tek yön

  • /
  • 15
gaylerin ve özellikle ayıların zorunlu seçimi olduğunu adından anlayabileceğiniz mekan. eski köhne ve izbe yerinden sıyrılsa da yine küçük, yine sıkış tepiş ama yine popüler. en önemli özelliği kaliteli olduğu iddiasıyla farklı bir gay çevresi yaratmaya çalışan gaylere inat seçici değildir. böylece herkesin katılabildiği kimliksiz bir gay mekan yaratır.
"güneşi gördüm" filminin minik bir bölümü bu barda çekilmiştir.
ankaradan ıstanbula gitme sebebim.. final şarkısı ıstanbul ıstanbul olalı kibariye söylemişti ilk defa tanıştığım biri ve dans ediyoruz dünya dursun istemiştim o an
bir zamanlar daha bear konsepti olan, şimdilerde ise hande yener eşcinsellerini barındıran gece klübü.
türkiyedeki en büyük eşcinsel eğlence merkezi ve escinsellerin resmi tapınağı.

artııııııııııııı....

üzerinde trafiğin yalnız bir yönde hareket edebildiği kara yolu.
bu gece sabahlayacağım mekan.
arkadaşımın "ölümü gör gidelim" demesiyle gittiğim,hani zorlamasa belki bir 10 yıl daha gitmeyeceğim yerdir.
ilk kez 3 gece önce gittim ne kadan da kalabaktı orası öyle,birdaha gider miyim? bence hayır.anam orası bar değil,club hiç değil,pub zaten değil.bildiğin sex cennetiymiş ya.
engel olunamaz popülerliği ile markalaşmış bir mekan. çok sıcak çok kalabalık çok çok. insanlarda bu yüzden gidiyor. seçeneklerini arttırabilmek için. eski yerlerinden çok daha rahat olsada özellikle cuma ve cumartesi günleri kıyamet kopan bir yer.
ister aktif ol ister pasif,ister sapına kadar gay ol,ister kenarına kadar biseksüel
nerede çalıştığın,nerede oturduğun,ne kadar paranın olduğu,ne kadar popüler olduğunun hiç önemi yok...
nerede eğlenirsen eğlen dönüp dolaşıp finali orada yapıyorsun,öf sıkıldım hadi çıkalım tek yöne gidelim...
yeterki travesti/transeksüel olma,işe yarasın yada yaramasın önünde " o " olsun yeter...
çok çeşitli insanların aynı çatı altında eğlenmesidir tek yön. ( sık sık gidişlerde sıkıp bunaltabiliyor )
10 tane dişi varlık sayısını geçmemesidir tek yön,ünlülerin arada sırada uğramasıdır tek yön...

insanlar sürekli yadırgar,kötüler,gidip eğlenenlere tü kaka der...(özellikle gay ler )
fakat ne hikmetse bir gün kürkçü dükkanına o da gelir,ve bir bakmışsın sana yavşıyor...
intikam soğuk yenen bir yemektir tabi...
bear sikertir sayesinde ilk kez gitmeye cesaret ettiğim mekan. tuttu elimden götürdü sahip çıktı sağolsun. devamında birkaç kez daha arkadaş oldu bana. fiyatlar biraz daha makul olsa dicem ama, başka bir tek yön mü var ki. gittiğimde ben bile eğlenebiliyorum.
" aaa sevgili yapmış kız seninki" dediler birileri...döndüm "azınıza sıçarım sizin" dedim "o benim arkadaşım"...
fiyatları ennn kalite mekana göre bile pahalı,her hangi bir rock barda içip eğlenmek daha ucuzken
buraya verdiğimiz para koyuyor bazen...işletmeye de hak veriyorsun,öylesi bir semtte,bu kadar rahat biçimde barınmak çok zor ve ederi var...
kaç yıldır gider gelirim istanbula ancak bir kere gitmek kısmet oldu. ankarada çıktığımız zamanlarda alışmışız kadın kısmıyla dans etmeye , e garip geldi o kadar adamı bir arada görmek. idrak etmek , alışmak derken , saçma sapan girilen bir kaç diyalog ve yeterince alkol alamamanın verdiği etkiyle soluğu arkadaşlarımınn yanında aldım. tek yöne tek gitmemek gerekliymiş bunu öğrendim mesela... bir dahası gidişimde bu öğüdümü hatırlatcam kendime ..
çok samimi insanlar var orada. her an beline sarılıp, göbeğini memelerini okşayabiliyorlar. bazen abartım poponu pipini bile mıncıkladıkları oluyor. ben yapamıyorum, bana yapanlara da ters ters bakıyorum nerden geliyor bu samimiyet dercesine.
sırf amı var diye kız arkadaşlarımı içeri almamış olan mekan. neymiş efendim 20 hatun kontenjanı varmışmış.. hayatımda duyduğum en zavalı ve anlaşılması güç kontenjanlardan biri.

