deepak ram

kitu adlı parçası parçalar.

beni beni bihterini

bir bakıma türk televizyon tarihinin en önemli, adeta en çok beklenmiş repliğidir.

greenpeace

izmir kıbrıs şehitleri caddesi'nde ayrı noktalara yerleşmiş mayın gibi hepsi de aralarından geçersen yaşıyorsun bi de sen yürüken seninle yürüyorlar sorular soruyorlar anlatmaya başlıyorlar greenpeace hakkında maval vermeye anlat da anlat dur.

arkadaşımla gene bir mekanda otururken* masamıza gelip; greenpeace hakkında bilgi almak ister misiniz? deyip ezberinde olan şeyleri sessizlikle dinledik. o konuşmasını bitirdikten sonra arkadaşım ve ben soru-muhabbet şeklinde konuşurken farkettik ki yönelttiğimiz sorulara cevap veremiyor * demem o ki sen bu örgütü savunurken bilgi de edin ki insanların karşısında mahçup olma, belki de kendine göre yeterli bir donanıma sahip, bilmeli ki bizim toplumumuza bunu kabul ettireceksen daha inatçı ve donanımlı olmalısın.

friends

televizyon tarihinin efsane dizisi. sözlüğe yazar olduğum ilk günden beri bu başlığa entry yazmak aklımdaydı fakat o kadar çok söylemek istediğim şey var ki hepsini toparlayabilmek için biraz beklemem gerekti. diziye yaklaşık 1.5 yıl önce başlayıp finallerin, derslerin ve işlerin içinde 1.5 ayda 10 sezonu bitirdim ve bitirir bitirmez başa dönüp tekrar izlemeye başladım. bu dizi o kadar komik, o kadar samimi, o kadar duygusal, o kadar gerçek, o kadar doğal, o kadar sevgi dolu ki bağımlısı oluyorsunuz. ben friends izleyip de sevmeyen, bırakın sevmemeyi tüm sezonları en az 3 kez seyretmemiş birini tanımıyorum. ben her bölümü abartısız 10 kez izledim, youtubedan falan izlediklerimi saymıyorum. rachel'ın güzel kalbi, phoebe'nin mükemmel garipliği, monica'nın anaçlığı, chandler'ın komikliği, joey'nin aptal sevimliliği, ross'un ailesine olan bağlılığı bu karakterleri bu kadar özel ve sanki bizim gerçekten arkadaşımızlarmış gibi yapan. diziyi izledikten sonra kendi arkadaş çevrenize bakarsınız ve hangi arkadaşınızın hangi karaktere benzediğini bulmaya çalışırsınız. eğer bulamazsanız "neden benim phoebe gibi çatlak bir arkadaşım yok" diye hayıflanırsınız. uzun lafın kısası bu diziyi izleyin, izlettirin.

2000lerde salsa dergisinin verdiği posterler

2000lerde deli gibi moda olan, ergen kızların dolaplarını süsleyen posterlerdir. ablamdan biliyorum, sırf poster için o dergiye para verenler vardı. daniel radcliffe ve bilumum harry potter karakterleri, blue, thalia ablamın koleksiyonunu yaptığı posterlerden bir kaçını oluşturur sadece.

terbiyesiz senin kıçını sikerim

terbiyesiz deyip de küfür eden canlı(!) hakareti. koyunlar devamlı domaldığından onlar için normal bir diyalog olmuştur. bu adamı da kimseye yedirtmezler.

baklava

kendini çoğunluğu hetero diye nitelendiren anlı şanlı erkeklerimizin birbirine dayamak için bugün eminönünde çıkardığı izdiham sebebidir. *

sarılmalık sevgili

ege urjav

bu ülkede yaşayan herkesin ayıbıdır intiharı. ege'yi bunu yapmaya zorlayan herkesin başına daha beterleri gelsin. uykuları kaçsın. gün yüzü göremesinler.

sevişme arifesinde dudakta çıkan uçuk

ağzınıza kese kağıdı geçirmiş hissi verecek lanettir. oysa ki adamı o tadına doyulmaz dudaklarınızın öpüştükçe ortaya çıkan arsızlığıyla etkileyecektiniz.

ezberlenen ilk ingilizce şarkı

eurythmics - sweet dreams
o zamanlar en kolayı buydu galiba.

ayı sözlük itiraf

çok yakın arkadaşlarımdan biri öğrencilerimden biri ile beraber. onun sayesinde kim arkamdan ne demiş, kim bana dersten sonra küfretmiş öğreniyorum. hepsini bırakasım var.*

12 mayıs 2016 istanbul sancaktepe patlaması

askeri kışla yakınlarında yaşanan patlama olayı. 5i asker 8 kişinin yaralandığı haber edilmiş. artık ülkede yaşanan patlamalar da gündem oluşturmaz oldu. suriye'den dünyaya göç etmek zorunda kalanlar kendi ülkelerinde de her şeyin böyle başladığını anlatıyorlar ve türkiye'yi kendi ülkelerinin 2 yıl önceki haline benzetiyorlarmış.

http://www.diken.com.tr/sancaktepede-pat...