sevgiliyi başkası ile yakalamak

şayet belimde bir silah varsa başlarım şarkı söylemeye
kurşun adres sormaz ki...
ah canım grup yapalım deyip. ikisini de sike sike sikmek.
hoş durum değil , çeker çıkarsın ne yapılır ki başka ; ayrıca ne gerek var?
açık ilişki yaşanıyorsa sevgilinin o an müsait olmadığı anlaşılır. daha sonra görüşmek üzere randevu alınıp uzaklaşılır.
ne şekilde yakaladığımıza göre değişecek durum... aldatma varsa dengeler yer değiştirir.
ayıcan kişinin yakalama anında gördüğü manzara karşısında düşüp bayılacağı olaydır. *
sadakat denen bir şey var mıdır hakikaten..

insan doğası gereği çok eşlidir bence
değil olay çıkarmak arkaya dönüp bakmak bile gerekmez kendi pisliğiyle orada yalnız bırakmak en iyisidir ( diyeceğim ama diyemiyorum ) suratına tükürüp iki tane de destekli tokat atıp gitmek ve elbiselerini alıp çöpe atıp üstüne işeyip gitmek daha da çok rahatlatır.
seks gerekliliktir arkadaşlar. sevgilisini tatmin edemiyorsa gider tabi. onun da ihtiyacı var. kasma bu kadar. alt tarafı seks, önemli olan senin halen onun için ö... (çekti silahı vurdu)

(bkz: sevgiliyi sıçarken yakalamak)
(bkz: sevgiliyi porno izlerken yakalamak)
(bkz: sevgiliyi baban ile yakalamak)
sizi artık sevmeyen, sizi başkasına tercih eden çoğu zaman bir bitişin körüklediği kaçamak baskını.

baskın basanındır, gerisini yakalanan düşünsün.
çoktan bitmiş belki de hiç başlamamış ilişkidir.
ilk izlenim önemlidir ama herşey demek değildir.
bir insan düşünün; doyumsuz, sınırsız. buldukça daha fazlasını arayan, whatsaptan anlık 200-300 mesaj alan, hornetten takip ettiği 5 bini geçen, bulunduğu şehirde ortamın en bilindik yüzü olan, iki kelimesinden ikisi de yalan, tipi ortalamanın üstünde olan.


bununla uzak mesafe ilişkisi yaşadığınızı düşünün. henüz 20 yaşlarında, hayatınıza ilk defa biri girmiş, çok sevmişsiniz. ortamın hiçbir pisliğini bilmiyorsunuz. ortamdaki herkesi, sevgilim dediğiniz kişi dahil kendiniz gibi sadık sanıyorsunuz. 5 sene böyle geçiyor.

ben yolda birine yan gözle bakar diye ödüm koparken adamın telefonunda başkasıyla pornosunu gördüm. o gece ne hissettiğimi anlatmaya gerek yok.

başlığı görünce öyle aklıma geldi, kendim özel olarak gündeme getirmedim yani. aslında şaşılacak bir durum yokmuş. ortam kaşarı olan birinden beklenebilecek tarzda bir hareket ama işte nerden bileceksin? sen google'larda eşcinsel ne demek diye aratırken; o değirmenler de, paşamlarda, tek yönde geceyi geçiriyordu. çok normal değil mi bilmemek?

ama neye yanarım? tek gecelik ilişki için bile olsa, bu ne olum? başka kaşar mı bulamadım diyeceğim kişiye hiçkimseye vermediğim değeri verdim, bütün geleceğimi onun üzerine hayal etmiştim ona yanarım.
bütün sadık ponçiklerde buraya gelmiş. kimse kendi hayallerini dayatmamış, ilgi arsızlığı yapmamış veya neden diye sormadan yapıştırmış geçmiş. neyse sadık olanlar hakan muhafızın size ihtiyaci var.
hep söylerim, eğer arıyorsan ve daha iyisini bulduğunu düşünüyorsan zaten kalmamalısın. giden de oldu, kalan da, gittiğim de oldu, kaldığım da.
bu işin bir güvencesi yok ama eğer kaldım diye gözüküp, yatakta başkasıyla bana basılıyorsan ebeni s..erim, net.
adam gibi karşısına alıp ayrılamayan karaktersiz ve bencil sevgili parçalarının yaptığı eylemi karşı tarafın yakalamasıdır.
çok da abartmamak lazım ilişkileri. bir takım özgüvensizliklerle bir gün tek başına kalmamak için ilişkimsiler yaşanıyor. bir taraf gerçekten aşk yaşadığını sanıyorken diğer taraf daha iyisini bulana dek güvence olarak tutabiliyor.

öyle biri olduğunda hayatımdan çıkarırken artık acımıyor bende. sırf hoşlandım diye de bile bile hornet müdavimi biriyle ciddi bir şeyler yaşamıyorum. yaşıyorsan da baktın ki gözü dışarıda, sal gitsin. siz odağı kendinize çevirmeye çalışırken uzatmaları yaşıyor ilişkiniz. gitmek isteyene zincirler vursan yine de gider, kalmak isteyene pamuk ipliği yeterlidir.
sevgiliyi neden başkasıyla yalıyorum ki diye düşündüm baya. meğer öyle değilmiş okudukça enteyleri anladım ama zaten genel yargı yakalamışken yalarıma da gelmiş. e allah kabul etsin ne diyim. yatakta yakalamadık hiç; vaay madem biriylesin beni neden çağırdın ki der ona bozulurdum heralde.
çoğu tanıştığım partnerlerimdeki genel sorun. bundan yakınıp çok canlarının yandıklarını belirtip ciddi ilişkilere kalplerini kapatmış kişilerdir. ha bir de artık nasıl bir travma yaşadılarsa ruh hallerinin değişme hızı, ışık hızından daha hızlı bir hale gelmiş ve "ilişki" konusunda beraber karar verme ve uygulamada, birliktelik yerine bireysel kararlar alıp, iletişim halinde oldukları partnerlerini hiçe saymalarının önüne geçebilecek birini henüz tanımadım.