içeride şuan 20 hatun var, bekleyin çıkan olursa onların yerine sizi alırız diye birşey söylemesin mi kapıdaki elemanlardan biri..! öyle kalakaldık birbirimize bakıp. kız arkadaşlarımız, tıpkı eşcinsellerin kendi seçimi olmayan kimlikleri yüzünden cezalandırılmak istenmeleri gibi, amları olmasının cezasını çekiyordu içeri alınmayarak. sanki içeride, biz girersek balansı bozulacak bir uçak varmış kadar ciddi bir biçimde içeri alınmadı yanımızdaki kızlar. biz de çektik gittik tabi ki. ama asıl korkunç olan şey kapıdaki elemanın ilk söylediği değil, daha sonra söylediği "bu, içerideki gaylerin seçimi. onlara yapılan anket sonucunda böyle bir karar verildi" cümlesi idi..

bizler buradan yine çok net bir şekilde anlıyoruz ve teyit ediyoruz ki; türkiye deki eşcinsellerin ve homofobinin yenilebilmesi için verilen mücadelenin önündeki en büyük engel yine homofobiyi derinliklerinde içselleştirmiş eşcinsellerdir ve maalesef sayıları çok ama çok ama çok fazladır. sözkonusu mekana kız alınmamasının içerideki eşcinsellerin kararı olması, homofobinin temelinde yatan dışlamanın maalesef aynı türünden seksist bir tezahürüdür.

kendi hayatlarına yabancılaşmış gayler değil, hayatlarını olduğu gibi kabullenme olağanlığını gösterebilmiş, kendisi ve yaşamın diğer bütün değişkenleriyle barışık, kendisini evlenmek zorunda hissetmeyen, oturulduğunda seks dışında 2 kelam edilebilecek, kendini en iyi ortaya koyduğu ve en mühim referans noktası seks olmayan birilerinin beklentisine girmek bu kadar mı ütopik bir beklenti artık acaba merak ediyorum?

şayet durum buysa, memleketin gaylerle başı gerçekten belada demektir.. homofobiye ne gerek var ki? bu gidişle gayler kendi kendilerini, kendi homofobileriyle yok edecektir zaten.

bu kategoriye giren gaylere bir mesajım var:

siz henüz becerememiş olsanız da, bir cinsin, başka bir hemcinsiyle birlikte mutlu mesut yaşayabilmesi, eş olabilmesi, tıpkı o çok modellemeye çalıştığınız heteroseksüel hayattaki kadar mümkündür. seks yaparken gay, aile kurarken hetero olanlardansanız, yani gay olmayı sadece seksüel bir zeminde değerlendirebilecek bir beyinciğe sahipseniz orası ayrı tabi. muhtemelen yazının başından bu kısmına gelene kadar, ne için yazıldığını bile çoktan unutmuşsunuzdur zaten.

kısmet..
yazın, ilk kez deneysel amaçlı gittim bu enteresan mekandan yiyişme ve okşamalar sonrası kendimi zor kurtararak çıktım dışarı. içkiler hayvani pahalı olmasa daha güzel bir mekan olabilir haftasonları için.
bütün lubunyaların neredeyse bir kez gittiği ve eğlendiği fakat çok alt seviyelere hitap eden daddy lerin yoğun olarak gençleri izlediği bir mekan
bu gece taksimde koyuyazar ile dolaşırken hadi girsek mi diye bir uğradığımız ancak o kuyruğu gördükten sonra gerisin geri kaçtığımız mekan. iyi bir fikir değil hem yılbaşı hem cumartesi hem de saat bir gibi tek yöne girmeyi düşünmek söyleyeyim*
  • /
  • 15