kızılay

kanımızı kurutan sosyal vampir.
her önünden geçtiğimde hastalandığımı farzettiğim zaman başıma neler geleceğini düşünüp sevmediğim bir yer.
ankara nın en merkezi semtlerinden biri,hatta en merkezi olanı,ve hatta ankara nın merkezi
1868 de osmanlı yaralı ve hasta askerlere yardım cemiyeti adıyla kurulmuş 1935 de ise türkiye kızılay cemiyeti adını almıştır. kızılay adını atatürk vermiştir.
kızılay tüzel kişiliğe sahip özel hukuk hükümlerine tabi, kar amacı gutmeyen, yardım ve hızmetlerı karşılıksız olan ve kamu yararına çalışan bir gönüllü sosyal hizmet kuruluşudur. genel müdürlük teşkilatı dışındaki bütün görevler fahridir. dünya da afet müdahale ve yardımlar ile kan hizmetleri noktasında gelişmiş kurumlardan biridir.
ankaranın en merkez noktası, insan cümbüşü.
konur sokak, yüksel caddesi, karanfil sokak ile bilinir, bilirim.
eşcinsel kanını hastalıklı ve değersiz bulan ülkenin en homofobik kurumlarından biridir.kan işleme ve satma hakkı birtek bu kurumun elindedir.hem kamu hemde özel hastanelere işlediği kanı avrupaya kıyasla astronomik sayılacak tutarlar da satar.hammadesi beleş olduğu için inanılmaz kar eder.hastalıksız heteroexül* kanları masum insanlara verir aids çıkınca da bizim bir suçumuz yok diye üste çıkar.kısacası allah belasını versindir.
2013 haziran direnişi boyunca, türk tabipler birliğinin verilerine göre binlerce yaralı olmasına rağmen ortalarda gözükmemesi nedeniyle, barbaros şansal tarafından "yıllarca halkın kanını emip, ihtiyaç durumunda sırra kadem bastılar" diye eleştirilen kurum.
11 haziran 1868'de "osmanlı yaralı ve hasta askerlere yardım cemiyeti" adıyla kurulmuştur.
1877'de "osmanlı hilal-i ahmar cemiyeti", 1923'de "türkiye hilali ahmer cemiyeti", 1935'te "türkiye kızılay cemiyeti" ve 1947'de ise " türkiye kızılay derneği" adını almıştır.
kızılay adını, mustafa kemal atatürk vermiştir...
ankara'nın merkezi. meydanını ilk gördüğümde times meydanı'na benzetmiştim ağzım açık kalmıştı. köyden** indim şehire işte naparsın.
ankara'da şu an itibariyle ankaray'ın, batıkent ve çayyolu metrolarının yer altında birleştiği mekan. aynı zamanda güven parktan şehrin çeşitli yerlerine giden minibüslerin mekanı yani ulaşım açısından tam bir kavşak noktası. arkadaşlarla buluşma noktası. şehre gelen yabancıların mutlaka götürüldükleri bir mekan.
ankara'da kaybolsanız bile kendinizi çok rahat kızılaya götürebilirsiniz. çünkü her yol kızılaya çıkıyor. *
dost kitabevinden mobius dick kitabını ve adını hatırlayamadığım üç çizgi-roman almıştım. * kapandı diye duymuştum.

*
kurum yaklaşık 2 yıldır özel sektörde el attığı her alanda başarılı süreçler yürütüyor. denetim mekanizması gelişmiş fakat biraz siyasetin gölgesinde kalmış güzide bir kurumdur. umarız hak ettiği gerçek değere bir gün ulaşır.
bugünlerde ankara'nın uluslaşmış olan semtidir...
kurum yaklaşık 10 yıldır tüm faaliyetlerinden yönetim kuruluna ve hükümete rant sağlama alanında başarılı süreçler yürütüyor. başkanı dr. kerem kınık geçtiğimiz yaz online pride kutlamaları sürerken lgbti+'lar hakkında pedofililik üzerinden homofobik açıklamalarda bulundu. bu sebeple başkan yardımcısı olduğu kurum olan uluslararası kızılay-kızılhaç federasyonu'ndan kınama aldı. kızılay, afrika'da (somali, ruanda...) ve kuzey suriye'de akp-mhp hükümetinin sömürgeci ve işgalci faaliyetlerini insani yardım-bayındırlık hizmeti adı altında yapmasını sağlıyor.

https://www.birgun.net/haber/kizilay-bas...
https://medyascope.tv/2020/06/29/kizilay...

ayrıca bu kurum hem kan bağışı formundaki 'hiç erkek erkeğe cinsel ilişkide bulundunuz mu?' gibi sorularla hem de 'eşcinsellerden kan almıyoruz' açıklamalarıyla açıktan homofobiklikte ülkedeki sayılı kurumlardan biridir. savunmaları da genelde hiv ve hepatit riski taşımamız (?) oluyor. ama aynı zamanda alınan tüm kanların son teknolojiyle enfeksiyonlara karşı tarandığını da söylüyorlar. yani bu hiv'i kanınızda 3-8'inci haftasında bile tespit edebildikleri anlamına geliyor. eğer gerçekten amaç hiv bulaşını engellemekse formdaki soru 'son 2-3 ay içerisinde şüpheli biriyle korunmasız cinsel ilişkide bulundunuz mu?' şeklinde değiştirilmeliydi.

bir arkadaşım bunların üniversite yapılanmalarında gönüllü olarak çalışıyordu. bir gün kan bağışı standında ona eşlik ederken okuldan lubun olduğunu tahmin ettiğim birisi bana sessizce 'daha önce biriyle anal ilişkide bulundum bu kan vermeme engel mi' diye sordu. ben de eğer korunduysanız ve üzerinden birkaç ay geçtiyse formdaki ilişkili soruları atlamasını önerdim. sonra kan verdi mi bilmiyorum, takip etmedim. birine kan vermiş olmanın, belki yaşama tutunmasını sağlayacak olmanın verdiği manevi tatminden bile men etmeye çalışıyor bu kurum bizi. her kan bağışladığımda sadece bunları geçiriyorum aklımdan. bu yüzden ikram ettikleri kızılay maden suyuna bakıp özel sektördeki başarısına sevinemiyorum sanırım.