trans erkek onur kayır'ın intihar etmesi
cehaletin, homofobinin ne kadar öldürücü olabileceğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. gencecik bir can gitti. pişkin pişkin, "homofobiğim ben yae." diyen varlıklar kına yaksın.
seni hiç tanımadım ama çok geç olmadan tanımış olsaydım. huzur içinde yat.
death note
gökten inen ve sayısız ölümlere sebebiyet veren bir şey. tanıdık geliyor..
sözlük yazarlarının meslekleri
eleştiriden sonra sürekli damgalanmak
nasreddin hoca ile eşeğin hikayesi gibi: "elin ağzı torba değil ki büzesin." çok da takılmamak lazım.
eksilenmiş, o zaman hikayeyi copy-paste yapayım:
"bir gün nasreddin hoca, torununu eşeğe bindirmiş kendisi arkasından ağır ağır yürüyerek köye gidiyorlarmış. yolda bunları görenler :
- dünya tersine döndü galiba ! baksana hâle ihtiyar adam yerde yürüyor da parmak kadar çocuk eşeğin üzerinde. ne ayıp şey değil mi ? diye söylenmeye başlamışlar.
bu sözleri duyan nasreddin hoca , merkepten torununu indirip kendisi binmiş. biraz gidince bir kaç kisiye daha rastlamışlar. onlar da :
- şu hâle bakın siz ! koskoca adam binmiş eşeğe, parmak kadar çocuk arkasından yetişeyim diye ter döküyor, insanoğlu işte hep kendini düşünür, diye konuşmaya başlamışlar..
bu sözleri duyan hoca :
- oğlum en iyisi gel beraber binelim. bakalım ne diyecekler , demiş.
hoca önde torunu arkada giderken birkaç kisi daha görmüş onları. onlar da :
- şu insanoğlunda merhamet diye birşey kalmadı. baksana eşeğin beli neredeyse yere değecek. yerde yürüseler sanki ölecekler mi ? azıcık allah korkusu olan kimse böyle yapmaz, gibi sözler söyleyerek uzaklaşmışlar.
hoca bu sefer :
- oğlum en iyisi mi, ikimizde yürüyelim, öyle ettik olmadı böyle ettik olmadı. bir de bu şekil deneyelim demiş.
eşek önlerinde, onlar arkada yollarına devam ederlerken , birkaç kisi daha görmüş bunları. onlar da :
- şunların ki de akıl mı yani ? eşek önlerinde bomboş gidiyor da her ikisi de şu sıcakta yerde yürüyorlar. insan , boş eşek olur da binmez mi hic ? demişler.
bu sözleri duyan hoca :
- gördün ya oğul, her kafadan bir ses çıkıyor. ne yapsan begenmiyorlar. en iyisi bildiğinden şaşmayacaksın. elin ağzı torba değil ki, büzesin ! demiş.."
shelter
bir sahil kasabasında yaşayan, dalgalardan hoşlanan (pun intended) iki gencin hikayesi. başyapıt denemez ama izlemeye değer.
---
spoiler ---
öpüşme sahnesinde kapının arkasından görülen "yes, we are open" yazısı ile milk?e selam çakmıştır.
---
spoiler ---
alexander vilenkin
tufts üniversitesinde fizik profesörü ve kozmoloji enstitüsünün başkanıdır. evrenin oluşumu ve genişlemesine dair ilginç teorileri mevcuttur. çoklu balon evren, anti çekim maddesi gibi birçok bilim çevresi tarafından kabul gören tespitleri bunlar arasındadır.
ileri okuma:
http://discovermagazine.com/2013/septemb...
cosmos a space-time odyssey
neil degrasse'in sunumuyla, hiç bir masraftan kaçınılmadan, ortalama bir hollywood filmi derecesinde görsel efekler kullanarak hazırlanmış belgesel. bilime aç insanların king boy steakhouse burger'i.
--- spoiler ---
bir bölümünde aklımda kaldığı kadarıyla şöyle bir şey diyor. "çoğu insan, maymunlarla akraba olma ihtimalini düşünmek bile istemez. sonuçta kimse bizi toplum içinde akrabalarımız kadar utandıramaz." ardından dil çıkarıp meyve fırlatan maymun sahneleri. pauseleyip gülme krizine garkoldum.
--- spoiler ---
game of thrones
--- s05e01 spoiler ---
tyrion'un, verdiği güzel cevaptan sonra kamerayla kesişmesi; daenerys'in yataktan kalkarken ropörtaj veriyor havasında konuşması, diziye reality show tarzı bir hava katmış. iyi de olmuş.
--- s05e01 spoiler ---
kim kardashian
başıma bir şey gelmeyecekse ben bu kadını güzel buluyorum. yüz olarak. vücudun geri kalanı iş birliğine yanaşmıyor.
rocks
sigara pişmanlıksa bu tütün bin pişmanlıktır. adıyaman, hatta viceroy bununla kıyaslandığında bir camel, bir marlboro'ya dönüşür. geçtiğimiz ay yakınlarda golden virginia vb. bulamayınca halt yiyip bunlardan alma gafletinde bulundum. (öncesinde google'a danışsaydım iyiydi)
paketi açtığımda beni tatsız bir sürpriz karşıladı. içindekiler bildiğin kuş yemi şeklinde kuru parçacık. "neyse belki tadı iyidir ehe." diyerek kağıda döküp sarmaya başladım. ilk denememde kağıdı yırtsa da vazgeçmedim, tekrar sardım. yaktıktan sonra ilk nefeste 3. sınıf tütünün ne olduğunu kavradım. dumanından buram buram tezek kokusu geliyordu. 'sigara' yarısına gelmeden kendini kül tablasında buldu. sonra içilemeyeceğini anlayınca geri kalanını da çöpe atmak zorunda kaldım.
