bir yudum salep, bir de pencere önü kar manzarasının yumuşatabileceği mevsim. mesela sarılacak bir dost, bir sevgili de fena olmazdı. alternatifi battaniyedir.
kitap okumanın, film ve dizi izlemenin, yazı yazmanın, sarılarak uyumanın ve yapılan her etkinliğin zevkli geçtiği mevsimdir. yaşanılan ortamın güzelliğini ortaya çıkartır.
4 güzel mevsimden biri olsada artık yeter dediğim mevsimdir. evet kar güzeldir, soğukta sahlep boza güzeldir, evet ben bir ayiyim ama kutup ayısı değilim. bir haftadır yatıyorum bu yüzden sevgili kış be sene erken gel nisan gibi ve mümkünse araliga kadar gelme
çoğu insanın aksine kış en sevdiğim mevsimdir. tavrı bellidir, serttir. ilkbahar ve sonbaharın götü başı oynar hep, hırka almazsın üstüne don vurur; mont alırsın o gün, son on yılın en sıcak bahar günü olur. yazın kıpırdamak istemezsin yapış yapış, pişik dolu günler, amele yanığı (hemen tenha bir plaja gidilip güneşlenilmelidir) atalarımız sağolsun klima ve yaylayı düşünmüşler de azıcık kış gibi olur.
en sevdiğim mevsimdir, ne hüzünlüdür, en fazla iki kişilik yaşanır kışlar ya da eilecek, öyle konu komşu toplanıp pikniğe denize gidilmez, arkadaşlarla yaylalara diye sahile diye onca malzeme alıp gidilmez, ailecek oturulur ya da sevgiliyle evde film izlenir, kestane yenir, yaşlılar bitmek tükenmek bilmez hikayelerini anlatır, yazın doğdum adanalıyım ama ben kış adamıyım, kışlar öyle kalabalık yaşanmaz
dünyanın en güzel mevsimidir. özlettirir. kapalı havasıyla, karanlık bulutlarıyla heyecan verir. gittikçe ısınan zavallı dünyamızda artık iyice özlettiren, ulan norveç'e, grönland'a falan mı taşınsam diye sordurtan cafe latte içme bahanesidir.
yine gelmiştir; hoş gelmiştir...yurdun dört bir yanında yağışlar kolkola coşmuştur!
sevdiğim bir mevsimdir, ama, tanrı fakir-fukaranın yardımcısı olsun dedirtendir.
(gerçi, mersin'e gelmiş olan kış, kuzey illerimizin sonbaharı gibidir ama, bize yine de kıştır)