''türkü; içinde felsefe, olay, savaş, ağıt ve anı içeren bir sanattır.
müzik türkü için sadece bir unsurdur, bir müracaat noktasıdır.
türküyü yalnız müzik olarak algılamak ona yapılabilecek en büyük hakarettir"
selanik doğumlu ama kendisine sorulduğu vakit, "umumî mânâda anlaşıldığı gibi 'selanikli' değilim, türküm." diye açıklama getiren osmanlı'nın son zamanlarının aristokratlarındandır. bu açıklamayı yapmasının nedeni, o zamanlar selanik'in dönmeleriyle ünlü olmasıdır. ondaki asalet vurgusu avrupai manada bir saplantı değil, osmanlı topraklarında yeşerip istanbul'un imbiğinden geçen yüksek kültürü özümsemiş olmak manasındadır. hayatta yapayalnız kaldıktan sonra yazmaya ve gazeteciliğe başlamıştır. çok akıcı bir dili vardır. yaşadığı dönemi ve hem edebi hem de tarihi şahsiyetleri, tarihi olayları, muhteşem mekanları okuyucunun hayaline adeta nakşedermişçesine anlatır. maalesef, osmanlı aydınlarının, cumhuriyet dönemi aydınları ve okurlarınca görmezden gelinmesine ve ihmal edilmesine o da maruz kalmıştır.
başlıca eserleri,
-işittiklerim, gördüklerim, bildiklerim
-pertev bey üç kızı
-rumeli ve muhteşem istanbul
-dersaadet
-haminne'nin suret aynası
akp iktidarinin her turlu yalan, iftira, karalama kampanyasina ve vahset boyutundaki polis terorune ragmen meydanlari ozgurluk icin dolduran bu ulkenin tum yigit cocuklarinin gorkemli direnisi en guzel hediyesi olmustur bu seneki babalar gununde.
cocuklar babalari, babalar cocuklari icin daha guzel, daha yasanilir bir dunya icin yan yana sokaklarda siirler yazmistir.
iktidar cephesinden bakacak olursak da, bu babalar gunu, resmen babalara geldiklerini gormusuzdur. artik olsek de gam yemeyizdir.
90'ların gençlik dizisi. ayıla bayıla izlerdim. kızları da çok güzeldi, oğlanları da, yaşadıkları da. brandon'ı severdim ama soranlara en güzeli kelly derdim.