pisuvardaki siyah kil 2

okurken sesli okuduğum yazardır. yakışıklılığın yanında ses tonu da dillere destandır. ama bi hilal cebeci değildir. öpüyorum anacım kokulu kissess

gideon sundback

teknolojisini hala çözemediğim ve içinde küçük adamlar var yukarı çekince fermuarı onlar kapatıyor aşağı indirince de açıyorlar şeklinde gizemini çözdüğüm fermuarın mucidi.

ingmar bergman

ingmar'ım bergman'ım. isveç sinemasının en güzel adamı. evet evet, en iyisi, en harikuladesi, en muazzamı. böyle de kesin bir dille söylerim bunu. 1918 yılında başlayan hayatı, 2007'de son bulmuş. (ne boktan bir cümle oldu bu böyle)
uzun hayatına muhteşem birsürü film sığdırmış candır ingmar bergman.

hani, böyle çok sevdiğiniz birinden, bir şeyden bahsederken hangi kelimeleri kullanacağınıza, hangi sözcükleri seçeceğinize karar veremezsiniz ya.. o haldeyim şimdi.

boş sözlükte at koşturmak

yine bir pazar günü ve bu sefer yavrubear şekerleme yapmış , uyanınca da girip bi bakıyım nolmuş sözlükte demiş. demiş ve yine babayı almıştır , çünkü herkes gizlice partilere , sevişmelere , gezmelere kendıni atmıştır.yavrubear yine o şarkıyı duydu , ellerim bomboş yüreğimde bir sızı.ders çalışmak için sayfayı kapadı ve son sözleri 'behlül kaşar'

ayı sözlük yazarlarının takip ettiği diziler

götün gözden çıkarılması

sözlüğe geldim geleli yazdığım onca tahrik edici, zarf atıcı entiri sonucu, bir zirveye katılmam halinde başıma gelecekleri kabul etme eylemi.

deniz koydum adını

metin kemal kahraman'a ait bir şarkı.

çılgın zamanlarda yaşamak bize düştü; ölümün acımasızlığı her zamankinden beter..
gidenler, gelenler, düşenler..
ah zamanın sonsuzluğunu anlamayanlar,
düştük yola, güzel şeyler bulmak umudu ile,
ışıkları ile büyük şehirler yol oldu bize,
iz sürdük yalnızlığa

sözlükçülerin kaldırdıkları adam listesi

du bi bismillah
yeni geldik
ama arayı hemen kapatırız biraader

göt deliği gören her türk geyinin kalkık sikinin girme çıkma ihtiyacı düşünülürse number 1 olmam bir kaç haftamı alır.

aztekler

matematik, mimarlık, astronomi ve güneş enerjisi sistemlerinde ilginç gelişmeler kaydetmiş bir uygarlık.

kilo kaybı

1.5 aydır içinde bulunduğum garip süreç, hadi 2 ay diyelim hatta, bir türlü kilo veremediğim o 2 haftayı da işin içine alarak.

bazı günler kendinizi inanılmaz iyi hissediyorsunuz, kıyafetleriniz bol geliyor, çekildğiniz fotoğraflarda daha ince çıkıyor yüzünüz; diğer günlerde sanki kilo vermemiş de almış gibisiniz, kendinizden nefret edip her şeyi bırakmak istiyorsunuz. kendime bu yola başlamadan önce bir hedef koymuştum, onu yarıladım diyebilirim, nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyorum. bu maceradaki en büyük iki amacım 1) kendimi sevmek ve 2) başkalarının beğenisini toplamaktı. doğru sebeplerle mi giriştim bu işe acaba? başkaları için bedenimi eğip bükmek ne kadar sağlıklı bir karardı?

iki amacımın ikisini de başardığım söylenemez. evet, kendimi daha çok seviyorum ve daha çok beğeniyorum; ama insanların ilgisini daha çok çekmediğimi (ve belki de daha az çektiğimi) fark ettiğim her gün biraz daha sorun kilomda falan değil de direkt bendeymiş gibi geliyor.

ha bir de, ne olursa olsun tartıya çıktığınızda o sayı değişimini görmek kına yakmaya sebep. ilk 5 kilomu verdiğimde yakmıştım, oradan biliyorum.

sevgiliyi telefona adıyla kaydetmek

soyadını da yazarak yaptığım eylem.
ne öyle aşkıııımmmm, şaşkaloz, bearicik, muşmula, ciğerim, köfte diye kaydetmeler.
devark.cloud tarafından geliştirildi.