı unutmaya çalıştım
hayaletler
hep aynı döngüde gezer
bazı şeyler
seni mezara kadar takip eder
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
umarım burda tozum bile kalmaz
umarım beni kimse hatırlamaz
olmaz dediklerim
daha şimdiden eskidi
bütün o çaba anlamını yitirdi
olmaz dediklerim
daha şimdiden eskidi
bütün o çaba anlamını yitirdi
anlamını yitirdi