diyeceğim o ki, benim gibi paketinin
golden virginia standartında olmasına aldanıp almaya kalkmayın. paranıza ve keyfinize yazık.
sigarayı bırakmak
ne olduğunu çözemediğim rahatsızlıklar silsilesinin sonunda yapmak zorunda kaldığım atraksiyon. günde bir pakete yakın içiyordum. uzunca bir süre boyunca hastane hastane dolaşmama rağmen neyim olduğunu anlayamadım. sonra düşündüm: "zaten bu meret her şeye kötü geliyor, belki bırakmak yaşam kalitemi yükseltir ve bir nebze de olsa iyileşirim." allen carr abimizin kitabı bana pek tesir etmedi. (kitapta yazılanların zaten bilinen şeyler olmasından mütevellit sanırsam). cold turkey tekniğiyle, takviye kullanmadan bıraktım.
ilk gün zordu. "dal sigara mı alsam acep?" sorusu beynimi epey bir oyaladı. sonra vazgeçtim. iki dal sigara alıp günü geçirebilen, hiç sigarasız da geçirebilirdi. markete inip bir paket muratti'nin fiyatına denk gelecek şekilde kuruyemiş ve ice tea ile kendimi ödüllendirdim. eve gidip zeyna izleyerek biraz vakit öldürdüm. geceleri, gündüzden daha da zor. balkona çıkıp keyifle sigara içtiğim flashbackler yaşadım. bu arada gece ciğerleri tertemiz hissettiğimi fark edip buruk bir sevinç duymadım değil. bir tiryaki için sigara içilmeyen gün görülen rüyalar high definition oluyor.
ikinci güne vardığımda önceki günden daha şiddetli bir istek vardı. "eeh! yeter be!" mottosuyla çıktım sokağa. bir dal sigara aldım. müthiş bir baş dönmesi eşliğinde verdiği duygu "bu muydu yani?" oldu. tüm olay dizginlenen arzunun şiirselleşmesiymiş meğersem. (bkz:
arzu engellendikçe talep şiirselleşir) bu ufak kaçamaktan sonra paket yerine güzel ve pahalı bir diş fırçası aldım. an itibarıyla ikinci günün akşamındayım. entry'me burada son verirken cold turkeylere başarılar diler, kritik zamanın üç gün olduğunu hatırlatırım.
ayı sözlük'te bitmek bilmeyen din ve inanç düşmanlığı
dinlerdeki bitmek bilmeyen lgbt düşmanlığıyla ilgili olabilir.
"islam'da eşcinsellik: eşcinsellikten islam'da inancı esas alan yazılı kaynaklarda ve kuran'da bahsedilir. kuran, lut kavmi'nin allah tarafından erkek erkeğe seksin yasaklandığı ancak bu yasağa uymadıkları için cezalandırıldıklarından bahsedilir. yine kur'an'da erkeklerin cinsel ilişkiye girmesi yasaklanmış ve bu eylem aşağılatıcı hareket olarak sınıflandırılmıştır. islamda eşcinsellik ve eşcinsel ilişkiler bid'at olarak kabul edilmiştir. günümüzde islam konferansı örgütü'ne üye 23 ülkede eşcinsellik; idam cezası, hapis veya yer yer ömür boyu hapis cezası, para ve kırbaç cezası veya sopa cezası ile cezalandırılmaktadır."
akp'nin diğer partilerden farkı
dini duyguları en iyi şekilde kullanıp diğer partileri ötekileştirmesi, düşman yaratması. savcının ölümünden sonra, figuranlarını chp?nin üzerine salması meselâ. lider ve külhanbeyini birbirine karıştırıp "adamın sesi çıkıyor yea." diyen kitlenin de başarıdaki payı büyük. siyasetten silinebilmelerinin tek yolu okur-yazar nufusun artmasıdır.
keşkek
başlığını görmemle beni pavlov?un köpeğine döndüren muhteşem yemek. nazilli?de yapılanı bir başkadır.
gzone
varlığından aylar sonra haberdar olduğum muazzam e-dergi. heteroseksist medyadan bunalan şahsım için taze bir nefes olmuştur. yedi sayı üst üste okumanın verdiği zevk de bir başka.
* ünlülerden gelen destek umut vaadediyor. kendine eşcinsel ünlülerin de desteklerini bekliyoruz.
android ve ios uygulaması marketten indirilebilir.
homofobik insanların çoğu gizli eşcinseldir
bilimsel olarak da kanıtlanmış bir önerme. w. w. hudson & w. a. ricketts, 1980 deneyi bunu göstermektedir.
eşcinsellerde görülen kişilik bozuklukları
düzcinsel insanlarda bulunanlara aynıdır. ancak eşcinsel birey, erken dönemlerde yaşadığı yalnızlıktan ötürü çabuk olgunlaşır. dolayısıyla kişilik bozukluklarına lgbt bakımından daha az rastlanır.
dungeons and dragons
frp adı verilen masaüstü rol yapma oyunlarının vazgeçilmez
realm i. karmaşık kurallarıyla saç baş yoldurur. (300 küsur sayfalık el kitabı var) alıştıktan sonra tadından yenmez. bir çok kült rpg bu sistemi kullanır. şahsi kanaatimce bunu en iyi kotaran oyun,
neverwinter nights 2 olmuştur.
en son dördüncü sürümü çıkmıştır.
realm